acıdı ile cümle

acıdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kısacası bu ikiside sol alt açıdırlar ve ikiside X dir. -Estes dois ângulos em magenta estão atuando da mesma forma. Ambos são meio que o ângulo da esquerda inferior.
Kısacası bu ikiside sol alt açıdırlar ve ikiside X dir. -Éstos dos ángulos magenta están jugando el mismo papel
Kısacası bu ikiside sol alt açıdırlar ve ikiside X dir. -Questi due angoli magenta giocano lo stesso ruolo. Sono entrambi tipo l'angolo in basso a sinistra.
Kısacası bu ikiside sol alt açıdırlar ve ikiside X dir. -Te dwa bordowe kąty odgrywają tę samą rolę. Oba są w lewym dolnym rogu przecięć.
Kısacası bu ikiside sol alt açıdırlar ve ikiside X dir. -Tieto dva purpurové uhly majú rovnakú pozíciu. Sú to vlastne ľavé dolné uhly.
Kısacası bu ikiside sol alt açıdırlar ve ikiside X dir. -Tyto dva purpurové úhly hrají stejnou roli. Jsou to vlastně levé dolní úhly.
- Kısacası bu ikiside sol alt açıdırlar ve ikiside X dir. -"Если это х и это х, то они тоже равны, как и полагается соответственным углам".
Kısacası bu ikiside sol alt açıdırlar ve ikiside X dir. -Тези два виолетови ъгъла имат една и съща роля. И двата са нещо като долния ляв ъгъл
Kısacası bu ikiside sol alt açıdırlar ve ikiside X dir. -هاتان الزاويتان الارجوانيتان تلعبان نفس الدور كلاهما من الزاوية في اسفل اليسار
Mankenin öldüğünü söylediğinde, kalbim acıdı.Als sie sagte die Puppe wäre tot, ist mein 'Herz ausgefallen.
Mankenin öldüğünü söylediğinde, kalbim acıdı.Cand mi-a zis ca manechinul este mort , inima mea parca s-a oprit.
Mankenin öldüğünü söylediğinde, kalbim acıdı.Khi cô ấy nói ma-nơ-canh đã chết, tim con như chùng xuống.
Mankenin öldüğünü söylediğinde, kalbim acıdı.Kiedy powiedziała, że manekin nie żyje, moje serce zamarło.
Mankenin öldüğünü söylediğinde, kalbim acıdı.När hon sa att dockan var död, mitt hjärta gorde ont.
Mankenin öldüğünü söylediğinde, kalbim acıdı.Quand elle a dit que le mannequin était mort, mon coeur est tombé.
Mankenin öldüğünü söylediğinde, kalbim acıdı.Quando ha detto che il manichino era morto, mi si è fermato il cuore.
Mankenin öldüğünü söylediğinde, kalbim acıdı.Saat dia berkata manekin itu sudah mati.. hatiku jatuh.
Mankenin öldüğünü söylediğinde, kalbim acıdı.Toen ze zei dat de mannequin dood was, stopte mijn hart.
Mankenin öldüğünü söylediğinde, kalbim acıdı.Όταν είπε πως η κούκλα ήταν νεκρή, η καρδιά μου κόνταψε να σταματήσει.
Mankenin öldüğünü söylediğinde, kalbim acıdı.Затем она сказала, что манекен уже умер, и мое сердце разорвалось на кусочки.
Mankenin öldüğünü söylediğinde, kalbim acıdı.عندما قالت الذي امامك متوفي بداء قلبي بالخفقان بقوه
Mankenin öldüğünü söylediğinde, kalbim acıdı.ドキッとしたのに 人間の治療なんて出来っこないわ
Onların asması Sodom asmasından, Gomora bağlarındandır. Üzümleri zehirle dolu, Salkımları acıdır.그들의 포도나무는 소돔의 포도나무요 고모라의 밭의 소산이라 그들의 포도는 쓸개포도니 그 송이는 쓰며
Onların asması Sodom asmasından, Gomora bağlarındandır. Üzümleri zehirle dolu, Salkımları acıdır.La loro vite è dal ceppo di Sòdoma, dalle piantagioni di Gomorra. La loro uva è velenosa, ha grappoli amari
Onların asması Sodom asmasından, Gomora bağlarındandır. Üzümleri zehirle dolu, Salkımları acıdır.Lebo ich vinič je z viniča Sodomy a z polí Gomory. Ich hrozná sú jedovaté hrozná, a majú horké strapce.
Onların asması Sodom asmasından, Gomora bağlarındandır. Üzümleri zehirle dolu, Salkımları acıdır.Mert az õ szõlõjök Sodoma szõlõje és Gomora mezõsége; bogyóik mérges bogyók, keserûek a gerézdjeik.
