Roma’nın gücünün kırılması küçük küçük adımlarla sürdü.تضاءلت قوة روما شيئًا فشيئًا.
Bu benim adım.هذا اسمي».
Benim adım ...كما الاسم ..
"Hep bir adım önde".هو مجرد خطوة إلى الأمام."
Bu önemli adımla birlikte 22 Ocak 2010'da cihazların devreye sokulması kararlaştırıldı.وبعد هذه الخطوة المحورية، بدأ تشغيل الآلات في 22 يناير 2010.
Eski kararları analiz etmek ve değerlendirmek karar vermeyi tamamlayan adımlardır.يعد تقييم وتحليل القرارات السابقة مكملا لعملية اتخاذ القرار.
2011'de sona eren dizi ile oyunculuğa tam anlamıyla adım atmış oldu.لكن تم الإعلان لاحقاً أنه سيكون هناك جزء كبير قادم من اللعبة في 2011.
Hegel'e göre Bilim Mantığı üç adımdan oluşur.يري ثاغارد أن ترسيم العلم يتطلب ثلاث بؤر متميزة.
Tarihçi Dio'ya göre, Caracalla zaten Macrinus'a bağlı görevlilerin tekrar atanması yolunda adım atmıştı.وفقا لديو، فقد اتخذ كاراكالا بالفعل خطوة نحو إعادة تعيين أعضاء مجلس ماكرينوس.
Adımızı bilmediğimiz tek bölüm; çünkü tanktayız.أنا لا أدرك الجزئي إلا لكونه جزءاً من كلي.
Adım El Tugun, Tutuk'um.سميت باسم توليدو، أوهايو.
Bu işlem üç adımdan oluşur.وهي عملية من ثلاث مراحل.
Daha sonra dizinin ismi Uygun Adım Aşk olarak değişmiştir.ومع تقادم الزمن تحول اسمها إلى حب نمرة.
“Bana sembolik bir artış yapın, bir adım atın yeter” dedim.قالت لي:” تعال ، دعنا نقطف المزيد” .
Adım 3: Diskriminant değerini hesapla.الوجه الثالث: حرف شرط غير جازم.
Biz ölene kadar birlikte olacağız, buna adım gibi eminim!"فماذا بعد الموت ورحيلنا عن هذه الدنيا، وكيف نعمل على عدم دخول النار، وكيف نعمل على دخول الجنة.
Jeongak, çok yavaş adımda üç saniye süresinde tek vuruş ile çalınır.يختبئ نيامكو وراء الشيء المسروق فقط لثلاث ثواني.
Winga atqa ... : Adım ...نداءُ الأرض يدعوني..
Genç yaşta opyunculuğa adım atmıştır.هذا يجنبنا التزاحم في العمر الكبير.
Kuşkusuz bu adımı hep birlikte büyüteceğiz.وكثيراً ما يختصر اسم هذه المجموعة إلى Me.
1973 yılında Cumhuriyet gazetesinde gazetecilik mesleğine adım attı.وفى عام 1973 تدخلت كصحفية في جريدة الجمهورية .
II. Dünya Savaşı, hava taşıtlarının gelişimi ve üretimlerinde çok büyük adımlara sahne oldu.شهدت الحرب العالمية الثانية طفرة كبيرة في تصميم وإنتاج الطائرات.
Tabutun omuzlarda, hızlı adımlarla taşınması gerekir.اعتمد في تنقلاته على التحرك على قدميه لمسافات أميالا طويلة.
Adım ...'dır. ^ a b "Aruba".اسمه الشخصي هو: إي وون (이원 | 李源).
'80. Adım', 1996.(Naam) عام 1986.
Geri Çekil albümü bu yolculukta atılmış ilk adımdı.فكانت "أوت أف سايت" (Out of sight) الخطوة الأولى في هذا المسار.
Asıl olan ilk adımdı, gerisi nasıl olsa kendiliğinden gelirdi.وما أن تتخذ تلك الخطوة دَع كل شيء يجري بشكل طبيعى وسيأتي ما تبقى من تلقاء نفسه.
Benim adım Jack.اسمي جاك.
Adım Shu.اسمي شو.
Ne olursa olsun adımı söyleme.أيّاً كان فلا تقل اسمي.
Bu, İtalyanların Aralık 1911'de Tobruk'ta ilerlemelerini engellemek için önemli bir adımdı.Este foi um passo importante para impedir o avanço italiano em Tobruque, em Dezembro de 1911.
