Ben Abdul Khan. Peshawar'dan geliyorum.أمسي عبدول خان. أتيت من بيشاور.
Ben Abdul Khan. Peshawar'dan geliyorum.私のタリバンのようなあごひげだけではなく
Ben Abdul Khan.Tên tôi là Abdul Khan.
Ben Abdul Khan.Volám sa Abdul Khan.
Ben Abdul Khan.Ονομάζομαι Αμπντούλ Κχαν.
Ben Abdul Khan.Мене звати Абул Хан.
Ben Abdul Khan.Меня зовут Абул Хан.
Ben Abdul Khan.Моето име е Абдул Хан.
Biz, aslında ben, bir konferansta başkan Abdul Kalam'a bunu gösterdik ve kendisi dedi ki우리는 실제로 -- Abdul Kalam 대통령 앞에서 시연 했을 때 --
Biz, aslında ben, bir konferansta başkan Abdul Kalam'a bunu gösterdik ve kendisi dedi kiAkkoriban egy konferencián megmutattam a szerkezetet
Biz, aslında ben, bir konferansta başkan Abdul Kalam'a bunu gösterdik ve kendisi dedi kiA quel tempo avevo fatto vedere queste cose, ad una conferenza, al presidente Abdul Kalam, e lui disse:
Biz, aslında ben, bir konferansta başkan Abdul Kalam'a bunu gösterdik ve kendisi dedi kiDe hecho -- Se lo presenté, en una conferencia, al
Biz, aslında ben, bir konferansta başkan Abdul Kalam'a bunu gösterdik ve kendisi dedi kiDonc, en fait...
Biz, aslında ben, bir konferansta başkan Abdul Kalam'a bunu gösterdik ve kendisi dedi kiDus ik liet dit eens zien aan President Abdul Kalam, toentertijd, en hij zei:
Biz, aslında ben, bir konferansta başkan Abdul Kalam'a bunu gösterdik ve kendisi dedi kiEu mostrei isto, numa conferência, ao Presidente Abdul Kalam, na altura, e ele disse:
Biz, aslında ben, bir konferansta başkan Abdul Kalam'a bunu gösterdik ve kendisi dedi kiJadi kami -- saya sudah tunjukkan itu, di konferensi, kepada
Biz, aslında ben, bir konferansta başkan Abdul Kalam'a bunu gösterdik ve kendisi dedi kiNa pewnej konferencji pokazałem te rozwiązania prezydentowi Abdulowi Kalamowi, a on:
Biz, aslında ben, bir konferansta başkan Abdul Kalam'a bunu gösterdik ve kendisi dedi kiSå, vi faktisk -- jeg viste det ved en konference, til
Biz, aslında ben, bir konferansta başkan Abdul Kalam'a bunu gösterdik ve kendisi dedi kiTakže jsme - ukázal jsem to jednou na konferenci i prezidentu Abdulu Kalamovi - a ten řekl:
Biz, aslında ben, bir konferansta başkan Abdul Kalam'a bunu gösterdik ve kendisi dedi kiΈτσι, ουσιαστικά -- το έδειξα σε ένα συνέδριο στον Πρόεδρο Αμπντούλ Καλάμ και μετά είπε:
Biz, aslında ben, bir konferansta başkan Abdul Kalam'a bunu gösterdik ve kendisi dedi kiЯ продемонстрировал свою систему на конференции президенту Абдуле Каламу и он сказал:
Biz, aslında ben, bir konferansta başkan Abdul Kalam'a bunu gösterdik ve kendisi dedi kiכך שאנחנו למעשה -- הראתי את זה, בכינוס, לנשיא עבדול קאלאם, בזמנו,
Biz, aslında ben, bir konferansta başkan Abdul Kalam'a bunu gösterdik ve kendisi dedi kiفي الواقع...عرضته في مؤتمر على... ... الرئيس عبدول كلم في ذلك الوقت،
Biz, aslında ben, bir konferansta başkan Abdul Kalam'a bunu gösterdik ve kendisi dedi kiアブドゥル カラムに見せたら こう言ってくれました「バーバー原子力研究センターでも
Bu mektubu onun büyük dedesi Emir Abdullah'a yazdım, onun makamını muhafaza etsin diye.Saya menulis surat ini buat datuk Beliau, Amir Abdullah.. ..utk mengekalkan kedudukannya.