Onların asması Sodom asmasından, Gomora bağlarındandır. Üzümleri zehirle dolu, Salkımları acıdır.Sebab mereka jahat seperti Sodom dan Gomora, seperti pohon anggur yang pahit dan beracun buahnya
Onların asması Sodom asmasından, Gomora bağlarındandır. Üzümleri zehirle dolu, Salkımları acıdır.Zij doen hetzelfde als de mannen van Sodom en Gomorra: hun daden (b) zijn zo bitter als vergif.
Onların asması Sodom asmasından, Gomora bağlarındandır. Üzümleri zehirle dolu, Salkımları acıdır.Ибо виноград их от виноградной лозы Содомской и с полей Гоморрских;ягоды их ягоды ядовитые, грозды их горькие;
Onların asması Sodom asmasından, Gomora bağlarındandır. Üzümleri zehirle dolu, Salkımları acıdır.כי מגפן סדם גפנם ומשדמת עמרה ענבמו ענבי רוש אשכלת מררת למו׃
Onların asması Sodom asmasından, Gomora bağlarındandır. Üzümleri zehirle dolu, Salkımları acıdır.لان من جفنة سدوم جفنتهم ومن كروم عمورة. عنبهم عنب سمّ ولهم عناقيد مرارة.
Onların asması Sodom asmasından, Gomora bağlarındandır. Üzümleri zehirle dolu, Salkımları acıdır.他 們 的 葡 萄 樹 是 所 多 瑪 的 葡 萄 樹 、 蛾 摩 拉 田 園 所 生 的 、 他 們 的 葡 萄 是 毒 葡 萄 、 全 掛 都 是 苦 的
Onların asması Sodom asmasından, Gomora bağlarındandır. Üzümleri zehirle dolu, Salkımları acıdır.他 們 的 葡萄樹 是 所 多瑪 的 葡萄樹 、 蛾摩拉 田 園 所 生 的 、 他們 的 葡萄 是 毒 葡萄 、 全 掛 都 是 苦的
O saf acıdır. Acı oradadır.El dolor está allí
O zaman geniş açıdır. .Det vil sige, at den er stump.
O zaman geniş açıdır. .그래서 둔각입니다 둔각이요
O zaman geniş açıdır. .l'apertura è più larga, quindi l'angolo è ottuso. Ottuso.
O zaman geniş açıdır. .Затова е тъп. Това е тъп ъгъл.
O zaman geniş açıdır. .Поэтому угол тупой.
O zaman geniş açıdır. .اذاً هذه منفرجة هذه منفرجة
O zaman geniş açıdır. .それは鈍いです。 従って
Peki ya bu ne kadar acıdı?Atau, bagaimana sakit yang ini?
Peki ya bu ne kadar acıdı?Até que ponto doeu?
Peki ya bu ne kadar acıdı?A toto?
Peki ya bu ne kadar acıdı?Đau như thế nào?
Peki ya bu ne kadar acıdı?Eller, hur smärtsamt var det här?
Peki ya bu ne kadar acıdı?Eller, hvor smertefuldt var det her?
Peki ya bu ne kadar acıdı?Mekkora fájdalmat éreztél?
Peki ya bu ne kadar acıdı?Quanto ti ha fatto male?"
Peki ya bu ne kadar acıdı?Tai miten kivuliasta tämä oli?
Peki ya bu ne kadar acıdı?А онова, колко болезнено беше?
Peki ya bu ne kadar acıdı?"А это насколько больно?".
Rab kadını görünce ona acıdı. Kadına, ‹‹Ağlama›› dedi.A keď ju videl Pán, bol pohnutý ľútosťou nad ňou a povedal jej: Neplač!
Rab kadını görünce ona acıdı. Kadına, ‹‹Ağlama›› dedi.Chúa thấy , động_lòng thương_xót người , mà phán rằng : Ðừng khóc !
Rab kadını görünce ona acıdı. Kadına, ‹‹Ağlama›› dedi.Chúa thấy, động lòng thương xót người, mà phán rằng: Ðừng khóc!
Rab kadını görünce ona acıdı. Kadına, ‹‹Ağlama›› dedi.Domnul, cînd a văzut -o, I s'a făcut milă de ea, şi i -a zis: ,,Nu plînge!``
Rab kadını görünce ona acıdı. Kadına, ‹‹Ağlama›› dedi.És látván õt az Úr, megkönyörüle rajta, és monda néki: Ne sírj.
Rab kadını görünce ona acıdı. Kadına, ‹‹Ağlama›› dedi.In ko jo Gospod ugleda, se mu zasmili in ji reče: Ne jokaj!
Rab kadını görünce ona acıdı. Kadına, ‹‹Ağlama›› dedi.Ja hänet nähdessään Herra armahti häntä ja sanoi hänelle: "Älä itke".
Rab kadını görünce ona acıdı. Kadına, ‹‹Ağlama›› dedi.Ketika Tuhan Yesus melihat wanita itu, Ia kasihan kepadanya lalu berkata, "Jangan menangis, Ibu!

İlgili Sayfalar