Ana içeriğe geç
Sözlük

aş ile cümle

aş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
"Çok eğlenmiyormuşsunuz gibi görünüyordu." "Aslında, ben harika zaman geçirdim.""It looked like you weren't having much fun." "Actually, I had a great time."
Asla denemekten vazgeçmeyeceğim.I'm never going to give up trying.
Onu yapan aslında Mary olduğu zaman sanırım yanlışlıkla onun Tom olduğunu söyledim.I think I mistakenly said it was Tom when it was actually Mary that did that.
Eğer bu önemli olmasa bunu yapmanı asla istemem.I'd never ask you to do this if it weren't important.
Biz asker değiliz.We're not soldiers.
Asker "umarım Noel için yurda döneceğiz", dedi."I hope we'll be home for Christmas", said the soldier.
Aşk galip gelecektir.Love will prevail.
Aşırı tepki veriyorsun.You're overreacting.
Aşırı tepki gösteriyorsun.You're overreacting.
Kimin izlediğini asla bilmiyorsun.You never know who's watching.
Seni asla incitmeyeceğimizi biliyorsun.You know we'd never hurt you.
Neyi sevdiğini söyleyebilirsin ama seni asla affetmeyeceğim.You can say what you like, but I'll never forgive you.
Bizin niyetimiz asla seni kazıklamak değildi.It was never our intention to overcharge you.
O aslında gerçekten güzel bir düşünce.That's actually a really good idea.
Beni şaşırtan şey aslında o ürünü o kadar çok paraya satabildikleridir.What surprises me is that they can actually sell that product for so much money.
Biz bunu asla tekrar yapmak zorunda kalmayacağız.We'll never have to do this again.
Tom bir kızın aşık olabileceği bir adam türü.Tom is the kind of guy that a girl could fall in love with.
Aşk ve nefret arasında ince bir çizgi vardır.There's a fine line between love and hate.
Asansör kapıları açılmadı.The elevator doors wouldn't open.
Annem asla sadece bir ev hanımı olmak istemedi.My mother never wanted to be just a housewife.
Belki Tom âşık.Maybe Tom is in love.
Seni asla bırakmak istemedim ama başka seçeneğim yoktu.I never wanted to leave you, but I had no choice.
Asla Boston'dan ayrılmak istemedim.I never wanted to leave Boston.
Asla Tom'a zarar vermek istemedim.I never wanted to hurt Tom.
Asla itfaiyeci olmak istemedim.I never wanted to be a fireman.
Asla emekli olmak istemiyorum.I never want to retire.
Ben bir daha asla onun adını duymak istemiyorum.I never want to hear his name again.
Öğrenciler asla sınavlara kadar gerçekten ciddi bir çalışma yapmazlar.Students never really study seriously until just before the exams.
Bu karışıklığa karışmamı asla istememiştim.I never wanted you to get involved in this mess.
Asla gitmeni istemedim.I never wanted you to go.
Asla gitmenizi istemedim.I never wanted you to go.
Tom Mary'ye bir şey olursa kendini asla affetmez.Tom would never forgive himself if anything happened to Mary.
Onların istediğini asla istemeyeceksin.You'll never want what they want.
O asla eskimez.It never gets old.
Bu asla yaşlanmaz.This never gets old.
Oğlan oyuncak askerleri ile oynuyor.The boy is playing with his toy soldiers.
Mary'ye aşık mısın?Do you have a crush on Mary?
Ona aşık mısın?Do you have a crush on him?
O asla tatmin olmaz.He's never satisfied.
O bir vampire aşık oldu.She fell in love with a vampire.
Asya toplulukları oldukça kapalı olma eğilimindedir.Asian communities tend to be quite closed.
Filmin sonunda aşçı katil çıkmazsa ben ne olayım!I'll be damned, if by the end of the movie the chef doesn't turn out to be the killer.
Başlamak için asla çok geç değildir.It's never too late to start.
Oğlum asi bir genç.My son is a rebellious teenager.
Bence aşk yok.I think love does not exist.
Aşağıya gel!Come down here!
O çok çalışır ve asla şikayet etmez.He works hard and never complains.
Tom'un sizi asansöre götüreceğini sanıyordum.I thought Tom would walk you to the elevator.
Tom'un konuşmayı asla bırakmayacağını düşündüm.I thought Tom would never stop talking.
Tom'un asla susmayacağını düşündüm.I thought Tom would never shut up.
Tom'un asla gitmeyeceğini düşündüm.I thought Tom would never leave.
Onu asla duymayacağımı düşündüm.I thought I'd never hear that.
"Birlikte dans edelim." "Asla sormayacağını düşündüm.""Let's dance together." "I thought you'd never ask."
Aşk güçlüdür, fakat para daha güçlüdür.Love is strong, but money is stronger.
Aşk bir suç değil.Love is not a crime.
Romeo Juliet'e anında aşık oldu.Romeo instantly fell in love with Juliet.
O hemen ona aşık oldu.He instantly fell in love with her.
O anında ona aşık oldu.She instantly fell in love with him.
Yorumları aşağıya bırakmak için çekinmeyinFeel free to leave comments below.
Kız kardeşimi aşağılamaya nasıl cesaret edersin?How dare you insult my sister!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod