acıyacak ile cümle
acıyacak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.50
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bunu biraz yapın ve yakın zamanda tam burada hissedeceksiniz. Ertesi gün acıyacaktırYou do that a little bit, soon enough you'll feel it right here and you'll be sore next day.
Adam: Bir süre acıyacak.It'll sting for a little while.
Adam: Bir süre acıyacak.Brucerà per un po'.
Adam: Bir süre acıyacak.Ça va piquer pendant un petit moment.
Adam: Bir süre acıyacak.Chvíli to bude štípat.
Adam: Bir süre acıyacak.Das wird eine Weile brennen.
Adam: Bir süre acıyacak.Det kommer att brännas en stund.
Adam: Bir süre acıyacak.Het zal nog wel een tijdje prikken.
Adam: Bir süre acıyacak.남자: 당분간은 좀 따끔거릴 거야.
Adam: Bir süre acıyacak.Még fájni fog egy darabig.
Adam: Bir süre acıyacak.Vai arder durante um bocadinho.
Adam: Bir süre acıyacak.Θα συνεχίσει να τσούζει για λίγο.
Adam: Bir süre acıyacak.الرجل: ستؤلمك لفترة وجيزة.
Adam: Bir süre acıyacak.これで拭いて
Bir süre acıyacak.Det svier et lille stykke tid.
Bir süre acıyacak.Se kirvelee hetken.
Bir süre acıyacak.Te arderá un poco.
Bir süre acıyacak.Trochę poszczypie.
Bir süre acıyacak.Будет немного жечь.
Bize yine acıyacaksın, Çiğneyeceksin suçlarımızı ayak altında. Bütün günahlarımızı denizin dibine atacaksın.Han vil atter forbarme sig over os, træde vor Brøde under Fod, du vil kaste alle vore Synder i Havets Dyb!
Bize yine acıyacaksın, Çiğneyeceksin suçlarımızı ayak altında. Bütün günahlarımızı denizin dibine atacaksın.Hozzánk térvén, könyörül rajtunk; eltapodja álnokságainkat. Bizony a tenger mélységébe veted minden bûnünket!
Bize yine acıyacaksın, Çiğneyeceksin suçlarımızı ayak altında. Bütün günahlarımızı denizin dibine atacaksın.다시 우리를 긍휼히 여기셔서 우리의 죄악을 발로 밟으시고 우리의 모든 죄를 깊은 바다에 던지시리이다
Bize yine acıyacaksın, Çiğneyeceksin suçlarımızı ayak altında. Bütün günahlarımızı denizin dibine atacaksın.Navrátě se, slituje se nad námi, podmaní nepravosti naše; nýbrž uvržeš do hlubin mořských všecky hříchy naše.
Bize yine acıyacaksın, Çiğneyeceksin suçlarımızı ayak altında. Bütün günahlarımızı denizin dibine atacaksın.Zase sa zľutuje nad nami; zdeptá naše neprávosti. A zahodíš všetky ich hriechy do hlbín mora.
Bize yine acıyacaksın, Çiğneyeceksin suçlarımızı ayak altında. Bütün günahlarımızı denizin dibine atacaksın.Он опять умилосердится над нами, изгладит беззакония наши. Ты ввергнешь в пучину морскую все грехи наши.
Bize yine acıyacaksın, Çiğneyeceksin suçlarımızı ayak altında. Bütün günahlarımızı denizin dibine atacaksın.ישוב ירחמנו יכבש עונתינו ותשליך במצלות ים כל חטאותם׃
Bize yine acıyacaksın, Çiğneyeceksin suçlarımızı ayak altında. Bütün günahlarımızı denizin dibine atacaksın.يعود يرحمنا يدوس آثامنا وتطرح في اعماق البحر جميع خطاياهم.
Bize yine acıyacaksın, Çiğneyeceksin suçlarımızı ayak altında. Bütün günahlarımızı denizin dibine atacaksın.必 再 憐 憫 我 們 、 將 我 們 的 罪 孽 踏 在 腳 下 、 又 將 我 們 的 一 切 罪 投 於 深 海
Bize yine acıyacaksın, Çiğneyeceksin suçlarımızı ayak altında. Bütün günahlarımızı denizin dibine atacaksın.必 再 憐憫 我 們 、 將我們 的 罪孽 踏在 腳下 、 又 將 我 們 的 一切 罪投於 深海
Bunu biraz yapın ve yakın zamanda tam burada hissedeceksiniz. Ertesi gün acıyacaktırFaites ça un petit moment, très vite vous le sentirez juste ici et vous aurez des courbatures le lendemain.
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›A dám vám zľutovanie, a zľutuje sa nad vami, a dá vám, aby ste sa navrátili do svojej zeme.
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›És irgalmasságot cselekszem veletek, hogy irgalmas legyen hozzátok, és lakni hagyjon titeket a ti földeteken.
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›E vos concederei misericórdia, para que ele tenha misericórdia de vós, e vos faça habitar na vossa terra.
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›Ich will euch Barmherzigkeit erzeigen und mich über euch erbarmen und euch wieder in euer Land bringen.
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›Îi voi insufla milă de voi, şi se va îndura de voi, şi vă va lăsa să locuiţi în ţara voastră.`
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›In izkažem vam usmiljenje, da se vas usmili in vam dovoli vrniti se na domača tla.
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›Ja minä annan teille armon, niin että hän teitä armahtaa ja antaa teidän palata takaisin maahanne.
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›Jeg vil lade eder finde Barmhjertighed, og han skal forbarme sig over eder og lade eder bo i eders Land.
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›내가 너희를 긍휼히 여기리니 그로도 너희를 긍휼히 여기게 하여 너희를 너희 본향으로 돌려 보내게 하리라 하셨느니라
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›Nadto zjednam wam łaskę, aby się zmiłował nad wami, i dał się wam wrócić do ziemi waszej.
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›Nadto způsobím vám milost, aby se slitoval nad vámi, a dal se vám navrátiti do země vaší.
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›Os mostraré misericordia, de manera que él se compadecerá de vosotros y os hará volver a vuestra tierra
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›Ta sẽ thương xót các ngươi, hầu cho vua ấy cũng thương xót các ngươi, và cho các ngươi trở về trong đất mình.
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›Και θελω δωσει οικτιρμους εις υμας, δια να οικτειρη υμας και να επιστρεψη υμας εις την γην υμων.
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›И явлю к вам милость, и он умилостивится к вам и возвратит вас в землю вашу.
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›Ще ви покажа милост, Тъй щото той да ви пожали И да ви върне в земята ви.
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›ואתן לכם רחמים ורחם אתכם והשיב אתכם אל אדמתכם׃
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›واعطيكم نعمة فيرحمكم ويردكم الى ارضكم
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›我 也 要 使 他 發 憐 憫 、 好 憐 憫 你 們 、 叫 你 們 歸 回 本 地
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›我 也 要 使 他 發憐憫 、 好憐憫 你 們 、 叫 你 們歸 回 本地