Heksos monofosfat çıkarımı, sitrik asit döngüsü... işte oldu.Derivación hexosa monofosfato, ciclo del ácido cítrico... Aquí estamos.
Heksos monofosfat çıkarımı, sitrik asit döngüsü... işte oldu.Derivazione del monofosfato di esosio, ciclo dell'acido citrico... Eccoci qua.
Heksos monofosfat çıkarımı, sitrik asit döngüsü... işte oldu.Envio de adenosina monofosfato, ciclo de ácido cítrico. Aqui estamos.
Heksos monofosfat çıkarımı, sitrik asit döngüsü... işte oldu.Heksosa monofosfat shunt, siklus asam sitrat... Di sini kita.
Heksos monofosfat çıkarımı, sitrik asit döngüsü... işte oldu.Hexosemonophosphatstoß, Zitronensäurezyklus... Hier haben wir's.
Heksos monofosfat çıkarımı, sitrik asit döngüsü... işte oldu.HMP(NADPH, 리보오스 생성), Citric acid cycle(TCA 회로,시트르산 회로,구연산 회로)
Heksos monofosfat çıkarımı, sitrik asit döngüsü... işte oldu.Voie des hexoses phosphates, cycle de l'acide citrique.
Heksos monofosfat çıkarımı, sitrik asit döngüsü... işte oldu.Хексозно монофосфатно паралелно съединение, цикъл на лимонената киселина... Ето ни.
Her bir amino asit için belli bir harf kullanılır.각 아미노산에는 그에 해당하는 문자가 하나씩 있습니다.
Her bir amino asit için belli bir harf kullanılır.Voimme ottaa yhden normaalikielen kirjaimen vastaamaan kutakin aminohappoa.
Her bir amino asit için belli bir harf kullanılır.שיש ייצוג של אות בודדת לכל אחת מחומצות האמינו.
Her bir amino asit için belli bir harf kullanılır.ذلك ان هناك تعيين لحرف مقابل كل حمض أميني.
Her bir amino asit için belli bir harf kullanılır.指定されています これにより、遺伝コードを用いて単語や、文章を
Her bir pirüvik asit için bir kere.각 피루브산 마다,
Her bir pirüvik asit için bir kere.Po jednym na jedną cząsteczkę pirogronianu.
Her bir pirüvik asit için bir kere.Pro obě molekuly pyruvátu zvlášť.
Her bir pirüvik asit için bir kere.Sekali untuk setiap asam piruvat.
Her bir pirüvik asit için bir kere.Uma vez para cada ácido pirúvico.
Her bir pirüvik asit için bir kere.Une fois pour chaque acide pyruvique.
Her bir pirüvik asit için bir kere.По веднъж за всяка пируватна киселина.
Her bir pirüvik asit için bir kere.פעם אחת לכל חומצה פירובית.
Her bir pirüvik asit için bir kere.مرة واحدة لكل من حمض بيروفك.
Her eşlenik ikilide bir asit bir de baz vardır.Dans chaque paire conjuguée, on a un acide et une base.
Her eşlenik ikilide bir asit bir de baz vardır.In elk geconjugeerd paar heb je een zuur en een base.
Her eşlenik ikilide bir asit bir de baz vardır.In ogni coppia coniugata abbiamo un acido e una base.
Her eşlenik ikilide bir asit bir de baz vardır.V každém konjugovaném páru máte kyselinu a zásadu.
Her eşlenik ikilide bir asit bir de baz vardır.W każdej parze sprzężonej jest kwas i zasada.
Her eşlenik ikilide bir asit bir de baz vardır.Σε κάθε συζυγές ζεύγος έχεις ένα οξύ και μια βάση.
Hey bu beş numaralı amino asit için bir kod diyebilmek için yeterli değil en azından.Dan heb je een chromosoom.
Hey bu beş numaralı amino asit için bir kod diyebilmek için yeterli değil en azından.זה בהחלט לא מספיק על מנת לקודד לעשרים חומצות אמינו
Hey bu beş numaralı amino asit için bir kod diyebilmek için yeterli değil en azından.たとえば、これが5つ目のアミノ酸になるとします。
Hidroflorik asit vardı, ve zayıf baz da hidrojeni attığımız zaman oluyor, sadece hidrojen protonunu.Abbiamo l'acido fluoridrico, e la base debole si crea quando si elimina l'idrogeno, il protone dell'idrogeno.
Hidroflorik asit vardı, ve zayıf baz da hidrojeni attığımız zaman oluyor, sadece hidrojen protonunu.Mamy kwas HF. A słaba sada jest wtedy, kiedy po prostu opuścisz jeden wodór, pominiesz jeden kation wodoru.
Hidroflorik asit vardı, ve zayıf baz da hidrojeni attığımız zaman oluyor, sadece hidrojen protonunu.Měli jsme kyselinu fluorovodíkovou a potom slabou bázi, když tam dáte vodík, jen vodíkový proton.
