O Cambridge’teyken yokluğunda Pilot ACE yapıldı.Gdy był w Cambridge, Pilot ACE został zbudowany pod jego nieobecność.
Yavaşça acele et!Beeile dich! → Pośpiesz się!
Ayrıca La Corona de Acero (Demir Taç) isimli bir Araukanya gazetesi kurmuştur.Założył również araukańską gazetę La Corona de Acero („Żelazna korona”).
Hayata tutunmak istiyorsanız acele etseniz iyi olur.Kto z pośpiechem doby życia przebiera może iść dalej.
2006 yılında Smokin' Aces adlı filmde göründü.Utwór znalazł się również w 2007 roku w filmie Smokin' Aces.
Soyuz 21 mürettebatı, uzay istasyonunu planlanan tarihten önce ve aceleyle terk ettiler.Załoga Sojuza 21 opuściła stację nagle, przed zaplanowanym terminem.
Haydi acele edip onlara güzel bir sürpriz yapalım!"Jest tak piękny i doskonały; nie możemy się doczekać, aby się nim z wami podzielić już wkrótce!”
Aceleleri olmadığında genellikle sert ya da yumuşak zeminler üzerinde sürünerek ilerler.Kiedy nie trzeba się śpieszyć, zwierzę zwykle pełznie po twardych lub miękkich podłożach.
Acele olarak Ruslardan yardım istediler.Daremnie oczekiwali pomocy rosyjskiej.
(Jetzt, Alter, jetzt hat eş Eile!- "İhtiyar adam, şimdi acele etmeliyiz").Шал, кет! – tłum.: "Staruchu, odejdź!").
Yürüyerek gidiyorum, hiç acelem yok ayrılığa.Nie ma ostrych konturów, ani gwałtownych przejść, bądź mocnych kontrastów.
Yeni kayıt olan her oyuncu acemi er olarak başlar.Każdy nowo zarejestrowany gracz zostaje automatycznie rekrutem.
PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur.(PTT acentesi var olmasına karşın kullanılmadığı için yok sayılmaktadır.)Tworzenie question tags przy pomocy uniwersalnego isn't it? albo partykuły no?: He is here, no?
Bu sırada ilk aşkı da onu son kez görebilmek için aceleyle oraya doğru ilerlemektedir.Zrozpaczony chce ją zobaczyć ostatni raz.
Acele etmeyi sevmiyor.Nie lubi Jasia.
Doktor bu sefer gerçekten uyanır ve aceleyle gerçek Clara'nın yanına gider.Doktor budzi się jako następny i od razu leci do miejsca snu Clary.
Bu kayıp uygarlığı bulmak için çok aceleci davranıyordu.Bardzo szybko tracił on siły w walce z żywiołem.
Tam tersine ben, bu işte acemiydim.Ja też coś wtedy robiłem w tym temacie.
Köyün PTT şubesi yoktur, Ptt acentesi vardır.Wieś posiada przystanek PKP, PKS.
Gayet acele Anadolu tarafına geçirildi.Dość szybko przeszedł jednak do Ostrovii.
PTT şubesi yoktur, buna karşılık PTT acentesi bulunur.Nie trzeba jednak być członkiem PTTK, aby zdobywać te odznaki.
Aceleyle geri döndü.Postanowił szybko powrócić.
Bundan dolayı Slackware kullanmayı düşünen acemiler Linux öğrenmek için zaman harcamaya hazır olmalıdırlar.Główną jest fakt, że potrzeba czasu, aby klienci przyzwyczaili się do idei washletu.
Yalnız bu esnada, İmparatorluk'a karşı acemice bir başkaldırı şekillenmektedir.W rezultacie, Solo zostaje wplątany w rebelię przeciwko Imperium.
Hitler, uzun süredir istediği doğunun istilası konusunda artık acele ediyordu.Po okresie okupacji hitlerowskiej starano się o przywrócenie świątyni jej dawnego blasku.
PTT acentesi mevcuttur.Trwa oczekiwanie na ACK.
Bunlar tek bir atla yetinmek ve kendi acemilerini bulmak zorundaydılar.Otrzymywali również wyższy żołd i byli zobowiązani do samodzielnego utrzymania konia.
Posta acentesi bulunmaktadır.Funkcjonuje natomiast poczta.
Yavaşça acele et!Skynda långsamt!
Sonra Maurice acele ve Beast Belle kurtarmak için yardım ister.Då kommer Maurice inrusande och ber om hjälp att rädda Belle från Odjuret.
