acıdı ile cümle
acıdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Dar açı böyle bir açıdır. . Tek bir noktadan iki ışın çıkıyor. . .I think when we go through these, it will be pretty self-explanatory.
Bu açı dar açıdır.And an acute angle is an angle --
Radyan, yaya karşılık gelen açıdır.A radian is the angle that subtends an arc.
İki pi radyan, iki pi yarıçap uzunluğuna karşılık gelen açıdır. -An angle of 2 pi radians going all the way around subtends an arc of 2 pi radiuses. Or radii.
Acıdığını söyledim...I told you that it hurts...
Şu küçük çocuk bile acıdığı için şikayet etmedi.Even the kid didn't complain of pain.
Saul, ‹‹RAB sizi kutsasın! Bana acıdınız›› dedi,Saul said, "You are blessed by Yahweh; for you have had compassion on me.
Doğru söz acıdır! Ama tartışmalarınız neyi kanıtlıyor?How forcible are words of uprightness! But your reproof, what does it reprove?
İsa tekneden inince büyük bir kalabalıkla karşılaştı. Onlara acıdı ve hasta olanlarını iyileştirdi.Jesus went out, and he saw a great multitude. He had compassion on them, and healed their sick.
Efendisi köleye acıdı, borcunu bağışlayıp onu salıverdi.The lord of that servant, being moved with compassion, released him, and forgave him the debt.
Benim sana acıdığım gibi, senin de köle arkadaşına acıman gerekmez miydi?›Shouldn't you also have had mercy on your fellow servant, even as I had mercy on you?'
Rab kadını görünce ona acıdı. Kadına, ‹‹Ağlama›› dedi.When the Lord saw her, he had compassion on her, and said to her, "Don't cry."
Yalnız Rabbinin acıdıkları (bu ihtilafın dışında kalmışlardır).Except those on whom your Lord had mercy for which He has created them.
Ona, acıdığımızdan dolayı kardeşi Harun'u da peygamber olarak armağan ettik.And bestowed on him his brother Aaron, a prophet, through Our benevolence.
Ancak Allah'ın acıdığı kimseler (kurtulur).Apart from those to whom God is kind.
O'nun yakalaması acıdır, çetindir.Surely His hold is grievous and terrible.
Rabbinin acıdıkları hariç. Bunun içindir ki onları yarattı.Except those on whom your Lord had mercy for which He has created them.
Ancak Allah'ın acıdığı kimseler (kurtulur). Şüphesiz O, üstündür esirgeyendir.Except those upon whom Allah has mercy; indeed He only is the Most Honourable, the Most Merciful.
Hayır, buluşma zamanları o (uyarıldıkları) sa'attir. O sa'at cidden çok feci ve acıdır;In fact their promise is upon the Last Day – and the Last Day is very severe and very bitter!
Hayır, buluşma zamanları kıyamet saatidir. Ne korkunç, ne acıdır o saat!In fact their promise is upon the Last Day – and the Last Day is very severe and very bitter!
Bilakis kıyamet onlara vadedilen asıl saattir ve o saat daha belalı ve daha acıdır.In fact their promise is upon the Last Day – and the Last Day is very severe and very bitter!
Bilakis kıyamet onlara vaad edilen asıl saattir. Saat cidden çok feci ve acıdır.In fact their promise is upon the Last Day – and the Last Day is very severe and very bitter!
Saat onları beklemektedir, daha korkunç ve acıdır.In fact their promise is upon the Last Day – and the Last Day is very severe and very bitter!
(Nuh): "Bugün, Allah'ın emrinden koruyacak hiçbir şey yoktur, ancak O'nun acıdığı (kurtulur)." dedi.Said he, 'Today there is no defender from God's command but for him on whom He has mercy.'
Rabbinin acıdıkları hariç.excepting those on whom thy Lord has mercy.
Bizden cehennem azabını uzaklaştır; doğrusu onun azabı sürekli ve acıdır.Avert from us the torment of Hell. Verily!
Şu, tatlı, susuzluğu keser ve içimi kolay; şu da, tuzlu ve acıdır.One is fresh, sweet, good to drink, while the other is salty and bitter.
Birinin suyu tatlı ve kolay içimlidir; diğeri tuzlu ve acıdır.One is fresh, sweet, good to drink, while the other is salty and bitter.
