Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.Cuando tenía seis años, caminaba de regreso de la escuela un viernes por la tarde junto a mi hermano mayor.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.Gdy miałem 6 lat, w pewien piątek, wracałem ze szkoły ze starszym bratem.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.Hat éves koromban, éppen iskolából hazafelé sétáltam egy péntek délután a bátyámmal.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.Intr-o zi, când aveam șase ani, mă întorceam de la școală, într-o vineri după-amiază, cu fratele meu mai mare.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.J'ai grandi dans un petit quartier de Jérusalem.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.Když mi bylo šest, šel jsem jednou ze školy, byl pátek odpoledne, šel jsem se starším bratrem.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.Ketika saya 6 tahun, saat saya pulang dari sekolah pada Jumat siang bersama kakak saya.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.Khi tôi 6 tuổi, lúc đang đi bộ từ trường về vào một buổi chiều thứ 6 với anh trai của mình
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.제가 여섯살일 때, 어느 금요일 오후. 학교가 끝나고 형과 함께 집으로 걸어가고 있었습니다.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.Quando avevo sei anni, stavo tornando da scuola un venerdì pomeriggio con mio fratello maggiore.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.Quando tinha seis anos, regressava da escola numa sexta à tarde com o meu irmão mais velho.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.Toen ik 6 jaar was, liep ik op een vrijdagmiddag van school naar huis, samen met mijn oudere broer.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.Όταν ήμουν έξι ετών, επέστρεφα από το σχολείο ένα απόγευμα Παρασκευής με τον μεγαλύτερο αδελφό μου.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.Коли мені було шість, я йшов зі школи у п'ятницю після обіду зі своїм старшим братом.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.Однажды, пятничным вечером, я шёл домой из школы со своим старшим братом, мне тогда было шесть лет.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.כשהייתי בן שש, הלכתי חזרה מבית הספר ביום שישי אחר הצהריים עם אחי הגדול.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.عندما كان عمري ست سنوات، كان أسير عائداً من المدرسة ظهر يوم جمعة مع شقيقي الأكبر سنا.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.金曜の午後で 兄と一緒でした バス停に通りかかると
Ama her şey ortada... abim Oh Ha Ni'yi seviyor.Aber es stimmt ganz sicher. Hyung mag Oh Ha Ni.
Ama her şey ortada... abim Oh Ha Ni'yi seviyor.Dar este cu siguranta Hyung o place pe Oh Ha Ni
Ama her şey ortada... abim Oh Ha Ni'yi seviyor.Hyung mówi, że to nie prawda Ale to jest pewne.
Ama her şey ortada... abim Oh Ha Ni'yi seviyor.Jaz pa vem, da je. Hyungu je všeč Oh Ha Ni.
Ama her şey ortada... abim Oh Ha Ni'yi seviyor.Maar dit is zeker. Hyung vindt Oh Ha Ni leuk.
Ama her şey ortada... abim Oh Ha Ni'yi seviyor.Mais j'en suis sûr. Il est amoureux de Oh Ha Ni.
Ama her şey ortada... abim Oh Ha Ni'yi seviyor.Ma questo è sicuro. A hyung piace Oh Ha Ni.
Ama her şey ortada... abim Oh Ha Ni'yi seviyor.Men detta är för säkert. Hyung tycker om Oh Ha Ni.
Ama her şey ortada... abim Oh Ha Ni'yi seviyor.Nhưng mà chắn chắn là... Hyung thích Oh Ha Ni.
Ama her şey ortada... abim Oh Ha Ni'yi seviyor.Tapi ini yang pasti. Hyung menyukai Oh Ha Ni.
Ama her şey ortada... abim Oh Ha Ni'yi seviyor.Αλλά είμαι σίγουρος. Του Χιάνγκ του αρέσει η Ο Χα Νι.
Ama her şey ortada... abim Oh Ha Ni'yi seviyor.Но это же очевидно. Хён любит О Ха Ни.
Ama her şey ortada... abim Oh Ha Ni'yi seviyor..אבל אני בטוח בזה .היונג אוהב את הא ני
Ama her şey ortada... abim Oh Ha Ni'yi seviyor.ولكن هذا امر مؤكد هيونج يحب أوه ها إن
Ama her şey ortada... abim Oh Ha Ni'yi seviyor.兄さんはオ・ハニが好きなんだ どうした?良くないことでもあるのか?
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştikAls ich etwa sechs Jahre alt war, ging ich mit meiner Mutter und meinem Bruder Schuhe kaufen.
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştikCând aveam vreo 6 ani m-am dus la un magazin de pantofi cu mama și fratele meu.
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştikCuando tenía unos seis años, fui a una zapatería con mi madre y mi hermano.
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştikEt après avoir acheté nos chaussures, le vendeur nous a dit qu'on pouvait avoir chacun un ballon.
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştikHoe werd een ziekte een identiteit?
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştikKhi tôi có lẽ được 6 tuổi, Tôi đi mua giày với mẹ và em trai.
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştikKiedy miałem może sześć lat, poszliśmy z mamą i bratem kupić buty.
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştik제가 여섯살이던 무렵 저는 어머니와 남동생과 함께 신발 가게에 갔습니다.
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştikNapríklad, keď som mal 6 rokov, šiel som do obuvy s mojou mamou a bratom.
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştikQuando avevo forse 6 anni, andai in un negozio di scarpe con mia madre e mio fratello.
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştikTalán hat éves voltam, amikor egy cipőboltba mentünk édesanyámmal és a testvéremmel.
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştikΌταν ήμουν περίπου έξι ετών, πήγα σ' ένα μαγαζί με παπούτσια με τη μητέρα και τον αδερφό μου.
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştikКогда мне было шесть лет, мы с моим братом и нашей матерью отправились в обувной магазин.
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştikКоли мені було десь 6 років, я пішов до взуттєвої крамниці разом із мамою і братом.
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştikכשהייתי אולי בן שש, הלכתי לחנות נעליים עם אמי ואחי,
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştikعندما كان عمري حوالي ال6 سنوات، ذهبت مع أمي وأخي إلى محل أحذية.
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştik母と弟と一緒に 靴屋へ行きました 靴を買った後
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Chcem, aby ste vedeli, že ja, môj brat a sestra naozaj radi jeme pečené kelové lupienky.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Haluan teidän tietävän, että minä, veljeni ja sisareni itse asiassa pidämme paistetuista kaalilastuista.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Ik wil dat u weet dat ik, mijn broer en zus gebakken boerenkoolschijfjes lekker vinden.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Jag vill att ni ska veta att jag, min bror och min syster faktiskt gillar att äta grönkålschips.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Já, můj bratr a moje sestra máme rádi chipsy z pečené kapusty.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Jeg, min bror og min søster kan faktisk godt lide at spise grønkålschips.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Je veux que vous sachiez que moi, mon frère et ma soeur aimons vraiment manger des chips de choux.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.저는 여러분이, 저와 저의 형제 자매들이 실제로 구운 케일 칩을 먹는 것을 좋아한다는 걸 아셨으면 합니다.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.lubimy chipsy z kapusty włoskiej.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Quero que saibam que eu e os meus irmãos gostamos de comer folhas de couve assadas no forno.