Belle and Maurice kaleye bodrum ve aceleyle kaçmayı başardı.Belle och Maurice har lyckats rymma från källaren och skyndar till slottet.
Smokin' Aces (Tehlikeli Aslar), 2007 yılı yapımı Amerikan filmi.Smokin' Aces, amerikansk actionfilm från 2007.
Ankara’daki zehirli yuvalarını yıkmak için acele ediniz!"Lär dig åka skridskor i Djurgårdens skridskoskola!”.
PTT Şube ve acentesi yotur.Flat foot walk och Show pleasure.
PTT acentesi yok.Drapan saknar handling.
Bu istasyonların bazıları aynı zamanda posta ve telgraf acenteliği görevinde kullanılıyordu.Flera av Säkerhetstjänstens anställda var samtidigt anställda på Posten eller Televerket.
TSA'da Acemi ÇapkınMajas affär på SVT.se
Yürüyerek gidiyorum, hiç acelem yok ayrılığa.Time Trials - kör på tid utan motståndare.
Young Ace (Japonca: ヤングエース Yangu Ēsu), Kadokawa Shoten tarafından yayınlanan Japon seinen manga dergisidir.Young Ace (ヤングエース, Yangu Ēsu) är en japansk seinentidning som ges ut av förlaget Kadokawa Shoten.
Şirket, farklı sigorta şirketlerinin acenteliğini yapmaktadır.En del bolag fungerar enbart som återförsäkringsbolag.
PTT şubesi yoktur ve acentesi yoktur.Pia Gjellerup är ogift och har inga barn.
PTTşubesi ve PTT acentesi yoktur.Varken ERTMS eller ATC-funktioner.
Phaethon, arabayı kullanmak için oldukça acemidir.Han tyckte att Phaethon var för ung för att köra den.
İskele Sancak programını her cuma gecesi Mehmet Acet sunmaktadır.Mercurii-Orden bedriver logeverksamhet den första onsdagen i varje månad på Sjöfartshuset i Stockholm.
Savaş zamanında Acemi Ocağı'ndan da askerler alınırdı, bunlar da Azaplar sınıfına dâhil sayılır.De värnpliktiga vid Infanteriets stridsskola krigsplacerades, bland annat vid Livgrenadjärbrigaden.
AncakPTT şubesi ve PTT acentesi yoktur.Sark and Herm har inga privatbilar.
Banka ve PTT şubesi ya da acentesi yoktur.Vi vill ha varken bankens pengar eller dess värdeföremål.
PTT şubesi ve PTT acentesi eskiden vardı ancak daha sonra kapanmıştır şu an yoktur.Fotsvep, bensvep, etc. Detta var lagligt en gång i tiden men icke nu längre.
PTT şubesi ve PTT acentesi vardır:(şu an aktif degil).VPK och SKP på arbetsplatserna: : .
Aceleyle Uecker'i gelip geçer.Genom staden flyter ån Uecker.
Yavaşça acele et!Дійте швидко.
Erişim tarihi: 27 Kasım 2010. ^ "ASCAP ACE – Like I'm Fallin'".Процитовано 2010-11-27. ASCAP ACE – Like I'm Fallin'.
Erişim tarihi: 26 Aralık 2011. ^ "ASCAP ACE – She'll Never Be Me".Процитовано 2011-12-26. ASCAP ACE – She'll Never Be Me.
Erişim tarihi: 21 Kasım 2011. ^ "ASCAP ACE – Money Love and Happiness".Процитовано 2011-11-21. ASCAP ACE – Money Love and Happiness.
Pilot ACE ilk programını 10 Mayıs 1950'de çalıştırmıştı, kamuoyuna takdim ise Aralık 1950'de yapılmıştı.Pilot ACE виконав свою першу програму 10 травня 1950 року, що було висвітлено у пресі в грудні того ж року.
ACE, 1962'de kendi ödüllerini vermeye başladı.З 1962 року МАК почав видавати свої власні нагороди.
Görünüşlerine rağmen, aslında açık sözlü ve aceleci.Незважаючи на свою зовнішність, дуже охайний і проникливий.
Ağırlığı arkadan gelmek üzere acele o tarafa gönderildi.У поспіху він встановлює його задом наперед.
Phaethon, arabayı kullanmak için oldukça acemidir.Скубі непогано вміє водити машину.
Bu arada kurtarma kuvvetleri aceleyle oluşturulmaktaydı.Евакуація проводилася поспіхом.