Ana içeriğe geç
Sözlük

aşıt ile cümle

aşıt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Toprak asit karakterlidir.Die Verbindung besitzt acide Eigenschaften.
Pikrik asit daha doğru bir ifadeyle 2,4,6-trinitrofenol (TNP) denilen kimyasal bileşiktir.Pikrinsäure (gr. πικρος, pikros = bitter) ist der Trivialname für 2,4,6-Trinitrophenol (TNP).
Bu amino asit L-Sistein’den farklı olarak kükürt atomunun yerine Selenyum atomu barındırır.Selenocystein enthält statt des Schwefelatoms ein Selenatom.
Karboksilik asitlerle kondenzasyon tepkimesi sonucu ester oluşur.Mit Carbonsäurechloriden bilden sich Ester.
Laktik asit : sütte veya yoğurtta bulunur.Die Salatsauce basiert auf Essig oder Joghurt.
Asetilsalisilik asit : Aspirin®'de bulunur.Eintrag zu Aspirin®.
Her proteinin kendisine has özelliklerinin olmasını sağlayan özel amino asit dizilimleri vardır.Die Proteine übernehmen im Körper jeweils spezifische Funktionen, mit denen sich Merkmale ausprägen können.
Bu asitler Gram boyama gibi sıradan yöntemler ile boyanmaya dirençlidirler..Die Instrumente müssen wie normale Klaviere gestimmt werden.
Karboksilik asitlerin tuz ve anyonlarına karboksilat denir.Die Carbonsäuresalze werden Carboxylate und ihre Ester Carbonsäureester genannt.
Bir insan yiyecekler ile birlikte yılda ortalama bir ilâ iki damla karminik asit tüketmektedir..Der durchschnittliche Mensch verbraucht ein bis zwei Tropfen Karminsäure jedes Jahr mit der Nahrung.
Karışımda %39 asit, %61 su vardır.Die Landfläche beträgt 39 %, die Wasserfläche 61 %.
IUPAC adlandırma sistemi yağ asitlerinin isimleri "-oik asit" ekiyle biter.Gemäß der INN-Nomenklatur enden die Namen der rekombinanten Gerinnungsfaktoren mit -cog.
Asit yağmuru Sera gazları OzonAus Sternschnuppen-Regen wird Atmosphären-Staub
Sıvı formik asit (formic acid) uygulamasında çözelti % 65 oranında olmalıdır.Typisch ist eine maximale Luftfeuchtigkeit von 65 % realisierbar.
Örneğim İnek karaciğerinin 100 g'da yaklaşık 0,036 g Askorbik asit bulunmaktadır.Sie benötigen bei einer Eigenmasse von ca. 0,3 Gramm jeden Tag etwa 0,5 Milliliter Nektar.
Ananas sitrik asitçe zengindir.L'ananas est riche en acide citrique.
Yine de Standart Modeldeki bu asitmetriyi açıklayacak bir işleyiş bulunamamıştır.Pourtant aucun mécanisme n'apparaît suffisant dans le modèle standard pour expliquer cette asymétrie.
Katsuobushi'nin belirgin umami tadı yüksek inosinik asit içeriğinden gelmektedir.La saveur umami du katsuobushi vient de sa haute teneur en acide inosinique.
177.8 kJ/mol. proton afinitesi ile bilinen en güçlü asittir.C'est l'acide le plus fort connu, avec une affinité protonique de 177,8 kJ·mol-1.
Emaye asite karşı dayanıklılığı arttırır.Tu laisses l'agressivité monter.
Brønsted–Lowry asit-baz tanımı Arrhenius tanımının genişletilmiş halidir.La théorie de Brønsted-Lowry est une extension de la théorie acide-base d'Arrhenius.
Asit ayrıca bu asitten 1 yıl sonra Friedrich Woehler tarafından keşfedilen İzosiyanik asit'in bir izomeridir.C'est un acide organique, isomère de l'acide isocyanique, découvert un an plus tard par Friedrich Wöhler.
Flandre kırmızı ale ekşi ve asitli bir biradır.Rouge de Flandres, Une bière aigre et complexe.
Hipoiyodik asit yaklaşık 11 civarı pKa ile zayıf bir asittir.C'est un acide faible avec un pKa autour de 10.
İyodik asit +5 oksidasyon durumunda iyot içerir ve halojenlerin saf halde en stabil okso-asitlerinden biridir.Il contient un atome d'iode à l'état d'oxydation +5 et est l'un des oxoacides d'halogène les plus stables.
Thinoil klorid kullanılarak bu yapılar asit klorid gruplarına çevrilir.Leur altération les transforme en chlorites.
Günlük askorbik asit gereksinimi yaş ve cinsiyete bağlı olarak da değişmektedir.Les besoins physiologiques en fer varient selon son âge et le sexe.
Bu alanda üretilen asitler asla satışa sunulmazlar.Ces logiciels ne seront jamais mis sur le marché.
"Asitler ve Bazlar" (PDF).Stratégies et rôles, (dir.)
