acıyor ile cümle

acıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ve elimi açıyorum.Là, j'ouvre ma main.
Ve elimi açıyorum.Lalu saya membuka telapak tangan saya.
Ve elimi açıyorum.Og så åbner jeg hånden.
Ve elimi açıyorum.Şi apoi deschid mâna.
Ve elimi açıyorum.Und dann öffne ich meine Hand.
Ve elimi açıyorum.Và tiếp đến tôi mở tay ra.
Ve elimi açıyorum.Σωστά; Και μετά ανοίγω το χέρι μου,
Ve elimi açıyorum.И потом я раскрываю руку.
Ve elimi açıyorum.Тоді я відкриваю долоню.
Ve elimi açıyorum.מישהו שלא הייתה לו ילדות נמצא שם.
Ve ışıkları açıyorlar.A rozsvítí se světla.
Ve ışıkları açıyorlar.Căn phòng bật sáng.
Ve ışıkları açıyorlar.E accende le luci.
Ve ışıkları açıyorlar.E acendem-se as luzes.
Ve ışıkları açıyorlar.És felkapcsolják a villanyt.
Ve ışıkları açıyorlar.Et il allume les lumières.
Ve ışıkları açıyorlar.Het licht wordt aangedaan.
Ve ışıkları açıyorlar.Jemand macht das Licht an.
Ve ışıkları açıyorlar.불을 켜보니
Ve ışıkları açıyorlar.Și se aprind luminile.
Ve ışıkları açıyorlar."Stop!" i włączają światła.
Ve ışıkları açıyorlar.Y encienden las luces.
Ve ışıkları açıyorlar.И включает свет.
Ve ışıkları açıyorlar.И те светват осветлението.
Ve ışıkları açıyorlar.והם מדליקים את האור.
Ve ışıkları açıyorlar.ومن ثم تنار الانوار
Ve ışıkları açıyorlar.どこにいたのか気づくと そこはルーブル美術館でした
Ve ona gelemez - onu duymak için, nam'd kuzenim Tybalt delik aşk yol açıyorAby usłyszeć go nam'd, - i nie może przyjść do niego, - Aby siać miłość nosiłem mój kuzyn Tybalt
Ve ona gelemez - onu duymak için, nam'd kuzenim Tybalt delik aşk yol açıyorA hallotta nam'd, - és nem tudnak vele, - A kitölti a szeretet szült az unokatestvérem Tybalt
Ve ona gelemez - onu duymak için, nam'd kuzenim Tybalt delik aşk yol açıyorAk chcete počuť jeho nam'd, - a nemôže sa k nemu, - vykonať lásku som porodila svojho bratranca Tybalta
Ve ona gelemez - onu duymak için, nam'd kuzenim Tybalt delik aşk yol açıyorA sentirlo nam'd, - e non può andare da lui, - Per seminare l'amore che ho portato mio cugino Tebaldo
Ve ona gelemez - onu duymak için, nam'd kuzenim Tybalt delik aşk yol açıyorAt høre ham nam'd, - og kan ikke komme til ham - til at anrette den kærlighed, jeg bar min fætter Tybalt
Ve ona gelemez - onu duymak için, nam'd kuzenim Tybalt delik aşk yol açıyorAtt höra honom nam'd, - och kan inte komma till honom, - att utlösa den kärlek jag bar min kusin Tybalt
Ve ona gelemez - onu duymak için, nam'd kuzenim Tybalt delik aşk yol açıyorČe želite slišati ga nam'd, - in ne more priti do njega, - Za Iskaliti ljubezen sem nosil moj bratranec Tybalt
Ve ona gelemez - onu duymak için, nam'd kuzenim Tybalt delik aşk yol açıyorChcete-li slyšet jeho nam'd, - a nemůže se k němu, - vykonat lásku jsem porodila svého bratrance Tybalta
Ve ona gelemez - onu duymak için, nam'd kuzenim Tybalt delik aşk yol açıyorĐể nghe ông nam'd, và không thể đến với anh ta, - tàn tình yêu mang người anh em họ của tôi Tybalt
Ve ona gelemez - onu duymak için, nam'd kuzenim Tybalt delik aşk yol açıyorKuulemaan häntä nam'd, - ja ei voi tulla hänen luokseen, - Voit purkaa rakkauden kannoin serkkuni Tybalt
