acıtır ile cümle
acıtır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.52
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu çok can acıtır mı?Does it hurt a lot?
Bunlar küçük şeyler ama bazen en çok bu küçük şeyler acıtır.These are little things, but sometimes it's the little things that sting the most.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.The first shock hurts like hell.
Yani hangisi daha fazla acıtır? Doğum mu hayaların tekmelenmesi mi?So which hurts more, childbirth or getting kicked in the balls?
Acıtır şarkısı ise üç sene sonra Sertab Erener tarafından yeniden yorumlanmıştır.A canção-título seria, anos depois, gravada pelo grupo Tarancón.
Acıtır şarkısı ise üç sene sonra Sertab Erener tarafından yeniden yorumlanmıştır.Laulaja kuitenkin korvattiin kolmen vuoden kuluttua Murat İlkanilla.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.2回目も同じくらい痛く
Birinci şok felaket biçimde acıtır.Az első sokk pokolian fáj.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.Cú sốc đầu tiên đau như trời giáng.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.De eerste schok doet enorm pijn.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.Den första stöten gör ont som fan.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.Der erste Schock tut wahnsinnig weh.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.Det første chok gør fandens ondt.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.Ensimmäinen shokki sattuu perkeleesti.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.Kejutan pertama terasa sangat sakit.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.첫번째 자극은 마치 지옥같았습니다
Birinci şok felaket biçimde acıtır.La première décharge, c'est l'enfer.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.La prima scossa causa un dolore insopportabile.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.La primer descarga duele muchísimo.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.O primeiro choque dói como o inferno.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.Pierwszy wstrząs boli jak diabli.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.Primul șoc doare îngrozitor.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.Prvi elektrošok je bolel kot hudič.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.První šok bolí neskutečně moc.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.Prvý šok pekelne bolí.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.Το πρώτο ηλεκτροσόκ πονάει φοβερά.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.Первый удар был чертовски болезненным.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.Перший удар до біса болісний.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.Първият шок болял адски.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.המכה הראשונה כואבת בטירוף.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.فكانت الصعقة الاولى مؤلمة جداً
Bunlar küçük şeyler ama bazen en çok bu küçük şeyler acıtır.Ce sont de petites choses, mais parfois, ce sont les petites choses qui blessent le plus.
Bunlar küçük şeyler ama bazen en çok bu küçük şeyler acıtır.Das sind kleine Dinge, aber manchmal sind es die kleinen Dinge, die am meisten wehtun.
Bunlar küçük şeyler ama bazen en çok bu küçük şeyler acıtır.Det här är små saker, men ibland är det de små sakerna som svider mest.
Bunlar küçük şeyler ama bazen en çok bu küçük şeyler acıtır.Estas son cosas pequeñas pero algunas veces son las pequeñas cosas las que más duelen.
Bunlar küçük şeyler ama bazen en çok bu küçük şeyler acıtır.이것은 사소한 것입니다. 하지만 가끔은 사소한 것이 가장 아픈 법입니다.
Bunlar küçük şeyler ama bazen en çok bu küçük şeyler acıtır.Sunt lucruri minore, dar uneori ele dor cel mai tare.
Bunlar küçük şeyler ama bazen en çok bu küçük şeyler acıtır.Это всё мелочи, но иногда именно они ранят больше всего.
Bunlar küçük şeyler ama bazen en çok bu küçük şeyler acıtır.هذه أمور بسيطة ولكن أحياناً الأمور البسيطة تؤلم أكثر.
Bunlar küçük şeyler ama bazen en çok bu küçük şeyler acıtır.時には小さな事が 一番突き刺さるものです そう前の事ではありませんが 私はある記事を書きました
Sanki kırık kemikler, kötü lakaplardan daha çok acıtırmış gibi, tüm o isimler bize takıldı.Alsof gebroken benen meer pijn doen dan de scheldwoorden, en we kregen de volle laag.
Sanki kırık kemikler, kötü lakaplardan daha çok acıtırmış gibi, tüm o isimler bize takıldı.Ikään kuin haavat sattuisivat enemmän kuin haukkumanimet, ja me kuulimme ne kaikki.
Sanki kırık kemikler, kötü lakaplardan daha çok acıtırmış gibi, tüm o isimler bize takıldı.마치 뼈가 부러지는 것이 놀림을 당하는 것보다 더 아픈것 처럼 그랬어요. 그리고 우리는 만신창이가 되었죠.
Sanki kırık kemikler, kötü lakaplardan daha çok acıtırmış gibi, tüm o isimler bize takıldı.Ni se spunea în tot felul.
Sanki kırık kemikler, kötü lakaplardan daha çok acıtırmış gibi, tüm o isimler bize takıldı.כאילו שעצמות שבורות כואבות יותר מהכינויים בהם מכנים אותך, וכינו אותנו בכל הכינויים.
Sanki kırık kemikler, kötü lakaplardan daha çok acıtırmış gibi, tüm o isimler bize takıldı.وكأن العظام المكسورة تؤلم أكثر من الأسماء (التهكمية) التي ننادى بها، ونتذكرها جميعها.
Sanki kırık kemikler, kötü lakaplardan daha çok acıtırmış gibi, tüm o isimler bize takıldı.あだ名で呼ばれた 僕たちは もう誰にも愛されないと 信じて育ってきた
Yani hangisi daha fazla acıtır? Doğum mu hayaların tekmelenmesi mi?Alors, qui fait le plus mal, l'accouchement ou être frappé dans les couilles?
Yani hangisi daha fazla acıtır? Doğum mu hayaların tekmelenmesi mi?Also, was tut mehr weh, gebären oder in die Eier getreten bekommen?
Yani hangisi daha fazla acıtır? Doğum mu hayaların tekmelenmesi mi?Dus wat doet meer pijn, een bevalling of geschopt worden in de ballen?
Yani hangisi daha fazla acıtır? Doğum mu hayaların tekmelenmesi mi?자, 어떤것이 더 아플까요? 애 낳는거? 남성의 중요부위가 걷어 차이는거?
Yani hangisi daha fazla acıtır? Doğum mu hayaların tekmelenmesi mi?Szóval mi fáj jobban, a szülés vagy ha golyón rugnak?