Burada sizce bin bir çift Yeterince çift abdullah adası evet bana getirdi Bu sabahEhkä voisin nostaa hieman enemmän uusi multi Taidan olla aivan riittävä
Burada sizce bin bir çift Yeterince çift abdullah adası evet bana getirdi Bu sabahItt mit gondol egy pár ezer Az elég pár A sziget igen Abdullah hozott nekem ma reggel
Burada sizce bin bir çift Yeterince çift abdullah adası evet bana getirdi Bu sabah당신은 여기 생각 만 몇 충분한 부부의 압둘라의 섬 네 저와 함께 가져 오늘 아침
Burada sizce bin bir çift Yeterince çift abdullah adası evet bana getirdi Bu sabahTukaj misliš, da nekaj tisoč z dovolj para Otok da od Abdullah prinesel s seboj Danes zjutraj
Burada sizce bin bir çift Yeterince çift abdullah adası evet bana getirdi Bu sabahTu si myslíte pár tisíc dostatočného paru Ostrov áno Abdullaha si so sebou dnes ráno
Burada sizce bin bir çift Yeterince çift abdullah adası evet bana getirdi Bu sabahVielleicht könnte ich heben ein wenig mehr von einem neue Multi ich glaube, ich wäre völlig ausreichend
Burada sizce bin bir çift Yeterince çift abdullah adası evet bana getirdi Bu sabahЗдесь вы думаете пару тысяч достаточного пара Остров да Абдулла принес с собой Сегодня утром
Burada sizce bin bir çift Yeterince çift abdullah adası evet bana getirdi Bu sabahТут ви думаєте пару тисяч достатнього пара Острів да Абдулла приніс з собою Сьогодні вранці
Burada sizce bin bir çift Yeterince çift abdullah adası evet bana getirdi Bu sabahכאן אתה חושב שכמה אלף מספיק של זוג האי כן של עבדאללה הביא עימי הבוקר
Burada sizce bin bir çift Yeterince çift abdullah adası evet bana getirdi Bu sabahهنا رأيك بضعة آلاف من الزوجين بما فيه الكفاية نعم جلبت الجزيرة عبد الله معي هذا الصباح
Burada sizce bin bir çift Yeterince çift abdullah adası evet bana getirdi Bu sabahアブドラ島はいは私と一緒になっ 今朝 たぶん私はをもう少し上げることができる 新しいマルチiは、私は非常に適切であると思う
Çünkü onun evlatlarından Abdullah II bu makamın sahibidir, sahibu seyftir.Abdullah II., dieser Abdullah ist der Halter des Schwertes!
Çünkü onun evlatlarından Abdullah II bu makamın sahibidir, sahibu seyftir.Abdullah II...
Çünkü onun evlatlarından Abdullah II bu makamın sahibidir, sahibu seyftir.Abdullah II, questo Abdullah, il detentore della spada!
Çünkü onun evlatlarından Abdullah II bu makamın sahibidir, sahibu seyftir.Абдулла второй, этот Абдулла, обладатель меча!
Ehl-i Beyt'ten gelen Ürdün Kralı Abdullah'da olduğunu beyan etsinler. Bizim tebliğimiz budur.Re Abdullah, che discende dalla casa del Profeta (saws), di Giordania.
Ehl-i Beyt'ten gelen Ürdün Kralı Abdullah'da olduğunu beyan etsinler. Bizim tebliğimiz budur.Царю Абдулле, который из семьи Пророка (сас), в Иордании.
Ehl-i Beyt'ten gelen Ürdün Kralı Abdullah'da olduğunu beyan etsinler.König Abdullah gehört, der vom Haushalt des Propheten (saws) ist in Jordanien.
Fish olarak tanınan Abdullah Hassan, Kenya'daki mülteci kampı Dadaab'da 23 yıldır yaşıyor.Abdullah Hassan, conocido como Fish, vivió en el campo de refugiados Dadaab en Kenia durante 23 años.
Fish olarak tanınan Abdullah Hassan, Kenya'daki mülteci kampı Dadaab'da 23 yıldır yaşıyor.Abdullah Hassan, surnommé Fish, a vécu 23 ans dans le camp de réfugiés de Dadaab, au Kenya.
Fish olarak tanınan Abdullah Hassan, Kenya'daki mülteci kampı Dadaab'da 23 yıldır yaşıyor.Абдулла Хассан, по прозвищу Фиш, прожил в лагере беженцев Дадааб в Кении 23 года.
Fotoğraftaki: Abdullah HassanCrédito: cortesía de Abdullah Hassan.
Fotoğraftaki: Abdullah HassanCrédit photo : Abdullah Hassan/avec permission
Fotoğraftaki: Abdullah HassanФото: Абдулла Хассан/ Courtesy
Fotoğraftaki: Abdullah Hassan.Фото: любезно предоставлено Абдуллой Хассаном.
Hilafet makamında hak sahibi olanın Kral Abdullah olduğuna dair fetva vermelerini istiyoruz.Khalifa zu sein, seine Majestät König Abdullah ist.
Hükümet Sayın Abdullah GülΚυβέρνησηκ.
Hükümet Sayın Abdullah GülПравителство ГнA
Jeddah King Abdul Aziz Uluslararası HavalimanıJeddah King Abdul Aziz International Airport
Kral Abdullah Mehdi (as) değildir, hayır.Beliau bukan Al Mahdi (as), Raja Abdullah, bukan, Al Mahdi (as) akan datang.
Kral Abdullah Mehdi (as) değildir, hayır.Él no es Al Mahdi (as), el Rey Abdullah, no.
Kral Abdullah Mehdi (as) değildir, hayır.Er ist nicht al-Mahdi (as), König Abdullah, nein.
Kral Abdullah Mehdi (as) değildir, hayır.Lui non è al-Mahdi (as), Re Abdullah, no.
Kral Abdullah Mehdi (as) değildir, hayır.Он - не Аль Махди (ас), Царь Абдулла, нет.
Malang / Abdul RahkmansalehMalang / Abdul Rahkmansaleh