Yavaşça adını tekrarladı.He repeated his name slowly.
O kendi adını bile yazamaz.He cannot so much as write his own name.
O adını güçlükle yazabiliyor.He can scarcely write his name.
O kendi adına hareket etmektedir.He is acting on his own behalf.
O kendi adını yazamıyor.He cannot write his own name.
Ona amcasının anısına Jim adı konuldu.He is named Jim after his uncle.
O, oğluna James adını verdi.He named his son James.
O, düşüncelere dalmışken, adının çağrıldığını duydu.While he was lost in thought, he heard his name called.
O, adı gibi griydi.He was gray, like his name.
Kazananın adını bağırarak söyledi.He called out the name of the winner.
Takımlarının adı NWO.Their team's name is NWO.
Onların erkek çocuğunun adı John.Their son's name is John.
Onların çocuklarına Edward adı verildi.Their boy was named Edward.
Uzay gemisine "Discovery" adını koydular.They named the spaceship "Discovery."
Köpeğe Shiro adını koydular.They named the dog Shiro.
Gemiye Mayflower adını verdiler.They named the ship the Mayflower.
Köye New Amsterdam adını verdiler.They called the village New Amsterdam.
Onlar çocuklarına Thomas adını verdiler.They named their child Thomas.
Onlar bana adımın ne olduğunu, nereli olduğumu ve neden geldiğimi sordu.They asked me what my name was, where I came from, and why I had come.
Onlar benim adımı bilmiyorlar.They don't know my name.
Onlar köpeklerine Lucky adını verdiler.They named their dog Lucky.
Amcasının anısına bebeğe Graham adını koydular.They named the baby Graham after their uncle.
Onlar bebeğe Jane adını verdiler.They named their baby Jane.
Onlar bebeklerine Jane adını verdiler.They named their baby Jane.
Onlar oğullarına John adını verdiler.They named their son John.
Onlar onun adını listeye girdiler.They entered his name on the list.
Onlar kızlarına Helen adını verdiler.They named their daughter Helen.
Onun Mary adında bir kızı var.She has a daughter whose name is Mary.
Onun adına toplantıya katıldım.I attended the meeting on her behalf.
Onun adına toplantıya kim katılacak?Who will attend the meeting on her behalf?
Ona yetişmek için adımlarımı hızlandırdım.I quickened my steps to catch up with her.
Onun adı Lucifera.Her name is Lucifera.
Ben ona adıyla biliyorum.I know her by name.
Onun adı yanlış hecelendi.Her name was spelled wrong.
Onun adı herkes tarafından bilinir.Her name is known to everyone.
Onun adını bilmek istiyorum.I would like to know her name.
Adını mürekkeple yazması istenildi.She was asked to write her name in ink.
O, Amy adına gider.She goes by the name of Amy.
Elizabeth'e halasının adı verildi.She was named Elizabeth after her aunt.
Ona Mary adı konuldu.She was baptized Mary.
O evsizler adına konuştu.She spoke for the homeless.
O bir şarkı söyledi, ki onun adını bilmiyordum.She sang a song, the title of which I did not know.
O bana geldi ve adımı sordu.She came up to me and asked my name.
Adımı unutmuş gibi görünüyordu.She appeared to have forgotten my name.
O, kalabalıkta adının çağrıldığını duydu.She heard her name called out in the crowd.
Ona büyükannesinin adı verildi.She was named after her grandmother.
Adının baş harflerini beyaz bir mendilin üzerine işledi.She embroidered her initials on a white handkerchief.
O gittikten sonra, o bana onun adını söyledi.She told me his name after he had left.
Ona adını ve telefon numarasını verdi.She gave him her name and telephone number.
O, onun adına konuştu.She spoke up for him.
Tokalaşmak için öne doğru adım attı.She stepped forward to shake his hand.
Kitabında benim adımdan bahsetti.She mentioned my name in her book.
O adını Ann olarak değiştirdi.She changed her name to Ann.
O, bana adını vermedi.She didn't give me her name.
O istenildiği gibi adı ve adresi yazdı.She wrote down the name and address as requested.
Babam bana teyzesinin adını verdi.Father named me after his aunt.
Babam bana Kazunari adını verdi.Father named me Kazunari.
Başkan yardımcısı törene başkan adına katıldı.The vice-president attended the ceremony on behalf of the president.
Avukat müvekkili adına ikna edici bir şekilde konuştu.The lawyer spoke convincingly on behalf of his client.
Sigorta şirketinin adı nedir?What's the name of your insurance company?