Bu yağ içinde % 90 doymamış asitler bulunur.Les pays non présents dans ce classement ont un pourcentage d'énergie nucléaire de 0 %.
Toprak asit karakterlidir.Les sols actuels sont acides.
Güçlü Lewis asitleri ile reaksiyona girerek KrF+ ve Kr2F3+ katyon tuzlarını oluşturur.Il forme des sels des cations KrF+ et Kr2F3+ avec les acides de Lewis forts.
Bu ağacın yapraklarında da salisilik asit bulunduğu ispatlanmıştır.Cette étude montre aussi que cet astre contient des sels de sodium.
İsmi, propiyonik asit üretme yeteneğine sahip olmasından dolayı verilmiştir.Il obtient son nom de sa capacité à cracher de l'acide.
Bundan sonra çözelti buharlaştırmaya tabi tutulur ve katı halde tanen (veya tannik asit) elde edilir.Puis elle est mûrie en fût de chêne, ce qui lui confère un goût boisé entre bière lambic et cidre.
Proteinler amino asit polimerleridir.Les protéines sont des polymères d'acides aminés.
Başlangıçta sodyum silikatın asitlenmesi silisik asit Si(OH)4 oluşturur.Lors de l’adjonction d’acide, il y a condensation en acide silicique Si(OH)4.
Gıdaların çoğu asit içerir.La plupart des graines avortent.
1980'lerde, özellikle asit yağmuru şeklinde etkisini gösteren bu sorun son yıllarda azalmıştır.L'acidification et en particulier les retombées acides ont nettement diminué depuis les années 1980.
Bileşik sıklıkla Lewis asiti olarak anılır.Il réagit souvent comme une base de Lewis.
Bütirik asit ) içermesidir.Le Buveur de rosée.
Nitrik asitin lityum tuzudur.Trou souffleur littoral.
Araşidonik asit, doymamış bir omega-6 yağ asidi.L'acide arachidonique est un acide oméga-6.
Aşitaka bu lanetin geldiği yeri öğrenmek için köyünden uzaklaşır.Il décide de quitter son village pour connaître la misère du monde.
Amino asitler, proteinlerin yapı taşlarıdır.Los aminoácidos son los bloques que constituyen las proteínas.
Eklenme ürünleri sıklıkla Lewis asit ve bazları arasında meydana gelir.Los aductos a menudo se forman entre ácidos de Lewis y bases de Lewis.
Gomez ilk büyük rolünü Irvine Welsh'in üç kısa hikâyesinden uyarlanmış Asit Evi filminde aldı.El primer papel importante de Gomez fue en The Acid House, basada en tres relatos cortos de Irvine Welsh.
Katsuobushi'nin belirgin umami tadı yüksek inosinik asit içeriğinden gelmektedir.El característico sabor umami del katsuobushi se debe a su alto contenido en ácido inosínico.
Aşağıdaki değerler, Hammett asitlik fonksiyonu temek alınarak hazırlanmıştır.Los siguientes valores están basados en la función de acidez de Hammett.
SAR, salisilik asit ya da jasmonik asit gibi kimyasal mesajcıların ürününü bağlar.La SAR involucra la producción de mensajeros químicos, tales como el ácido salicílico o el ácido jasmónico.
Dediler: - Asitanenin masraflarından artarsa bizden kalır mı?Dijo, “¿Porqué no nos grabamos mientras lo hacemos?
Diğerleri çok soğuk ortamlarda, veya aşırı tuzlu, asit veya alkali ortamlarda bulunurlar.Otros viven en hábitats muy fríos, y otros en aguas altamente salinas, ácidas o alcalinas.
Maya proteinleri ortalama 466 amino asit uzunluğunda ve 53 kDA ağırlığındadır.Por ejemplo, las proteínas de la levadura tienen en promedio 466 aminoácidos y una masa de 53 kDa.
Perklorik asit NaClO4 ile HCl asitinin reaksiyonu ile elde edilir.El ácido perclórico se elabora tratando el NaClO4 con HCl.
I2O5, SO3 ve S2O6F2 ile iyodil tuzları oluşturur, konsantre sülfürik asit ile ise iyodosil tuzları oluşturur.El I2O5 forma sales yodilo, , con SO3 y S2O6F2, pero las sales yodosil, , con ácido sulfúrico concentrado.
Valproik asit barbitürat etkisini arttırır.El valsartán disminuye la presión arterial.
Diğer amino asitler farklı mikrosistinlerde az ya da daha çok değişkendir.Los demás aminoácidos varían entre las diferentes microcistinas.
Kloroasetik asitin endüstriyel üretimi iki yolla gerçekleştirilir.La síntesis de ácido clorofórmico se lleva a cabo en dos pasos.
"Bir amino-asit tat alıcısı"."Un receptor de sabor de aminoácidos".
Bu lifler % 6 borik asit ihtiva etmektedir.12 % de ácidos saturados.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
aşıt ile cümle - Sayfa 9 - aşıt kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App