abımın ile cümle
abımın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Abimin bıyığı var.My older brother has a mustache.
Abimin katillerinin peţine düţeceđim. Onlarý yakalatacađým.I will go after my brother's killers
Ýçeride hocasý gibi bir ţeymiţ abimin.He was like a mentor for my brother when he was in prison His name is...
Onlar ne? Abimin kitaplarý.We started making this with Omer
Abimin ismiyle bana : "Andy, Andy, nasılsın?" diye sordu."Andy, Andy, how are you doing?" she said, using the name of my older brother.
Abimin önünde bana kaba davranmaya nasıl cüret edersin! cüret etmiyorumHow dare you be so rude to me in front of my brother!
Sanırım abimin öldüğü gün gibi bir gün olur.I guess it be like the day my brother died.
Abimin senin gibi ona bakacak karısı var, Endişelenmeme gerek yok.My brother has you to take care of him, there's nothing to be worried.
Abimin mezarı nerede ?Where's my brother's grave?
Değerli komşularım... Abimin cenaze merasimine geldiğiniz için teşekkür ederimDear neighbors, thank you for... coming today to pay respects to my late brother.
Zina & abimin cinayeti için... buraya intikam almaya geldimAn illicit affair & my brother's murder... I'm here for my brother's revenge.
Abimin bana seve seve ödünç verdiği harika bir Yamaha motosikleti vardı.My brother had this great Yamaha motorcycle that he was willing to borrow to me freely.
Niye kabul etmedin abimin evlenme teklifini?He said he was going to see you before he left home
Hani abimin yattýđý hapishane var ya... ...onun müdürü buraya atanmýţ abi.I didn't do anything. You know the jail my brother was in
O yüzden abimin yokluđunu da görmüyorsun.You don't see anyway That's why you don't see my brother's absence.
Abimin yüzünü hatýrlamýyorum.I didn't remember my brother's face
Daha sonra beni abimin yanına götürdü.صحيح اني هربت إلى عند عمي ..
Daha sonra beni abimin yanına götürdü.Σε παρακαλώ θάψε με δίπλα στο μωρό μου.
Abimin bana seve seve ödünç verdiği harika bir Yamaha motosikleti vardı.Anh trai tôi có một chiếc xe gắn máy Yamaha tuyệt vời và sẵn sàng cho tôi mượn.
Abimin bana seve seve ödünç verdiği harika bir Yamaha motosikleti vardı.Fratele meu avea motocicleta asta tare Yamaha pe care m-a lăsat să o folosesc când aveam chef.
Abimin bana seve seve ödünç verdiği harika bir Yamaha motosikleti vardı.제 동생은 훌륭한 야마하 오토바이를 가지고 있었습니다. 그는 제가 언제나 오토바이를 자유롭게 빌릴 수 있도록 해줬죠.
Abimin bana seve seve ödünç verdiği harika bir Yamaha motosikleti vardı.Mein Bruder hat dieses großartige Yamaha Motorrad. und er war freigebig bereit, es mir zu leihen.
Abimin bana seve seve ödünç verdiği harika bir Yamaha motosikleti vardı.Mi hermano tenía su gran moto Yamaha que estaba dispuesto a prestarme libremente.
Abimin bana seve seve ödünç verdiği harika bir Yamaha motosikleti vardı.Mijn broer had een grote Yamaha motorfiets die hij mij gratis uitleende.
Abimin bana seve seve ödünç verdiği harika bir Yamaha motosikleti vardı.Mio fratello aveva una moto Yamaha spettacolare che mi prestava tranquillamente.
Abimin bana seve seve ödünç verdiği harika bir Yamaha motosikleti vardı.Mój brat miał wtedy motor Yamaha i nie miał nic przeciwko, kiedy chciałem go pożyczyć.
Abimin bana seve seve ödünç verdiği harika bir Yamaha motosikleti vardı.Або коли мій брат давав мені покататись на цьому прекрасному мотоциклі Ямаха.
Abimin bana seve seve ödünç verdiği harika bir Yamaha motosikleti vardı.Брат ми имаше страхотен мотоциклет Yamaha, който ми даваше да карам на воля.
Abimin bana seve seve ödünç verdiği harika bir Yamaha motosikleti vardı.У моего брата был великолепный мотоцикл Yamaha, на котором он давал мне покататься каждую неделю.
Abimin bana seve seve ödünç verdiği harika bir Yamaha motosikleti vardı.לאחי היה את אופנוע הימהה הנפלא הזה שהוא היה מוכן להשאיל לי בחופשיות.