Ve ona gelemez - onu duymak için, nam'd kuzenim Tybalt delik aşk yol açıyor그리고 그에게 올 수 없다 - - 듣는 사람은 nam'd 내 사촌 티볼트가를 낳은 사랑을 파괴할
Ve ona gelemez - onu duymak için, nam'd kuzenim Tybalt delik aşk yol açıyorOm hem te horen nam'd, - en kan niet tot hem komen, - Om de liefde die ik droeg mijn neef Tybalt aanrichten
Ve ona gelemez - onu duymak için, nam'd kuzenim Tybalt delik aşk yol açıyorPara escuchar lo nam'd, - y no puede llegar a él, - Para sembrar el amor que tenía a mi primo Tibaldo
Ve ona gelemez - onu duymak için, nam'd kuzenim Tybalt delik aşk yol açıyorPara ouvi-lo nam'd, - e não pode vir a ele, - Para desafogar o amor que eu trazia meu primo Tebaldo
Ve ona gelemez - onu duymak için, nam'd kuzenim Tybalt delik aşk yol açıyorPentru a auzi-l nam'd, - şi nu pot ajunge la el, - Pentru a se răzbuna dragostea i-am purtat vărul meu Tybalt
Ve ona gelemez - onu duymak için, nam'd kuzenim Tybalt delik aşk yol açıyorPour l'entendre nam'd, - et ne peut pas venir à lui, - Pour semer l'amour que je portais mon cousin Tybalt
Ve ona gelemez - onu duymak için, nam'd kuzenim Tybalt delik aşk yol açıyorUm ihn hören nam'd, - und kann nicht zu ihm kommen, - Um die Liebe, die ich trug mein Cousin Tybalt anrichten
Ve ona gelemez - onu duymak için, nam'd kuzenim Tybalt delik aşk yol açıyorЗа да чуете го nam'd, - и не може да дойде да го, да сеят любов, носих моя братовчед Тибалт
Ve ona gelemez - onu duymak için, nam'd kuzenim Tybalt delik aşk yol açıyorЧтобы услышать его nam'd, - и не может прийти к нему, - сеять любовь я нес мой двоюродный брат Тибальт
Ve ona gelemez - onu duymak için, nam'd kuzenim Tybalt delik aşk yol açıyorכדי לשמוע אותו ששמה, - לא יכול לבוא אליו - כדי לנקום את האהבה שאני משעמם Tybalt בת דודה שלי
Ve ona gelemez - onu duymak için, nam'd kuzenim Tybalt delik aşk yol açıyorلسماع nam'd له ، -- ويمكن أن لا تأتي له -- لتعيث في الحب أنا حملت ابن عمي Tybalt
Ve ona gelemez - onu duymak için, nam'd kuzenim Tybalt delik aşk yol açıyor彼の身体にそれは彼をslaughter'dかれ!
Ve o şeyler bunun gibi şeylere yol açıyor.A to pozwala na rzeczy takie jak te:
Ve o şeyler bunun gibi şeylere yol açıyor.A všechny tyto věci vedou k něčemu takovémuto.
Ve o şeyler bunun gibi şeylere yol açıyor.Dan hal-hal tersebut mendorong hal hal seperti ini.
Ve o şeyler bunun gibi şeylere yol açıyor.En deze dingen leiden hiertoe.
Ve o şeyler bunun gibi şeylere yol açıyor.És ezek a dolgok vezetnek ide.
Ve o şeyler bunun gibi şeylere yol açıyor.Et ces choses-là mènent à des choses comme ça.
Ve o şeyler bunun gibi şeylere yol açıyor.그리고 다음과 같은 것들이 생기는거죠.
Ve o şeyler bunun gibi şeylere yol açıyor.Och dom sakerna leder till saker som detta.
Ve o şeyler bunun gibi şeylere yol açıyor.Queste cose portano ad altre cose, come questa.
Ve o şeyler bunun gibi şeylere yol açıyor.Şi acele lucruri conduc la lucruri ca acesta.
Ve o şeyler bunun gibi şeylere yol açıyor.Und solche Sachen führen zu Dingen wie diesen.
İlgili Sayfalar