386 bu adımları ayrı ayrı yapmayı gerektirir.Os 386 tem a necessidade de executar cada etapa separada.
Bu onun yetkisini aşmıştı ama bu cesur adımı ile bunu başarmıştır.Isto excedia sua autoridade, mas ele teve sucesso com este passo corajoso.
Benim adım ...Seu nome...
Don't Starve, Klei'nin hayatta kalma türündeki oyunlara ilk adımıdır.Don't Starve foi o primeiro jogo da Klei do gênero sobrevivência.
Gilbert Adaları bu zincirdeki ilk adımdı.Tomar as Ilhas Gilbert era o primeiro passo desta campanha.
2005 yapımı Hırsız Var! adlı film ile sinemaya adım attı.Fez a sua estreia cinematográfica em 2005, com o filme Hırsız Var!.
Ames yetişkin film sektörüne Kasım 2013'te adımını attı.Ames entrou na indústria de filmes adultos em novembro de 2013.
1888 yılından itibaren birkaç vilayet, sayılarını 75’e indirmek için birkaç adımda birleşmişlerdir.Em 1888, várias prefeituras foram fundidas em várias etapas para reduzir o seu número para 75.
2. adım tekrar edilir.Repita o passo 2.
Ayrıca, Ørsted'in keşfi birleştirilmiş bir enerji kavramına doğru büyük bir adım oldu.As descobertas de Ørsted representaram também um grande passo em direcção a um conceito de energia unificado.
Naipliğin ilk adımları, I. Simeon'un saldırısını savuşturmaya çalışmak olmuştur.Os primeiros paços da regência foram tentar evitar o ataque de Simeão.
Tek-kristal X-ışını kristalografisinin üç temel adımı vardır.A técnica de um único cristal de cristalografia de raios-X tem três passos básicos.
Winga atqa ... : Adım ...Anugaden ... = Meu nome é ...
Böylelikle ilk adım atılmıştır.O primeiro passo estava dado.
“Bana sembolik bir artış yapın, bir adım atın yeter” dedim."Levante a mão se tiver alguma pergunta a fazer."
Ayrıca adım adım deliliğe yaklaşmaktadır.Era a senha para a loucura.
45 yaşında, çocukluk hayali olan yazarlığa adım attı.Até os 45 anos era uma dona-de-casa que sonhava em viajar.
Birinci ve çoğunlukla en güç adım incelenecek materyalin yeterli bir kristalini elde etmektir.O primeiro e, muitas vezes mais difícil passo é obter um cristal adequado do material em estudo.
Hatta, onları hep bir adım daha öteye taşıdı.Infelizmente, ela sempre acaba dando pistas demais.
Aile serveti sayesinde kamu hizmetine adanmış bir hayatın ilk adımı bu oldu.Este foi o seu primeiro passo numa vida de serviço público que a fortuna da sua família facilitou.
Enzim sonra tepkimenin kimyasal adımını katalizler ve ürünü salar.A enzima catalisa então o passo químico da reacção e liberta o produto.
Ve böylece oyunculuğa adım attı.Ele consegue tomar a praça.
Bir sonraki adımı ise bir ambulans sisteminin kurulması oldu.O segundo projeto foi para a compra de uma ambulância.
Mart 2002'de atv'de ekrana gelmeye başlayan g.a.g. adlı programla televizyona adım attı.Em março de 2002 fez a sua estreia televisiva no programa g.a.g. da ATV.
Gösteri dünyasına 4 yaşındayken Festilindo adındaki televizyon programı ile adım atmıştır.Começou aos 4 anos com o programa Festilindo.
Daha sonra Henry profesyonel olarak Monaco'yla sözleşme imzaladı ve sahalara ilk kez 1994'te adım attı.Subsequentemente, Henry assinou um contrato profissional com o Mónaco, e sua estreia ocorreu em 1995.
Göztepe'nin neredeyse 50 yıllık stat hasretine son veren bir adım atılmış oldu.Era o fim de um estádio mítico com quase 50 anos de funcionamento.
Bu konuda kilit bir adım, İngiliz biyolog ve istatistikçi Ronald Fisher'in çalışmasıydı.Um passo decisivo foi o trabalho do biólogo e estatístico britânico R.A. Fisher.
Bu adım kombinasyonlarına şık vücut ve el hareketleri de eşlik edebilir.Também é possível esquiar com o corpo (costas) e mãos.