ab ile cümle

ab kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
"Dinle"dedi "karınız, ablam, güvendeler""Listen", he said, "your wife, my sister, is safe."
Abarttığını düşünüyorum.I think you're exaggerating.
Interlinguanın beş ablası vardır.Interlingua has five older sisters.
Fransız parfümleri üzerindeki vergiler, ABD'de arttırılmıştır.Taxes on French perfumes have been increased in the United States.
O bir atılımı gerçekleştirmek için yeteneğini berbat bir şekilde abarttı.He badly exaggerated his ability to achieve a breakthrough.
Abartmaya değmezdi.It was no big deal.
Sen durumu abarttın.You've aggravated the situation.
Porto Rikolular ABD vatandaşıdırlar ama federal seçimlerde oy kullanamazlar.Puerto Ricans are U.S. citizens but cannot vote in federal elections.
Tom, ABD-Almanya futbol maçını izlemek için işe gitmedi.Tom skipped work to watch the USA-Germany soccer match.
Abim bir oğlan ve ablam bir kız.My brother is a boy and my sister is a girl.
Mary benim ablam.Mary is my older sister.
Bu abartı değil.That's no exaggeration.
İngilizcede "skill" ve "ability" arasındaki fark nedir?What is the difference between "skill" and "ability" in English?
Boston abartılmış.Boston is overrated.
ABD, Rusya'ya karşı yeni yaptırımlara hazırlanıyor.The US is preparing new sanctions against Russia.
Tom Mary'nin abisidir.Tom is Mary's older brother.
Tom abisi kadar akıllı değil.Tom isn't as smart as his older brother.
Sanırım Tom biraz abartıyor.I think Tom is exaggerating a little.
Tom benim ablamla nişanlı.Tom is engaged to my older sister.
Mary'nin ablası kadar güzel olduğunu sanmıyorum.I don't think Mary is as beautiful as her older sister.
Abim her hafta sonu balık tutmaya gider.My older brother goes fishing every weekend.
Abd'ye ne zaman geri gelmeyi düşünüyordun?When were you thinking of coming back to the States?
Aba altından değnek göster.Speak softly and carry a big stick.
Absinthe, tanrıların içeceğidir.Absinthe is the beverage of gods.
Ablam iyi gitar çalar.My elder sister is good at playing the guitar.
Bugün ablamın doğum günü.Today is my elder sister's birthday.
Bu, bugün ABD ile süren ilişkilerde her zamankinden daha çok doğrudur.Today, this is even more accurate than ever in relations with the United States.
"Rosa"'nın ablatif çoğulu "rosis"'dir.The ablative plural of "rosa" is "rosis".
Abaküs sayı saymada kullanılan bir araçtır.An abacus is a tool used in counting.
Biz abarttık.We exaggerated.
Ben ABD'nin tarihiyle ilgili bir kitap okuyorum.I am reading a book on US history.
Ben AB karşıtıyım.I am anti-EU.
Tom abur cubura çok para harcıyor.Tom spends a lot of money on junk food.
Ben bir ABD vatandaşıyım.I am a United States citizen.
Ablam çok hızlı yüzer.My older sister swims very fast.
Abartıyordun, değil mi?You were exaggerating, weren't you?
ABD'de bugün olduğu kadar çok uyuşturucu bağımlısı hiç var olmamıştı.In the USA, there have never been as many drug addicts as there are today.
ABD'de, morfin türevi ilaçlar trafik kazalarından daha fazla ölüme neden olmaktadır.In the USA, opioids claim more victims than traffic accidents.
Tom abartmaya eğilimlidir.Tom's prone to exaggeration.
Abur cubur yeme!Don't eat fast food!
Rapor abartılmış olabilir.The report may be exaggerated.
Ben bunu abartıyormuşum gibi göründüğünü biliyorum.I know it seems like I'm overreacting.
Tom tüm ağırlığıyla kapıya abandı.Tom pushed against the door with all his weight.
Abur cuburu severim.I like junk food.
Sanırım çok fazla abur cubur yiyorsun.I think you've been eating too much junk food.
O yalnızca absürt.That's just absurd.
Abartmaman gerektiğini sana milyon kere söyledim.I've told you a million times that you shouldn't exaggerate.
O, abartılı bir inleme çıkardı ve elini kapı tokmağına koydu.He let out an exaggerated groan and put his hand on the doorknob.
Sanırım abartıyorsun.You're exaggerating, I think.
Aboneliğimi yenilemedim.I haven't renewed my subscription.
Abartıyorsun, değil mi?You're exaggerating, right?
Bunun bir abartı olduğunu düşünmüyor musun?Don't you think that's an exaggeration?
Her zaman abartıyorsun.You're always exaggerating.
Belki abarttım.Maybe I exaggerated.
Şimdi abartmayın.Now don't exaggerate.
Her zaman abartırsın.You always exaggerate.
Mary'nin bir ablası ve daha küçük bir erkek kardeşi var.Mary has an older sister and a younger brother.
Herhangi bir gazeteye ya da dergiye abone oldun mu?Have you subscribed to any newspapers or journals?
Herhangi bir gazeteye ya da dergiye abone oldunuz mu?Have you subscribed to any newspapers or journals?
Bu, müminlerin abdestlerini aldığı yer.This is where the believers perform their ablutions.

İlgili Sayfalar