ace ile cümle
ace kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Acele edin arkadaşlar, geç kalacaksınız.Hurry up, guys, you're going to be late.
Acele edin arkadaşlar.Hurry up, guys.
Biz hepimiz öleceğiz, bazılarımız çabucak, diğerleri acele etmeyecek.We will all die, some quickly, others will take their time.
Biz acele edeceğiz.We'll hurry.
Acele etmeye çalış.Try and hurry up.
Acele etmeli ve duş almalıyım.I should hurry and take a shower.
Tom'un acelesi nedir?What's Tom's hurry?
Niçin oyalanıyorsun? Acele et ve git.What are you lingering for? Hurry up and go.
Acele etmene rağmen, sen hazır değilsin.Although you rushed, you're not ready.
Aceleyle çıktılar.They hurried away.
Aceleyle gittiler.They hurried off.
Acele ettiler.They hurried on.
Aceleyle dışarı çıktılar.They hurried out.
Aceleci olmayın.Don't be hasty.
Ben bir acemiyim.I'm a beginner.
Sadece acele et.Just hurry up.
Şimdi acele et.Now get moving.
Şimdi lütfen acele et.Now please hurry.
Tom acele edecek.Tom will hurry.
Acele et, geç oldu.Hurry up, it's late.
İyi bir iş yapmak istiyorsanız acele etmeyin.If you want to do a good job, don't rush through it.
Lütfen acele et. Zaten geç kaldıkPlease hurry. We're late already.
O bir New York şirketinin sigorta acentesidir.He is an insurance agent for a New York company.
Acele et yoksa treni kaçıracağız!Hurry up or we'll miss the train!
Acele etmemiz gerekiyor, yoksa dükkan kapanacak.We must hurry or else the shop will be closed.
Bu kadar aceleci olmayın.Don't be so hasty.
Bu acemi şansıydı.It was beginner's luck.
Acele etmeden alınan kararlarım vardı.I had second thoughts.
Acele etmek zorundayım. Programın gerisinde kalıyorum.I have to hurry. I'm falling behind schedule.
Planın hakkında acele etmeden kararlar alıyorum.I've been having second thoughts about your plan.
Umarım acelen yoktur.I hope you're not in any hurry.
Ben Fransızcada bir acemiyim.I'm a beginner in French.
Acele et! Tren burada kısa bir süre için durur.Hurry up, the train stops here for a short while.
Acele et, tren sadece kısa bir süre için burada durur.Hurry up, the train only stops here for a short while.
Bira aceleyle terk ettim.I left in kind of a hurry.
Maria sonuçları unutarak her zaman aceleci kararlar veriyor.Maria is always making hasty decisions, forgetting about the consequences.
Acele et, lütfen.Hurry up, please.
Şimdi acele etme, lütfen.Now don't be hasty, please.
Lütfen acele et. Bütün geceye sahip değilim.Please hurry. I don't have all night.
Tom aceleyle ofisinden ayrıldı.Tom left his office in a hurry.
Tom aceleyle evden ayrıldı.Tom left home in a hurry.
Tom aceleyle odadan ayrıldı.Tom left the room in a hurry.
Acele etmeyin dedim.I said take your time.
Acele etmek zorunda olmadığımızı söyledim.I said we don't have to hurry.
Acele etmemizi öneririm.I suggest we get moving.
Tom ve Mary birlikte merdivenlerden aceleyle yukarı çıktı.Tom and Mary hurried up the steps together.
Son treni yakalamak için acele etmek zorundasın.You have to hurry up so you'd catch the last train.
Fazla vaktim yok. Acele eder misiniz?I don't have much time. Would you please hurry up?
Otelimize dönmek için acele edelim.Let's hurry back to our hotel.
Acele etmek gereksiz.There is no rush.
Ben onu acele yaptım.I did it in a hurry.
Acele etme zamanı!It's time to get moving!
Acele etmezsem otobüsümü kaçıracağım.I'm going to miss my bus if I don't hurry.
Acelen var, değil mi?You're in a hurry, aren't you?
Tom aceleyle koridorun altına gitti.Tom rushed down the corridor.
Tom emlak acentesiydi.Tom was a real estate agent.
Tom aceleyle odadan dışarı fırladı.Tom dashed out of the room.
Aceleniz olduğunu varsayıyorum.I assume you're in a hurry.
Acelen var gibi görünüyorsun.You seem to be in a hurry.
Biraz acelem var.I'm sort of in a hurry.