aşağıya ile cümle
aşağıya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
‹‹Dönüp dağdan aşağıya indim. Dağ alev alev yanıyordu. Antlaşmanın iki levhası iki elimdeydi."Di vuelta y descendí del monte que ardía en fuego, con las dos tablas del pacto en mis dos manos
‹‹Dönüp dağdan aşağıya indim. Dağ alev alev yanıyordu. Antlaşmanın iki levhası iki elimdeydi.Je retournai et je descendis de la montagne tout en feu, les deux tables de l`alliance dans mes deux mains.
‹‹Dönüp dağdan aşağıya indim. Dağ alev alev yanıyordu. Antlaşmanın iki levhası iki elimdeydi.내가 돌이켜 산에서 내려 오는데 산에는 불이 붙었고 언약의 두 돌판은 내 손에 있었느니라
‹‹Dönüp dağdan aşağıya indim. Dağ alev alev yanıyordu. Antlaşmanın iki levhası iki elimdeydi.Tedy obrátiv se, sstoupil jsem s hory, (hora pak hořela ohněm), dvě dsky smlouvy maje v obou rukou svých.
‹‹Dönüp dağdan aşağıya indim. Dağ alev alev yanıyordu. Antlaşmanın iki levhası iki elimdeydi.Vậy , ta bèn xây lại đi xuống núi , cả núi vẫn có lửa cháy : hai tay ta cầm hai bảng đá về sự giao_ước .
‹‹Dönüp dağdan aşağıya indim. Dağ alev alev yanıyordu. Antlaşmanın iki levhası iki elimdeydi.Vậy, ta bèn xây lại đi xuống núi, cả núi vẫn có lửa cháy: hai tay ta cầm hai bảng đá về sự giao ước.
‹‹Dönüp dağdan aşağıya indim. Dağ alev alev yanıyordu. Antlaşmanın iki levhası iki elimdeydi.Я обратился и пошел с горы, гора же горела огнем; две скрижали завета были в обеих руках моих;
‹‹Dönüp dağdan aşağıya indim. Dağ alev alev yanıyordu. Antlaşmanın iki levhası iki elimdeydi.ואפן וארד מן ההר וההר בער באש ושני לחת הברית על שתי ידי׃
‹‹Dönüp dağdan aşağıya indim. Dağ alev alev yanıyordu. Antlaşmanın iki levhası iki elimdeydi.فانصرفت ونزلت من الجبل والجبل يشتعل بالنار ولوحا العهد في يديّ
‹‹Dönüp dağdan aşağıya indim. Dağ alev alev yanıyordu. Antlaşmanın iki levhası iki elimdeydi.於 是 我 轉 身 下 山 、 山 被 火 燒 覂 . 兩 塊 約 版 在 我 兩 手 之 中
‹‹Dönüp dağdan aşağıya indim. Dağ alev alev yanıyordu. Antlaşmanın iki levhası iki elimdeydi.於是 我 轉身 下山 、 山 被 火 燒覂.兩塊約 版 在 我 兩 手 之中
Dükkanların raflarındaki satılık eşyaları aşağıya çekemeyeceğiniz ve etrafa atamayacağınız öğretilirdi.A boltban nem ránthattad le az árukat a polcról és nem dobálhattad őket.
Dükkanların raflarındaki satılık eşyaları aşağıya çekemeyeceğiniz ve etrafa atamayacağınız öğretilirdi.Anda diajari bahwa Anda tidak boleh menarik barang dari rak di toko dan melemparnya ke sana kemari.
Dükkanların raflarındaki satılık eşyaları aşağıya çekemeyeceğiniz ve etrafa atamayacağınız öğretilirdi.A una le enseñaban que no podía sacar las cosas de los estantes en la tienda y arrojarlas por ahí.
Dükkanların raflarındaki satılık eşyaları aşağıya çekemeyeceğiniz ve etrafa atamayacağınız öğretilirdi.Bạn được dạy rằng mình không thể lôi hàng ra khỏi kệ trong cửa hàng và ném nó lung tung.
Dükkanların raflarındaki satılık eşyaları aşağıya çekemeyeceğiniz ve etrafa atamayacağınız öğretilirdi.Ensinavam-nos que não podíamos tirar a mercadoria das prateleiras e deixá-las espalhadas pela loja.
Dükkanların raflarındaki satılık eşyaları aşağıya çekemeyeceğiniz ve etrafa atamayacağınız öğretilirdi.Erai invatata ca nu puteai sa iei marfa depe rafturi din magazin si sa o arunci in jur.
Dükkanların raflarındaki satılık eşyaları aşağıya çekemeyeceğiniz ve etrafa atamayacağınız öğretilirdi.Geen spullen uit winkelrekken pakken om die dan rond te gooien.
Dükkanların raflarındaki satılık eşyaları aşağıya çekemeyeceğiniz ve etrafa atamayacağınız öğretilirdi.가게의 선반에서 물건들을 꺼내서 여기저기 던질 수가 없다는 걸 배웠습니다.