Bu tatlıdır, susuzluğu giderir, içimi hoş ve rahattır; şu tuzludur, acıdır.One is fresh, sweet, good to drink, while the other is salty and bitter.
Bu tatlıdır, susuzluğu keser, içilmesi kolaydır. Şu da tuzludur, acıdır (boğazı yakar).One is fresh, sweet, good to drink, while the other is salty and bitter.
Bu taze ve tatlı olup içimi yumuşaktır, şu ise tuzlu ve acıdır.One is fresh, sweet, good to drink, while the other is salty and bitter.
İki deniz bir değildir. Birinin suyu tatlı ve kolay içimlidir; diğeri tuzlu ve acıdır.And the two seas are not alike: this, fresh, sweet, good to drink, this (other) bitter, salt.
O sa'at cidden çok feci ve acıdır;And that Hour will be most calamitous and bitter.
O saat, 'kurtuluş olmayan daha korkunç bir bela' ve daha acıdır.And that Hour will be most calamitous and bitter.
Ne korkunç, ne acıdır o saat!And that Hour will be most calamitous and bitter.
Saat cidden çok feci ve acıdır.And that Hour will be most calamitous and bitter.
Onlar, "Rabbimiz! Bizden cehennem azabını uzaklaştır; doğrusu onun azabı sürekli ve acıdır.And those who say, "Our Lord, avert from us the punishment of Hell.
burada , parçacığın hız vektörü v ile ortamdaki manyetik alan B vektörü arasındaki açıdır.where is the angle between v and B.
Resimde ∠ACD açısı bir dış açıdır.In the picture, angle ∠ACD is an exterior angle.
Meyveler 1.2 cm civarı çapta ve biraz acıdır.The fruits are around 1.2 cm diameter and is more bitter.
burada , köşegenler arasındaki açıdır.[1]where θ is either angle between the diagonals.[13]
Açı BOA, bir merkez açıdır; buna θ diyelim.Angle BOA is a central angle; call it θ.
burada θ, AB yayını gören merkez açı ve ψ, AB yayını oluşturan çevre açıdır.where θ is the central angle subtending arc AB and ψ is the inscribed angle subtending arc AB.
VC ve VD doğrularını çizelim: DVC açısı, bir çevre açıdır.Draw lines VC and VD: angle DVC is an inscribed angle.
DOE ve EOC açıları gibi DOC açısı da merkezi bir açıdır veAngle DOC is a central angle, but so are angles DOE and EOC, and
EOD ve EOC açıları gibi DOC açısı da merkezi bir açıdır veAngle DOC is a central angle, but so are angles EOD and EOC, and
Tadı acıdır, pişirildiğinde acı tadı kaybolur ama zehirli etkisi devam eder.The taste is very bitter, though not bitter when cooked, but still poisonous.
Sonra yaşlı adam onlara acıdı ve kutsal kadınları gemiye aldı.Then the old man had compassion on them and received on board the holy women.
Acıdıkları için onu beraat ettirmeye karar verdiler.They decided to acquit her out of pity.[3]
Değişiklikler acı verebilir fakat ait olmadığın bir yerde olmak, daha acıdır!Veränderung kann schmerzhaft sein, aber nichts schmerzt mehr,als dort zu bleiben, wo man nicht hingehört.
Gerçekler acıdır, ama gerçekleri bilmemek, insanı öldürür.Die Wahrheit ist schmerzlich, aber die Unwissenheit bringt einen um.
Hayat acıdır.Das Leben ist Schmerz.
Tadı acıdır.Vorsicht Geschmack.
Tadı acıdır.Le goût est fade.
Dax ise ona acıdığını söyler.Rush lui répond qu’il est désolé.
Palamutlar acıdır ve 6 ayda olgunlaşır.Le veau nait brun et devient gris vers 6 mois.
Ne kadar acıdır ki maalesef bugün bu oyunlarımız artık unutulmaya yüz tutmuştur.Pour l'instant c'est surtout douloureux, j'ai perdu ce match.
Onun hakkında kendimi bölünmüş hissettim, acıdım.No sé qué pensar de él, me da lástima.
Pikronoksinin tadı acıdır ve safranın tadında en etkili olan bileşiktir.Su sabor es ligeramente amargo, por lo que es una de las lechugas más empleadas en ensaladas.
Mazoşizm nevrotik bir acıdır.La causa è neurologica.