Ana içeriğe geç
Sözlük

ace ile cümle

ace kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Onlar sahneden ayrilmakta iken, aceleyle Jaquino ile Marzelline gelirler ve Rocco'ya kacmasini soylerler.彼らが出かける準備が整った頃、ヤキーノとマルツェリーネが駆け込み、ロッコに急いで来てほしいと言う。
PTT acenteside yoktur.ABSは未装備。
Ace'i sevmektedir.テスを愛する。
2006 yılında Acemi Cadı dizisinde 46. bölümde konuk oyuncu olarak yer aldı.2006年に劇団四季研究所へ46期生として入所しミュージカル俳優に転向した。
Çulha, şöhreti Acemi Cadı dizisiyle yakalamıştır.新米魔女には担当のベテラン魔女がつく。
"Uluslararası Özel Turnuva Şampiyonu Aces High!". sihirdarvadisi.com.「全国高等学校クイズ選手権」、「クイズ!
Tom'un acelesi vardı bu yüzden yatağını yapılmamış olarak bıraktı.トムは急いでいたので、ベッドメイキングをしなかった。
Tom'un acelesi vardı bu yüzden yatağını yapılmamış olarak bıraktı.トムは急いでいたので、ベッドを直さず、放置した。
Acele etmezsek trene binemeyeceğiz急がないと電車に乗れなくなる
Onlar için (azab hususunda) acele etme.因緣別離虛妄名滅。
Haydi acele edip onlara güzel bir sürpriz yapalım!"於我法中,宜勤受學,共相熾然,共相娛樂。
Pilot ACE Mayıs 1955'te kapatıldı ve bugün halen sergilendiği Londra Bilim Müzesi'ne bağışlandı.1955年5月,该机器退役,被送到伦敦科学博物馆,并保存至今。
Ancak aceleci Flaminius ile tartışmak olanaksızdı.然而,這卻證明了不能輕易的與弗拉米尼爭論。
Tapınak hemen içinde bulunan gayet acele eden tapınan insanlardan boşalmaya başlar.聲請被拒絕的人,必須盡快被遣返至原居地。
Kim iki gün içinde acele edip dönerse, ona günah yoktur.並非二日,而是一「日」〔rì〕一「曰」〔yuē〕。
(Jetzt, Alter, jetzt hat eş Eile!- "İhtiyar adam, şimdi acele etmeliyiz").” 李冶,《敬斋古今黈》:“然束心太急。
Acemoğulları çoğalarak başka obalar da oluşmaya başlamış.是故這也使得初夜權的傳說加上了一些基礎。
Yavaşça acele et!即心寬慢。
Mpumalanga Black Aces Güney Afrika'nın Witbank şehrinde kurulmuş bir futbol takımıdır.姆普馬蘭加黑王牌足球會(Mpumalanga Black Aces)是一支位於南非尼爾斯普魯特的職業足球會。
Bizim bu konuda acelemiz yok." demiştir. ^ Sayfası利已在我,岂可有退心!”诸将乃不复言。
Acele edin, yoksa beyin zarının zarar görme ihtimali var" demişti.但它吸收不良,因此中毒的可能性不大」。
Genelde Ace tarafından azarlanır.經常霸凌埃里克。
Acemi pilotlar ise genellikle yaptıkları yanlış manevralarla pilotun bayılmasına neden olurlar.飞行员养成了错误的飞行习惯。
PTT şubesi yoktur.PTT acentesi vardır.因为它缺省对应CLIPPIT.ACS。
Yürüyerek gidiyorum, hiç acelem yok ayrılığa.無分別智,任運相續相用煩惱,不能動故。
Yüzü çirkin olduğu için maskesini acele ile giyer.小時候母親因害怕他的臉而要他戴著面具。
O yüzden de çok aceleci davranılır.此乃所以速禍也。
Moğollar geri dönmek için acele etmezler.僧辯不復奉答。
PTT şubesi ve PTT acentesi vardır. elektrik ve sabit telefon vardır.Jn and Jp 代表电子电流和空穴电流。
Acemler (beli ince kale )demek olan (Kalai Miyanfark) derler.屬從:「屬」者,謂親屬。
Gelibolu Acemi Ocağı'nın mevcudu, önceleri dört yüz idi; daha sonra beş yüz olmuştur.두텁기는 16억 유순(由旬), 이 풍륜의 밑은 허공, 이것을 공륜(空輪)이라 하니, 모두 합하여 4륜임."