Dükkanların raflarındaki satılık eşyaları aşağıya çekemeyeceğiniz ve etrafa atamayacağınız öğretilirdi.Man fick lära sig att inte ta saker från hyllorna i en affär och leka med dem.
Dükkanların raflarındaki satılık eşyaları aşağıya çekemeyeceğiniz ve etrafa atamayacağınız öğretilirdi.Man lærte, at man ikke kan hive varer ned af hylderne i butikken og kaste rundt med tingene.
Dükkanların raflarındaki satılık eşyaları aşağıya çekemeyeceğiniz ve etrafa atamayacağınız öğretilirdi.Naučili nás, že nemůžeme dělat v obchodě nepořádek a vyhazovat věcí z regálu okolo sebe.
Dükkanların raflarındaki satılık eşyaları aşağıya çekemeyeceğiniz ve etrafa atamayacağınız öğretilirdi.On vous expliquait que vous ne pouvez pas retirer la marchandise des rayons et la balancer dans le magasin.
Dükkanların raflarındaki satılık eşyaları aşağıya çekemeyeceğiniz ve etrafa atamayacağınız öğretilirdi.Opetettiin, ettei kaupan hyllyistä oteta tavaraa viskeltäväksi ympäriinsä.
Dükkanların raflarındaki satılık eşyaları aşağıya çekemeyeceğiniz ve etrafa atamayacağınız öğretilirdi.Ti insegnavano che non si poteva tirar giù la merce dagli scaffali e buttarla in giro per il negozio.
Dükkanların raflarındaki satılık eşyaları aşağıya çekemeyeceğiniz ve etrafa atamayacağınız öğretilirdi.Uczono, że w sklepie nie można rozrzucać towarów. Uczono, że w sklepie nie można rozrzucać towarów.
Dükkanların raflarındaki satılık eşyaları aşağıya çekemeyeceğiniz ve etrafa atamayacağınız öğretilirdi.Μάθαινες ότι δε μπορείς να τραβάς το εμπόρευμα από τα ράφια του μαγαζιού και να το ρίχνεις τριγύρω.
Dükkanların raflarındaki satılık eşyaları aşağıya çekemeyeceğiniz ve etrafa atamayacağınız öğretilirdi.Нас учили тому, что нельзя хватать товары с полок в магазине и швыряться ими.
Dükkanların raflarındaki satılık eşyaları aşağıya çekemeyeceğiniz ve etrafa atamayacağınız öğretilirdi.Не можна брати товари з полиць в магазині і їх розкидати.
Dükkanların raflarındaki satılık eşyaları aşağıya çekemeyeceğiniz ve etrafa atamayacağınız öğretilirdi.Учеха те, че не може да сваляш стоката от рафтовете в магазина и да я хвърляш наоколо.
Dükkanların raflarındaki satılık eşyaları aşağıya çekemeyeceğiniz ve etrafa atamayacağınız öğretilirdi.לימדו אותנו שאסור לגנוב סחורה מהמדפים בחנות ולפזר אותה מסביב.
Dükkanların raflarındaki satılık eşyaları aşağıya çekemeyeceğiniz ve etrafa atamayacağınız öğretilirdi.تعلمنا أن لا نأخذ المشتريات من الرفوف في المتجر ورميها بعيداً .
Dükkanların raflarındaki satılık eşyaları aşağıya çekemeyeceğiniz ve etrafa atamayacağınız öğretilirdi.放り投げてはいけないと教えられました さて この子達が3年生4年生になった頃
Düşük başlayıp roket hızıyla yükseldiler, 2003'de tepe noktası yaptılar, sonra aşağıya indiler.낮은 위치에서 시작해 급상승하다가, 2003년에 정점을 찍고 현재 내려오고 있습니다.
Düşük başlayıp roket hızıyla yükseldiler, 2003'de tepe noktası yaptılar, sonra aşağıya indiler.2003年にあそこでピークを迎えます 現在は下がってきています でも、ゆっくりとしか下がらないのです
Düşük başlayıp roket hızıyla yükseldiler, 2003'de tepe noktası yaptılar, sonra aşağıya indiler.Alacsonyan kezdték, az egekbe szöktek, csúcsértéket értek el 2003-ban és most alacsonyan állnak.
Düşük başlayıp roket hızıyla yükseldiler, 2003'de tepe noktası yaptılar, sonra aşağıya indiler.Alkutilanne oli matala, nousu oli räjähdysmäinen huippu saavutettiin vuonna 2003, ja tässä he ovat nyt.
Düşük başlayıp roket hızıyla yükseldiler, 2003'de tepe noktası yaptılar, sonra aşağıya indiler.Au început slab, a crescut vertiginos, au atins maxima în 2003, şi acum coboară.
Düşük başlayıp roket hızıyla yükseldiler, 2003'de tepe noktası yaptılar, sonra aşağıya indiler.Comanzaron bajo, se elevaron, llegaron a una cima en el 2003, y ahora están abajo.
