Merdivenlerden inerken adımlarına dikkat et.Watch your step in going down the stairs.
Bir bando cadde boyunca uygun adımlarla yürüyüş yapıyor.A brass band is marching along the street.
Adımları duyar duymaz onun kim olduğunu biliyordum.The moment I heard the footsteps, I knew who it was.
O, büyük bir aceleyle yol boyunca uzun adımlarla yürüdü.He strode along the road in a great hurry.
Ona yetişmek için adımlarımı hızlandırdım.I quickened my steps to catch up with her.
Hava karanlık, bu yüzden adımlarına dikkat et.It's dark, so watch your step.
Tom adımlarını yeniden izledi.Tom retraced his steps.
Hol kaygan, bu yüzden adımlarına dikkat et.The hallway is slippery, so watch your step.
Her yürüyüş ayrı adımlardan oluşmaktadır.Every march is composed of separate steps.
Adımlarını tekrar izle, belki anahtarlarını bulursun.Retrace your steps and maybe you'll find your keys.
Karanlık olmaya başladığında, ben adımlarımı hızlandırdım.When it started to get dark, I quickened my pace.
Yeni yıl uzun adımlarla geliyor.The new year is coming with long strides.
Tom ve Mary'nin küçük kızı ilk deneme adımlarını atmaya başlıyor.Tom and Mary's little girl is starting to take her first tentative steps.
Ben senin adımlarını duyuyorum ve senin eve dönüyor olduğunu biliyorum.I hear your steps and I know you are returning home.
Bunlar, birer devrim niteliği taşıyan adımlardır.These are steps of a revolutionary nature.
Karşılıklı adımlar atmak gerekmektedir.Mutual steps have to be taken.
Tom yaklaşan adımları duyabiliyordu.Tom could hear steps approaching.
Adımlara dikkat edin.Watch out for the steps.
Senin için adımları yazayım.Let me write down the steps for you.
Sonraki adımlar nelerdir?What are the next steps?
Daha sonraki adımlar nelerdir?What are the next steps?
Bebek ilk adımlarını attığında ben evde değildim.I wasn't at home when the baby took its first steps.
Adımlar basittir.The steps are simple.
Küçük adımlar atın.Take small steps.
Hangi adımları atmamız gerekir.What steps should we take?
Küçük adımlar atalım.Let's take small steps.
Hayatın basitleştirilmesi iç barış adımlarından biridir.The simplification of life is one of the steps to inner peace.
Hangi adımları atıyorsunuz?What actions are you taking?
İngilizce yavaşça ama emin adımlarla Avrupa'da önemini yitiriyor.Slowly but surely English is losing importance in Europe.
Sami erkek kardeşinin adımlarını izledi.Sami followed in his brother's footsteps.
Sami, babasının tıp okulundaki adımlarını takip etmeyi düşündü.Sami thought about following in Dad's footsteps at medical school.
Başını öne eğmiş, ağır adımlarla yürüyordu.He was walking slowly with his head down.
İlk adımlar daima en zor olanlarıdır.The first steps are always the hardest.
İlk adımlar her zaman en zorudur.The first steps are always the hardest.
Adımlarımı hızlandırdım.I started to walk faster.
Arkamdan ayak sesleri geldiğini duyunca adımlarımı hızlandırdım.I started to walk faster when I heard footsteps behind me.
İmzalayan kişi bu adımları her imza için tekrarlar.The signer repeats these steps for every signature.
Bu iki yolak ilk birkaç adımlarında benzerdirler.The two pathways are similar in their first several steps.
2013 yılında, Merkez Bankası olan Çek Ulusal Bankası, tartışmalı parasal adımlar attı.In 2013, Czech National Bank, central bank, implemented controversial monetary step.
Finansal analiz firmalar için bugünlerde en önemli adımlarından bir tanesidir.Financial analysis is one of the most important steps to companies today.
Bu adımlar imzalayan kişi tarafından bir kez yapılır.These steps are performed once by the signer.
Belçika federalizasyonu yolundaki ilk adımları (1970 anayasa reformu) denetledi.He oversaw the first steps towards the federalization of Belgium (constitutional reform of 1970).
Roma’nın gücünün kırılması küçük küçük adımlarla sürdü.The breaking of the power of Rome proceeded little by little.
9. ve 10. adımları bir kez tekrarlayın.Repeat steps 9 and 10 once.
Suyu ve çayı önceki adımlarda kimin içtiğini zaten ortaya çıkardık.The boat arrived in which we had (earlier) been drinking.
"İnsanları tatmin edebilecek adımlar atmalısınız."You should take steps that could satisfy the people."
3. ve 4. adımları üç veya dört kez tekrarlayın.Repeat steps 3 and 4 three times.
Bu uzun adımları onlara sürat kazandıran bir etkendir.It will be a long hard haul for them.
Bu kurallar, çağdaş pasaportların şekillendirilmesine yönelik adımlardı.Those guidelines were steps in the shaping of contemporary passports.
Bu adımlardan sonra tabağın taze suyla yıkanması gerekir.After these steps the plate needed rinsing in fresh water.
Verileri anahtarın parçalarıyla birleştiren adımlardan oluşur.It consists of steps that combine the data with portions of the key.
Naipliğin ilk adımları, I. Simeon'un saldırısını savuşturmaya çalışmak olmuştur.The first steps of the regency were to attempt to divert Simeon I's attack.
Ağır ve vakarlı adımlarla Hüsrev Paşa’ya yaklaştı, selam verdi.He then approached Dettingen, Blindheim (Blenheim) and Höchstädt.
Germain'in Gauss'a gönderdiği mektup onun ispat yönünde önemli adımlar attığını içeriyordu.Germain's letter to Gauss contained her substantial progress toward a proof.
Yavaş ve düzenli adımlarla, boyunları yukarı doğru uzanmış olarak yürürler.She will surely and slowly go to pieces.
Erdoğan mektubu olumlu karşılayıp, PKK'nın çekilmesiyle daha somut adımların atılacağını duyurdu.Erdoğan welcomed the letter stating that concrete steps will follow PKK's withdrawal.
Daha doğrusu ilk adımlarını atmaya çalışıyor.It then starts to take its first steps.
Hükümeti düzeltmek için yeni adımlar attı ve daha çok Goraneye yeni hükümetinde yer verdi.Steps were taken to reform the government, and more Gorane were included in his new government.
Büyük adımlar atarak ağır ağır hareket eder.We make big steps.
Çoğu protein için bu değişimler, protein biyosentezinin son adımlarındandır.Most of these modifications happen in the latter half of the protein.