Bi' dakka. Bu adil değil!Vent, det ikke fair!
Bi' dakka. Bu adil değil!Warte, das ist nicht FAIR!
Bi' dakka. Bu adil değil!Περίμενε αυτό δεν είναι δίκαιο!
Bi' dakka. Bu adil değil!Чакай, това не е честно!
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.Anda tahu, kritik adalah wajar, hal itu tidak mudah.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.De kritiek is terecht, het is niet eenvoudig.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.Diese Kritik ist berechtigt. Es ist nicht leicht.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.아시다시피, 그 비판은 타당합니다. 원조는 쉽지 않습니다.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.Sapete, la critica è giusta; non è facile.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.Ştiţi, critica e corectă; nu e uşor.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.Ta krytyka jest całkiem na miejscu: to nie jest proste.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.Tudják, a kritika jogos; a dolog nem könnyű.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.Veste, kritike so poštene, ni enostavno.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.Víte, ta kritika není fér; ono to není jednoduché.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.Vous savez, la critique est juste; ce n'est pas facile.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.Ya saben, la crítica es bastante; no es fácil.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.Ξέρετε η κριτική είναι δίκαιο πράγμα, δεν είναι εύκολο.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.Видите ли, критика справедлива — это непросто.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.Знаете ли, критиката е честна, не е лесно.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.אתם יודעים, הביקורת לגיטימית; זה לא קל.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.تعلمون، النقد كان عادلا; لأن الأمر ليس سهلا.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.簡単ではないのですから 井戸を掘るプロジェクトの半分は
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.(118:75) Знаю, Господи, что суды Твои праведны и по справедливости Ты наказал меня.
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.Aku tahu bahwa keputusan-Mu adil ya TUHAN, Engkau telah menghukum aku karena kesetiaan-Mu
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.Bem sei eu, ó Senhor, que os teus juízos são retos, e que em tua fidelidade me afligiste.
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.Conozco, oh Jehovah, que tus juicios son justos, y que conforme a tu fidelidad me has afligido
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.HERE, ik weet dat Uw oordeel een rechtvaardig oordeel is. Dat U mij trouw bleef in al mijn ellende.
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.Herra, minä tiedän, että sinun tuomiosi ovat vanhurskaat, ja uskollisuudessasi sinä olet minut nöyryyttänyt.
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.HERRE, jag vet att dina domar äro rättfärdiga, och att du har tuktat mig i trofasthet.
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.HERRE, jeg ved, at dine Bud er retfærdige, i Trofasthed har du ydmyget mig.
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.HERR, ich weiß, daß deine Gerichte recht sind; du hast mich treulich gedemütigt.
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.Jeg vet, Herre, at dine dommer er rettferdighet, og i trofasthet har du ydmyket mig.
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.Je sais, ô Éternel! que tes jugements sont justes; C`est par fidélité que tu m`as humilié.
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.여호와여 내가 알거니와 주의 판단은 의로우시고 주께서 나를 괴롭게 하심은 성실하심으로 말미암음이니이다
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.Seznávámť, Hospodine, že jsou spravedliví soudové tvoji, a že jsi mne hodně potrestal.
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.Signore, so che giusti sono i tuoi giudizi e con ragione mi hai umiliato
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.Spoznavam, GOSPOD, da so pravične sodbe tvoje in da si me v zvestobi ponižal.
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.Ştiu, Doamne, că judecăţile Tale sînt drepte: din credincioşie m'ai smerit.
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.Tudom Uram, hogy a te ítéleteid igazak, és igazságosan aláztál meg engem.
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.Viem, Hospodine, že tvoje súdy sú spravedlivé, a že to bola vernosť, keď si ma ponížil.
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.Znam, Panie! iż są sprawiedliwe sądy twoje, a iżeś mię słusznie utrapił.
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.Γνωριζω, Κυριε, οτι αι κρισεις σου ειναι δικαιοσυνη, και οτι πιστως με εταλαιπωρησας.
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.Зная, Господи, че Твоите съдби са праведни, И по справедливост си ме наказал.
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.ידעתי יהוה כי צדק משפטיך ואמונה עניתני׃
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.قد علمت يا رب ان احكامك عدل وبالحق اذللتني.
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.耶 和 華 阿 、 我 知 道 你 的 判 語 是 公 義 的 . 你 使 我 受 苦 、 是 以 誠 實 待 我
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.耶和華 阿 、 我 知道 你 的 判語 是 公義 的 . 你 使我 受苦 、 是 以 誠實 待 我
Bir adam tesisatçı, diğeri de elektrikçi olunca bence beyinlerini adil olmayan bir şekilde kullanıyoruz.Cuando uno es fontanero, otro es electricista...
Bir adam tesisatçı, diğeri de elektrikçi olunca bence beyinlerini adil olmayan bir şekilde kullanıyoruz.Menschen arbeiten als Klempner oder Elektriker.
Bir adam tesisatçı, diğeri de elektrikçi olunca bence beyinlerini adil olmayan bir şekilde kullanıyoruz.Quando um é encanador, outra é eletricista
Bir firma ödemek zorundadır çıkarları nedeniyle dikkate alarak, müşteriler ve onlara adil davranın.Μια εταιρεία πρέπει να πληρώσει δεόντως υπόψη τα συμφέροντα των το τους πελάτες, και τη θεραπεία τους αρκετά.
Birinci bozuk paramız adil bir para ve çıkacak olan sonuca X1 diyelim.Az első érménk szabályos, a feldobás eredményét pedig X1-el jelöljük.
Birinci bozuk paramız adil bir para ve çıkacak olan sonuca X1 diyelim.La nostra prima moneta è una moneta non truccata, e ne denoteremo il risultato con X1.
Birinci bozuk paramız adil bir para ve çıkacak olan sonuca X1 diyelim.Nasza pierwsza moneta jest sprawiedliwa, a wynik rzutu oznaczymy jako X1.
Birinci bozuk paramız adil bir para ve çıkacak olan sonuca X1 diyelim.Notre première pièce est équilibrée, et nous allons noter le résultat par X1
Birinci bozuk paramız adil bir para ve çıkacak olan sonuca X1 diyelim.Prvá minca je poctivá a výsledok hodu nazveme X1.
Birinci bozuk paramız adil bir para ve çıkacak olan sonuca X1 diyelim.Unsere erste Münze ist eine redliche Münze und wir werden das Ergebnis mit X1 kennzeichnen.
Birinci bozuk paramız adil bir para ve çıkacak olan sonuca X1 diyelim.Vores første mønt er en retfærdig mønt, og den kalder vi for X1.
Birinci bozuk paramız adil bir para ve çıkacak olan sonuca X1 diyelim.X1が表になる確率は1/2です
Birinci bozuk paramız adil bir para ve çıkacak olan sonuca X1 diyelim.Наша первая монета - симметричная, и мы обозначим результат ее подбрасывания как X1.