Düşük başlayıp roket hızıyla yükseldiler, 2003'de tepe noktası yaptılar, sonra aşağıya indiler.Começaram em baixo, dispararam, atingiram um pico em 2003, e agora estão a descer.
Düşük başlayıp roket hızıyla yükseldiler, 2003'de tepe noktası yaptılar, sonra aşağıya indiler.De började lågt, de sköt i höjden, de nådde en topp däruppe 2003, och nu är de på väg ned.
Düşük başlayıp roket hızıyla yükseldiler, 2003'de tepe noktası yaptılar, sonra aşağıya indiler.Hanno cominciato piano, sono andati alle stelle, hanno raggiunto l'apice nel 2003, ed ora stanno riscendendo.
Düşük başlayıp roket hızıyla yükseldiler, 2003'de tepe noktası yaptılar, sonra aşağıya indiler.Họ khởi đầu từ tốn, họ bỗng tăng vọt, họ lên tới đỉnh ở đây vào năm 2003, và bây giờ họ đang đi xuống.
Düşük başlayıp roket hızıyla yükseldiler, 2003'de tepe noktası yaptılar, sonra aşağıya indiler.Mulai rendah, lalu meroket, memuncak diatas sana di tahun 2003, and sekarang mereka turun.
Düşük başlayıp roket hızıyla yükseldiler, 2003'de tepe noktası yaptılar, sonra aşağıya indiler.Začali nízko, pak vyletěli nahoru, vrcholu dosáhli tady, v roce 2003, a teď jsou níže.
Düşük başlayıp roket hızıyla yükseldiler, 2003'de tepe noktası yaptılar, sonra aşağıya indiler.Začali nízko, potom prudko vzrástli, vrchol dosiahli tam hore v roku 2003 a teraz sú dole.
Düşük başlayıp roket hızıyla yükseldiler, 2003'de tepe noktası yaptılar, sonra aşağıya indiler.Začeli so nizko, poleteli v nebo in dosegli vrh tam zgoraj v letu 2003 in sedaj se spuščajo.
Düşük başlayıp roket hızıyla yükseldiler, 2003'de tepe noktası yaptılar, sonra aşağıya indiler.Zaczęli nisko, wystrzelili w górę, osiągnęli szczyt w 2003 r., a teraz spadają.
Düşük başlayıp roket hızıyla yükseldiler, 2003'de tepe noktası yaptılar, sonra aşağıya indiler.Ze begonnen laag, ze explodeerde, ze piekte hierboven in 2003, en nu zijn ze lager.
Düşük başlayıp roket hızıyla yükseldiler, 2003'de tepe noktası yaptılar, sonra aşağıya indiler.Ξεκίνησαν χαμηλά, εκτινάχθηκαν στα ύψη, έφτασαν στην κορυφή το 2003, και τώρα κατεβαίνουν.
Düşük başlayıp roket hızıyla yükseldiler, 2003'de tepe noktası yaptılar, sonra aşağıya indiler.Започват ниско, изстрелват се нагоре, пикът е тук през 2003 г., а сега са долу.
Düşük başlayıp roket hızıyla yükseldiler, 2003'de tepe noktası yaptılar, sonra aşağıya indiler.Сначала они были низкими, затем взлетели до небес, достигли вершины в 2003 году, а сейчас они опускаются.
Düşük başlayıp roket hızıyla yükseldiler, 2003'de tepe noktası yaptılar, sonra aşağıya indiler.Спочатку вони були внизу, потім злетіли догори, досягнули вершини в 2003 році, а тепер вони опускаються.
Düşük başlayıp roket hızıyla yükseldiler, 2003'de tepe noktası yaptılar, sonra aşağıya indiler.הם התחילו נמוך, הם נסקו מעלה, הם הגיעו לשיא שם ב-2003, וכעת הם בירידה.
Düşük başlayıp roket hızıyla yükseldiler, 2003'de tepe noktası yaptılar, sonra aşağıya indiler.بدأوا بدرجة منخفضة ثم ارتفعوا بسرعة وصلوا إلى أعلى درجة هناك عام 2003 والآن تراجعوا
Düşünün. O çirkin kabloların aşağıya sarkmasını istemezsiniz.벽을 따라 내려오는 전선을 보고 싶은 사람은 없을 것입니다.
Düşünün. O çirkin kabloların aşağıya sarkmasını istemezsiniz.Piensen en ello, no quieren esos desagradables cables por la pared.
Düşünün. O çirkin kabloların aşağıya sarkmasını istemezsiniz.Vous ne voulez pas de ces câbles horribles qui pendent le long du mur.
Düşünün. O çirkin kabloların aşağıya sarkmasını istemezsiniz.А ведь вы бы не хотели видеть противные свисающие провода.
Düşünün. O çirkin kabloların aşağıya sarkmasını istemezsiniz.תחשבו על זה. אתם לא רוצים את החוטים המכוערים האלה יוצאים ממנה.