abide ile cümle

abide kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
56
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
"Abide Şahsiyetler"."Persons with significant control".
Eşinin ölümünden sonra, Abide bir daha evlenmedi.Setelah suaminya meninggal, ia tidak pernah menikah lagi.
"Bir 'Vefa' abidesi; Galip Haktanır".それは威厳そのものです」と悼む。
Erebuni'nin en önemli abidesi, kulesidir.このモットーの一番の犠牲者は護と絢子。
MÖ 4. asırdan itibaren stadyumalar abidevi bir görünüm almaya başladı.第4代和帝以降から、外戚は権勢を振るうことになった。
Abide için gerekli tutar halkın gönüllü bağışlarıyla elde edildi.節約した費用はボランティアの観測者に与えた。
Annesi Abide Hatundur.母親是於大之方。
"Abide Şahsiyetler".“자원봉사하는 시민들”.
Eşinin ölümünden sonra, Abide bir daha evlenmedi.След смъртта на съпруга ѝ тя не се омъжва повече.
Abide mimarisi Viollet-le-Duc olmaktadır .Виж ред на Харди-Литълууд.
Erebuni'nin en önemli abidesi, kulesidir.Най-важната сграда е дворецът.
Abide mimarisi Viollet-le-Duc olmaktadır .Tie sú zdobené ružami, ktoré pridal Viollet-le-Duc.
"Abide Şahsiyetler"."Častni občani".
İlk Türk abidelerinde yazılara altıncı yüzyılda rastlanmıştır.Prvi pisni dokument stare turščine segajo v 8. stoletje.
En yaygın abideleri mezarlarıydı.Kõige tuntumad on nende hauakambrid.
Albüm tam bir başarı abidesiydi.Album oli bändi jaoks otsustava eduga.
Bugün Japonya nın saygıdeğer naturel abidesi gibi görülmektedir.Nüüdisajal on Jaani-Tooma suurkivi kaitstav looduse üksikobjekt Lahemaa rahvuspargis.
Ayrıca, tasarım abidesi değil, tasarımın faydasına dair bir eser.Es ist auch kein Monument für Design, es ist ein Monument für den Nutzen von Design.
Ayrıca, tasarım abidesi değil, tasarımın faydasına dair bir eser.Ez valójában egy citromfacsaró, és amint ezt kimondom, soha többet nem képzelik másnak.
Ayrıca, tasarım abidesi değil, tasarımın faydasına dair bir eser.Nó cũng không phải là một chuẩn mực thiết kế, nó là một chuẩn mực cho sự tiện dụng của thiết kế.
Ayrıca, tasarım abidesi değil, tasarımın faydasına dair bir eser.Tampoco es un monumento al diseño, es un monumento a la utilidad del diseño.
Ayrıca, tasarım abidesi değil, tasarımın faydasına dair bir eser.Тя също така не е паметник на проектирането, тя е паметник на полезността на дизайна.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Cette œuvre préserve donc la mémoire de mes amis dans ces bocaux, et en plus, ils bougent.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Dieses Stück verewigt meine Freunde in diesen Gläsern, und sie bewegen sich sogar.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Dit stuk gedenkt mijn vrienden in potten. Ze bewegen.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Esta obra memoriza assim os meus amigos nestes frascos, E eles até se mexem.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Ez a darab megörökíti a barátaimat ebben az üvegben, amiben mozognak is.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Karya seni ini mengenang teman-teman saya di toples dan di sini mereka benar-benar bergerak.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.이 작품으로 친구들을 기념할 수 있을 뿐만 아니라
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.los cuales pueden hasta moverse.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Lucrarea asta îmi imortalizează prietenii în borcane, iar ei se pot mișca înăuntru.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Nghĩa là tác phẩm này giữ kí ức bạn bè tôi trong những chiếc lọ, và họ thực sự cử động.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Questo oggetto commemora i miei amici in questi barattoli, mentre si muovono.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Takže toto dielo zvečňuje mojich kamarátov v takýchto sklenených nádobách, v ktorých sa dokonca môžu hýbať.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Ta rzeźba upamiętnia moich przyjaciół, którzy nawet się tam poruszają.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Έτσι, αυτό το έργο διαιωνίζει τους φίλους μου σε αυτά τα βάζα όπου πραγματικά κινούνται.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.В этой скульптуре увековечены мои друзья в стеклянных банках, они, между прочим, даже двигаются внутри.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Тож ця робота увіковічнює моїх друзів у цих банках, і вони рухаються довкола.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.אם כן, היצירה הזו מנציחה את החברים שלי בתוך הצנצנות הללו, והם באמת יכולים לנוע סביב.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.لذلك هذا القطعة تحيي ذكرى أصدقائي في هذه الجرار،
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.なんと実際に動き回ります
Bu Hishhorn bir abide olmasa da, tarihle ilgili olarak çok hassas.Deși acest Hirshhorn nu e un punct de referință, are o istorie foarte sensibilă.
Bu Hishhorn bir abide olmasa da, tarihle ilgili olarak çok hassas.Dit Hirshhorn is geen kenmerkend gebouw, maar het is wel historisch gevoelig.
Bu Hishhorn bir abide olmasa da, tarihle ilgili olarak çok hassas.E anche se l'Hirshhorn ha un'importanza minore, la cosa è molto rilevante da una prospettiva storica.
Bu Hishhorn bir abide olmasa da, tarihle ilgili olarak çok hassas.Et alors que ce Hirshhorn n'est pas classé, il est historiquement très, très sensible.
Bu Hishhorn bir abide olmasa da, tarihle ilgili olarak çok hassas.비록 허쉬혼 박물관이 랜드마크는 아닐지라도, 역사적으론 매우, 매우 민감한 장소이며
Bu Hishhorn bir abide olmasa da, tarihle ilgili olarak çok hassas.Mimo, że Hirshhorn nie jest chronionym zabytkiem, z historycznego punktu widzenia jest bardzo cenny.
Bu Hishhorn bir abide olmasa da, tarihle ilgili olarak çok hassas.Se este Hirshhorn não é algo de excecional, é muito, muito sensível historicamente.
Bu Hishhorn bir abide olmasa da, tarihle ilgili olarak çok hassas.Und obwohl das Hirshhorn nicht denkmalgeschützt ist, ist es historisch gesehen sehr sensibel.
Bu Hishhorn bir abide olmasa da, tarihle ilgili olarak çok hassas.Y aunque este Hirshhorn no es un lugar muy conocido, es muy importante desde una perspectiva histórica.
Bu Hishhorn bir abide olmasa da, tarihle ilgili olarak çok hassas.Въпреки, че Хиршхорн не е отличен, той е много исторически чувствителен.
Bu Hishhorn bir abide olmasa da, tarihle ilgili olarak çok hassas.И пусть Музей Хиршхорна не бросается в глаза, он очень, очень деликатный с исторической точки зрения.
Bu Hishhorn bir abide olmasa da, tarihle ilgili olarak çok hassas.ובעוד שההירשהורן הוא לא נקודת ציון, הוא מאוד מאוד רגיש הסטורית.
Bu Hishhorn bir abide olmasa da, tarihle ilgili olarak çok hassas.وعلى الرغم من أن متحف الهيرشورن لم يتم اعتباره معلما، فإنه في غاية الحساسية التاريخية.
Bu Hishhorn bir abide olmasa da, tarihle ilgili olarak çok hassas.歴史的な事柄にとてもとても 気をつかう必要があります このため私たちは建物の表面に 触れることができず
Hayır, hepsi birer ızdırap abidesi.Ne, jsou plné trápení.

İlgili Sayfalar