acıttı ile cümle

acıttı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Sabun gözlerimi acıttı.The soap hurt my eyes.
Tetanoz aşısı köpek ısırmasından daha çok acıttı.The tetanus shot hurt more than the dog bite.
Onun acıttığına eminim.I bet that hurt.
Sen kendini acıttın mı?Did you hurt yourself?
Acıttı mı?Did that hurt?
Melanie bacağını acıttı.Melanie has hurt her leg.
Ne o, gerçekler acıttı mı?What, does the truth hurt?
"Çok acıttı zavallı beyefendi mi?" Diye diye sordu."Is the poor gentleman much hurt?" she asked.
İnsanların canını biraz acıttıktan sonra, onlara sorardım, Bu ne kadar acıdı?And when I finished hurting people a little bit, I would ask them, so, how painful was this?
Emekli bir profesör olarak, neden acıttığını biliyor olmalısın.As professor emerit us, you ought to know why it hurts.
Bugüne kadar O'nun böylesine yalnız olması içimi acıttı durdu...I was always sad and sorry about her being alone.
Charlie,bu gerçekten acıttıCharlie, that really hurt.
Charlie beni ısırdı ve bu gerçekten acıttı,Charlie.hala acıyo.-Charlie bit me. And that really hurt, Charlie.
Sabun gözlerimi acıttı.El jabón me irritó los ojos.
Ama acıtıyor. Emekli bir profesör olarak, neden acıttığını biliyor olmalısın.Du som är professor emeritus borde veta varför det gör ont, men det vet du inte.
Bu acıttı!Ah, che male!
Bu acıttı!Au, isso dói!
Bu acıttı!Det gjorde ondt!
Bu acıttı!Det gjorde ont!
Bu acıttı!¡Me has hecho daño!
Bu acıttı!To boli!
Bu acıttı!Tuo sattui.
Bu acıttı!Αυτό πόνεσε!
Bu acıttı!Эй, это больно!
Bugüne kadar O'nun böylesine yalnız olması içimi acıttı durdu...Am fost mereu trist si imi parea rau ca era singura.
Bugüne kadar O'nun böylesine yalnız olması içimi acıttı durdu...Było mi zawsze smutno i przykro, że jest sama.
Bugüne kadar O'nun böylesine yalnız olması içimi acıttı durdu...Het maakte me altijd verdrietig dat ze alleen was en ik betreurde dat.
Bugüne kadar O'nun böylesine yalnız olması içimi acıttı durdu...Ich war immer traurig und mir tat es leid,dass sie alleine sein musste.
Bugüne kadar O'nun böylesine yalnız olması içimi acıttı durdu...Jag var alltid ledsen för att hon var ensam.
Bugüne kadar O'nun böylesine yalnız olması içimi acıttı durdu...J'ai toujours été triste et désolé qu'elle soit seule.
Bugüne kadar O'nun böylesine yalnız olması içimi acıttı durdu...Saya selalu sedih dan menyesal akan kesendiriannya
Bugüne kadar O'nun böylesine yalnız olması içimi acıttı durdu...Sono sempre stato triste e dispiaciuto perchè lei era sempre sola.
Bugüne kadar O'nun böylesine yalnız olması içimi acıttı durdu...Tôi luôn buồn và hối tiếc vì đã để con bé một mình.
Bugüne kadar O'nun böylesine yalnız olması içimi acıttı durdu...Vedno sem bil žalosten in nesrečen, ker je bila vedno sama.
Bugüne kadar O'nun böylesine yalnız olması içimi acıttı durdu...Ήμουν πάντα στενοχωρημένος και λυπημένος για εκείνη που ήταν μόνη της.
Bugüne kadar O'nun böylesine yalnız olması içimi acıttı durdu...Мне всегда было так грустно и жаль, что она одна.
Bugüne kadar O'nun böylesine yalnız olması içimi acıttı durdu...لقد كنت دائما حزينا و اسفا على كونها وحيدة
Bugüne kadar O'nun böylesine yalnız olması içimi acıttı durdu...今日からはあんなに落ち着いて 立派な新郎が
Charlie beni ısırdı ve bu gerçekten acıttı,Charlie.hala acıyo.-Charlie bet mig ;) Och det gjorde verkligen ont, Charlie.
Charlie beni ısırdı ve bu gerçekten acıttı,Charlie.hala acıyo.Charlie ma pohrýzol. Charlie, to naozaj bolelo.
Charlie beni ısırdı ve bu gerçekten acıttı,Charlie.hala acıyo.Charlie mně kousnul. Charlie, to fakt bolelo.
Charlie beni ısırdı ve bu gerçekten acıttı,Charlie.hala acıyo.شارلي عضني
Charlie,bu gerçekten acıttıCharlie, det gjorde verkligen ont.
Charlie,bu gerçekten acıttıCharlie, to fakt bolí!
Charlie,bu gerçekten acıttıCharlie, to naozaj bolí.
Charlie,bu gerçekten acıttıشارلي , انه حقا يؤلمني
"Çok acıttı zavallı beyefendi mi?" Diye diye sordu."Ali je slabo gentleman veliko boli?" Je je vprašal.
"Çok acıttı zavallı beyefendi mi?" Diye diye sordu."Apakah pria miskin banyak terluka?" Dia bertanya.
"Çok acıttı zavallı beyefendi mi?" Diye diye sordu."Är stackaren mycket ont?" Hon frågade.
"Çok acıttı zavallı beyefendi mi?" Diye diye sordu."Có phải đàn ông nghèo nhiều đau không?" Cô hỏi.
"Çok acıttı zavallı beyefendi mi?" Diye diye sordu."Czy pan ubogich bardzo boli?" Ona zapytał.
"Çok acıttı zavallı beyefendi mi?" Diye diye sordu."Er den stakkels herre meget ondt?" Hun spurgte.
"Çok acıttı zavallı beyefendi mi?" Diye diye sordu."Est-ce pauvre monsieur fait beaucoup de mal?" At-elle demandé.
"Çok acıttı zavallı beyefendi mi?" Diye diye sordu."Este domn săraci mult doare?", A întrebat.
"Çok acıttı zavallı beyefendi mi?" Diye diye sordu."Ez a szegény nemes sokat fáj?" Lány kérdezte.
"Çok acıttı zavallı beyefendi mi?" Diye diye sordu."Il povero gentiluomo molto male?", Ha ha chiesto.
"Çok acıttı zavallı beyefendi mi?" Diye diye sordu."Is de arme man veel pijn?" Zij gevraagd.
"Çok acıttı zavallı beyefendi mi?" Diye diye sordu."Ist der arme Herr sehr weh?" Sie gebeten.
"Çok acıttı zavallı beyefendi mi?" Diye diye sordu."Je špatné pán hodně bolet?" Řekla zeptal se.
"Çok acıttı zavallı beyefendi mi?" Diye diye sordu."Je zlé pán veľa bolieť?" Povedala opýtal sa.

İlgili Sayfalar