aştın ile cümle

aştın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sen dün okulu astın mı?You played hooky yesterday?
Çizgiyi aştın.You crossed the line.
Hiç çamaşır astın mı?Have you ever hung up washing?
Sen hiç giysilerini balkona astın mı?Have you ever pegged your clothes up in the balcony?
Sen yetkini aştın.You have overstepped your authority.
Bugün okulu astın ve sebebini bilmek istiyorum.You skipped school today and I want to know why.
Bu sefer haddinizi aştınız.This time, you've gone too far.
Yetkinizi aştınız.You've exceeded your authority.
Maksimum davetiye sayısını aştınız.You have exceeded the maximum number of invites.
Çizmeyi aştın.You've gone too far.
Hiç okulu astın mı?Have you ever skipped school?
Şimdi çizmeyi aştın.Now you've gone too far.
Neden okulu astın?Why did you skip school?
Sen çamaşırları astın.You have hung up the laundry.
O performansla, kendini aştın. Tebrikler!With that performance, you have surpassed yourself. Congratulations!
RAB Kayin'e, "Niçin öfkelendin?" diye sordu, "Niçin surat astın?"And the Lord said to him: Why art thou angry? and why is thy countenance fallen?
Dün kendini aştın.You outdid yourself yesterday.
Anne Marie Astin, Avustralyalı biyokimyacı ve adli tıp uzmanıdır.Anne Marie Astin is an Australian biochemist and forensic expert.
Sean Astin – Bob Newby, Joyce ve Hopper'ın eski okul arkadaşı.Sean Astin as Bob Newby, a former schoolmate of Joyce and Hopper.
Astinus Kaos Savaşına kadar bütün tarihi olduğu gibi kayıt altına almıştır.Astinus records all history as it happens until the Chaos War, when he disappears.
Gilean'ın aslında Astinus olduğu hakkında söylentiler vardır.It has been speculated that Ivanov was in fact Stalin.
Tanrım, onu astın?My god, you hung him?
RAB Kayine, ‹‹Niçin öfkelendin?›› diye sordu, ‹‹Niçin surat astın?Yahweh said to Cain, "Why are you angry? Why has the expression of your face fallen?
Bu sefer haddinizi aştınız.Diesmal sind Sie zu weit gegangen.
"Ay astındağı üy" (rej.Weil der Mond schien... (franz.
Haddini aştın.T'as dépassé les bornes des limites.
Ancak gerçekte Astinus onun oğludur.Kujō Hisatsune est son fils.
Anne Marie Astin, Avustralyalı biyokimyacı ve adli tıp uzmanıdır.Anne Marie Astin es una bioquímica y experta forense australiana.
"Ay astındağı üy" (rej.«Пока не взошла Луна» (яп.
Sean Astin – Bob Newby, Joyce ve Hopper'ın eski okul arkadaşı.Шон Астин — Боб Ньюби, бывший одноклассник Джойс и Джима.
Yüzbaşı Boylar Sean Astin ....Boylar Sean Astin....
Astinus Kaos savaşından sonra görülmemektedir.Po wojnie nie zapomniano o Hachikō.
"Ay astındağı üy" (rej.Ciemność: Luna (jap.
"Ay astındağı üy" (rej.«Повернутись зі світанком» (крим.
"Ay astındağı üy" (rej.Dům U měsíce (R.
"Ay astındağı üy" (rej.満月に吠えろ (japán nyelven).
Sean Astin – Bob Newby, Joyce ve Hopper'ın eski okul arkadaşı.Sean Astin sebagai Bob Newby, mantan teman sekolah Joyce dan Hopper.
Sean Astin – Bob Newby, Joyce ve Hopper'ın eski okul arkadaşı.Sean Astin trong vai Bob Newby, một bạn học cũ của Joyce và Hopper.
Anne Marie Astin, Avustralyalı biyokimyacı ve adli tıp uzmanıdır.אן מארי אסטין (Anne Marie Astin) היא ביוכימאית אוסטרלית ומומחית לזיהוי פלילי.
Astinus, Palanthas Kütüphanesi'nin baş kütüphanecisidir.אסטינוס שומר ההיסטוריה הוא הספרן הראשי של ספריית פלנתאס.
Burada Astinus ona yardımcı olmuş kütüphaneye almıştır.אסטינוס מוסר להם את הספר האחרון בספריה.
Sean Astin – Bob Newby, Joyce ve Hopper'ın eski okul arkadaşı.Sean Astin kao Bob Newby - bivši školski kolega Joyce i Hoppera.
"Ay astındağı üy" (rej."The Other Side of the Moon" (kompilacija starijih materijala izdana samo u Japanu 1998.)
Ancak gerçekte Astinus onun oğludur.Piritos je bil njegov sin.
Astın, şu Kızılderili saç kesimi olan, yardıma gelmemi söyledi.Din underordnade med mohawk bad mig hjälpa dig.
Astın, şu Kızılderili saç kesimi olan, yardıma gelmemi söyledi.Din underordnede med mohawk bad mig om at hjælpe dig.
Astın, şu Kızılderili saç kesimi olan, yardıma gelmemi söyledi.Il tuo subordinato, quello con il moicano, mi ha chiesto di venirti ad aiutare.
Astın, şu Kızılderili saç kesimi olan, yardıma gelmemi söyledi.Irokeesitukkainen alaisesi pyysi tulemaan apuun.
Astın, şu Kızılderili saç kesimi olan, yardıma gelmemi söyledi.O seu subordinado, aquele que usa a crista, pediu que a ajudasse.
Astın, şu Kızılderili saç kesimi olan, yardıma gelmemi söyledi.Pani podwładny, ten z irokezem, prosił, żebym pani pomogła.
Astın, şu Kızılderili saç kesimi olan, yardıma gelmemi söyledi.Su subordinado, el hombre de la cresta, me ha pedido que venga a ayudarla..
Astın, şu Kızılderili saç kesimi olan, yardıma gelmemi söyledi.Ο υφιστάμενός σου με το λοφίο μου ζήτησε να έρθω να σε βοηθήσω.
Astın, şu Kızılderili saç kesimi olan, yardıma gelmemi söyledi.Твой подчинённый, тот, с "ирокезом", попросил меня прийти тебе на помощь.
Bir astınızı düşünmeye vaktiniz var mı?!Ha anche il tempo di preoccuparsi di un subalterno?
Bir astınızı düşünmeye vaktiniz var mı?!Har du tid att bry dig om dina undersåtar?
Bir astınızı düşünmeye vaktiniz var mı?!Har du tid til at bekymre dig om mig?
Bir astınızı düşünmeye vaktiniz var mı?!Ma pan czas martwić się o los płotki?
Bir astınızı düşünmeye vaktiniz var mı?!Onko teillä aikaa murehtia alaista?
Bir astınızı düşünmeye vaktiniz var mı?!Tem lá tempo para se preocupar com um dos mais reles subalternos?!
Bir astınızı düşünmeye vaktiniz var mı?!¿Tiene tiempo para preocuparse de uno de sus subordinados?

İlgili Sayfalar