Hidroflorik asit vardı, ve zayıf baz da hidrojeni attığımız zaman oluyor, sadece hidrojen protonunu.Numa solução aquosa
Hidroflorik asit vardı, ve zayıf baz da hidrojeni attığımız zaman oluyor, sadece hidrojen protonunu.Είχαμε υδροφθορικό οξύ και η ασθενής βάση γίνεται οταν διώξεις το υδρογόνο απλά το πρωτόνιο του υδρογόνου.
Hidroflorik asit-- ya da hidrojen florür-- ve flor anyonu gibi.Comme l'acide fluorhydrique, ou fluorure d'hydrogène, et juste
Hidroflorik asit-- ya da hidrojen florür-- ve flor anyonu gibi. Yani bunlar eşlenik ikililer.Σαν το υδροφθορικό οξύ υδροφθόριο και απλά τα ιόντα φθορίου.
Hidroflorik asit zayıf bir asit, sadece flor anyonu. Eksi Flor zayıf bir baz.A Hidrofluorsav egy gyenge sav, csak egy fluorid anion, egy negatív fluorid, egy gyenge bázis.
Hidroflorik asit zayıf bir asit, sadece flor anyonu. Eksi Flor zayıf bir baz.Fluorowodór to słaby kwas, natomiast anion fluorkowy to słaba zasada.
Hidroflorik asit zayıf bir asit, sadece flor anyonu.Kyselina fluorovodíková je slabá kyselina, jen anion fluoru.
Hidroflorik asit zayıf bir asit, sadece flor anyonu.L'acido fluoridrico è un acido debole,
Hidroflorik asit zayıf bir asit, sadece flor anyonu.Waterstoffluoride is een zwak zuur, gewoon een fluoride anion.
Hidroflorik asit zayıf bir asit, sadece flor anyonu.Το υδροφθορικό οξύ είναι ασθενές οξύ Το ανιόν φθορίου είναι ασθενής βάση.
Hidroniyum yaratıyorlar, çevrelerindeki suya proton veriyorlar. Böylece bir asit olarak görüyoruz.Ils créent de l'hydronium en donnant ces protons aux molécules d'eau ça fait de lui un acide
İnsanlar protein dediklerinde aslında uzun amino asit zincirlerinden bahsediyorlar.As proteínas são apenas sequências de aminoácidos.
İnsanlar protein dediklerinde aslında uzun amino asit zincirlerinden bahsediyorlar.Biasanya ketika orang mengatakan protein, mereka berbicara tentang jangka urutan asam amino.
İnsanlar protein dediklerinde aslında uzun amino asit zincirlerinden bahsediyorlar.Normaal als mensen eiwitten zeggen, praten ze over lange sequenties van aminozuren.
İnsanlar protein dediklerinde aslında uzun amino asit zincirlerinden bahsediyorlar.Proteiny jsou jen sekvence aminokyselin.
İnsanlar protein dediklerinde aslında uzun amino asit zincirlerinden bahsediyorlar.Zwykle gdy ludzie mówią o białkach, mówią o długich sekwencjach aminokwasowych.
İnsanlar protein dediklerinde aslında uzun amino asit zincirlerinden bahsediyorlar.Зазвичай, коли люди говорять "протеїни", вони мають на увазі довгу послідовність амінокислот.
İnsanlar protein dediklerinde aslında uzun amino asit zincirlerinden bahsediyorlar.כאשר מדברים באופן כללי על חלבונים,
İnsanlar protein dediklerinde aslında uzun amino asit zincirlerinden bahsediyorlar.عادةً عندما يقول الناس بروتينات ، يتحدثون
Isınmanın ötesinde okyanus sularının asitlenmesi sorunu yaşıyorz.A felmelegedésen kívül, az óceánok elsavasodásának problémájával is küzdünk.
Isınmanın ötesinde okyanus sularının asitlenmesi sorunu yaşıyorz.În afară de încălzire, mai există şi problema acidizării oceanelor.
Isınmanın ötesinde okyanus sularının asitlenmesi sorunu yaşıyorz.온난화 외에도, 바다가 점점 산성화되고 있다는 것도 문제입니다.
Isınmanın ötesinde okyanus sularının asitlenmesi sorunu yaşıyorz.Lämpiämisen lisäksi meillä on merten happamoitumisongelma.
Isınmanın ötesinde okyanus sularının asitlenmesi sorunu yaşıyorz.Más allá del calentamiento, tenemos el problema de que los océanos se están acidificando.
Isınmanın ötesinde okyanus sularının asitlenmesi sorunu yaşıyorz.Mimo oteplování je dalším problémem okyselování oceánů.
Isınmanın ötesinde okyanus sularının asitlenmesi sorunu yaşıyorz.Naast de opwarming, hebben we het probleem dat de oceanen steeds meer verzuren.