Abimin bana seve seve ödünç verdiği harika bir Yamaha motosikleti vardı.كان لأخي دراجة ياماها النارية والتي كان مستعداً لأعارتي إياها وقتما شئت
Abimin bana seve seve ödünç verdiği harika bir Yamaha motosikleti vardı.私に自由に使わせてくれました ポリスの"シンクロニシティ"のカセットが
Abimin ismiyle bana : "Andy, Andy, nasılsın?" diye sordu."Andy, Andy, come stai?" ha detto, chiamandomi col nome di mio fratello maggiore.
Abimin ismiyle bana : "Andy, Andy, nasılsın?" diye sordu."Andy, Andy, comment ça va? " a-t-elle dit en m'appelant par le nom de mon grand frère.
Abimin ismiyle bana : "Andy, Andy, nasılsın?" diye sordu."Andy, Andy, ¿cómo estás?" -- dijo -- usando el nombre de mi hermano mayor.
Abimin ismiyle bana : "Andy, Andy, nasılsın?" diye sordu."Andy, Andy, cum te simți?", m-a întrebat, spunându-mi pe numele fratelui meu mai mare.
Abimin ismiyle bana : "Andy, Andy, nasılsın?" diye sordu."Andy, Andy, kamu baik-baik saja?" katanya, memanggil nama kakak laki-laki saya.
Abimin ismiyle bana : "Andy, Andy, nasılsın?" diye sordu."Andy, Andy, wie geht es Dir?" fragte sie und gebrauchte den Namen meines älteren Bruders.
Abimin ismiyle bana : "Andy, Andy, nasılsın?" diye sordu."Andy, jak się czujesz?" - zapytała, używając imienia mojego starszego brata.
Abimin ismiyle bana : "Andy, Andy, nasılsın?" diye sordu."앤디 앤디! 괜찮니?" 하십니다. 저희 형 이름을 불러가며 말이죠.
Abimin ismiyle bana : "Andy, Andy, nasılsın?" diye sordu."Άντυ, Άντυ, πώς είσαι;" είπε, χρησιμοποιώντας το όνομα του μεγαλύτερου αδελφού μου.
Abimin ismiyle bana : "Andy, Andy, nasılsın?" diye sordu."Анди, Анди, как си?", каза тя, като използва името на по-възрастния ми брат.
Abimin ismiyle bana : "Andy, Andy, nasılsın?" diye sordu."Энди, Энди, как ты?" - кричит она, называя меня именем моего старшего брата.
Abimin ismiyle bana : "Andy, Andy, nasılsın?" diye sordu."אנדי, אנדי, איך אתה מרגיש?" היא אמרה, וקראה לי בשמו של אחי הגדול.
Abimin ismiyle bana : "Andy, Andy, nasılsın?" diye sordu." أندي .. أندي .. هل انت بخير .؟ " لقد استخدم اسم أخي الكبير
Abimin ismiyle bana : "Andy, Andy, nasılsın?" diye sordu.(笑)
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Chcem, aby ste vedeli, že ja, môj brat a sestra naozaj radi jeme pečené kelové lupienky.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Haluan teidän tietävän, että minä, veljeni ja sisareni itse asiassa pidämme paistetuista kaalilastuista.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Ik wil dat u weet dat ik, mijn broer en zus gebakken boerenkoolschijfjes lekker vinden.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Jag vill att ni ska veta att jag, min bror och min syster faktiskt gillar att äta grönkålschips.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Já, můj bratr a moje sestra máme rádi chipsy z pečené kapusty.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Jeg, min bror og min søster kan faktisk godt lide at spise grønkålschips.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Je veux que vous sachiez que moi, mon frère et ma soeur aimons vraiment manger des chips de choux.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.저는 여러분이, 저와 저의 형제 자매들이 실제로 구운 케일 칩을 먹는 것을 좋아한다는 걸 아셨으면 합니다.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.lubimy chipsy z kapusty włoskiej.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Quero que saibam que eu e os meus irmãos gostamos de comer folhas de couve assadas no forno.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Quiero que sepan que a mi hermano, a mi hermana y a mí nos gusta la col verde al horno.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Saya ingin kita tahu bahwa saya, dan saudara-saudara saya sebenarnya menyukai kripik kubis.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Sie sollten wissen, dass mein Bruder und meine Schwester Fritten aus Kohl wirklich gerne essen.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Tôi muốn các bạn biết rằng tôi, anh trai và chị gái thực sự rất thích ăn các loại snack rau cải nướng.