Tam tersine ben, bu işte acemiydim.너를 위하여 준비하였던 것이 이때였다.
PTT şubesi yoktur ancak PTT acentesi olarak muhtarlık vardır.WCS 포인트는 없지만 억대 상금을 자랑한다.
Görünen manzaraya göre tüm personel ve yolcular acele içinde gemiyi terk etmişti.중화항공 측의 성명서에 따르면 모든 승객과 승무원들은 안전하게 탈출했다.
Aceleyle geri döndü.NXT로 돌아가줄래?
Yavaşça acele et!속히 나오거라!
Bu arada kurtarma kuvvetleri aceleyle oluşturulmaktaydı.그러는 동안, 남부군은 괴멸 직전이었다.
Acemler (beli ince kale )demek olan (Kalai Miyanfark) derler.사자로는 화복의복(禍福倚伏)이라 한다.
Yüzü çirkin olduğu için maskesini acele ile giyer.오깅이 마스크를 쓰는 이유는 맨 얼굴은 불량스럽지 못하다고 생각되어 마스크를 쓰면 불량해 보이기 때문에 마스크를 쓴다.
PTT şubesi yoktur PTT acenteside yoktur.0번대는 CP를 탑재하고 있지 않다.
Yürüyerek gidiyorum, hiç acelem yok ayrılığa.활용하지 않으므로 어간·어미로 나뉘지도 않고, 시제도 없다.
Ancak sigorta şirketinin sağladığı hizmetlerde meydana gelen kusurlardan acente sorumlu tutulmaz.그러나 금융·보험업자가 행하는 공익신탁의 신탁재산에서 발생하는 수익금액에 대해서는 교육세를 부과하지 않는다.
Acele edin, yoksa beyin zarının zarar görme ihtimali var" demişti.그리고 더 이상 마음의 상속상에 획득되지 않게 될 때, '번뇌가 단멸斷滅되었다'고 한다.
Yavaşça acele et!סע לאט!
7 Mart'ta Page, The Decade grubuna katıldı ve grubun ilk genç acemisi oldu.ב-7 במרץ, פייג' הצטרף לקבוצת The Decade, כחלק מהמגויסים "הצעירים" של הקבוצה.
Rütbeler Acemi Uzay Pilotu ile General arasındadır.אנחנו ממשיכים להיסחף ברחבי החלל כמו מייג'ור טום.
PTT şubesi yoktur PTT acenteside yoktur.בפלמ"ח לא הלכו מטר בלי פט'ס."
Bu sefer, Bizanslılar aceleyle barış sağlamışlar ve Kiev Rusları ile bir antlaşma imzalamışlardır.באביב הפולנים חתמו הסכם שלום עם שוודיה וכל הצבא התפנה ללחימה נגד הרוסים.
Yürüyerek gidiyorum, hiç acelem yok ayrılığa.על המסלול להיות רציף, ללא השתהויות וללא כל התנגדות מן הסוס.
Manfred von Richthofen - "Kızıl Baron", I. Dünya Savaşı'nda Alman ace pilotu.מנפרד פון ריכטהופן – אלוף הפלות גרמני במלחמת העולם הראשונה המכונה "הברון האדום".
Çünkü onun çok aceleci ve kibirli olduğunu hissediyordu.הוא חשב שהיא יותר מידי נועזת וקיצונית.
Acele et! Seni bekliyoruz.תזדרז! אנחנו ממתינים לך.
Acele et! Seni bekliyoruz.תזדרז! אנחנו מחכים לך.
Acele et! Seni bekliyoruz.הזדרזי! אנחנו מחכים לך.
Acele et! Seni bekliyoruz.הזדרז! אנחנו מחכים לך.
Haydi acele edip onlara güzel bir sürpriz yapalım!"Те бяха добри, а ние научихме много от тях“.
En sol taraftaki binada Aces High Bar yazmaktadır.От ляво надпис „Aces High Bar“.
Çünkü onun çok aceleci ve kibirli olduğunu hissediyordu.Той е импулсивен и арогантен.
Sanki Tutankamon aceleyle gömülmüştür.Погребан е с голяма пищност.
Elementer sigorta, hayat sigortası ve bireysel emeklilik alanlarında sigorta acenteliği yapmaktadır.Насърчава щатския парламент да приеме закон за пенсионирането и такъв за застраховане при загуба на работа.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod