En yaygın nükleik asitler deoksiribonükleik asit (DNA) ve ribonükleik asit (RNA)'dır.Nejběžnějšími nukleovými kyselinami jsou kyselina deoxyribonukleová (DNA) a kyselina ribonukleová (RNA).
Bütün asitler hidrojen (H+) içerir.Přenášenou částicí je vodíkový kationt (H+).
Asitlerin pH derecesi 7'den küçüktür.Kyseliny v roztoku mají pH menší než 7.
Fumarik asit meyve tadı veren bir aromaya sahiptir.Kyselina fumarová má ovocnou chuť.
Bir proteinde fosforilasyon birkaç farklı amino asitte meydana gelebilir.Uvnitř bílkoviny může dojít k fosforylaci na několika aminokyselinách.
Fenolftalein asit-baz indikatörü olarak kullanılır.Jako indikátor se používá fenolftalein.
Virüs izolasyon ve nükleik asit saptama testleri, antijen saptama testlerinden daha iyidir.Izolace viru a detekce nukleových kyselin fungují lépe než detekce antigenu.
Glutamat, insan beynindeki temel uyarıcı amino asit nörotransmiteridir.Glutamát je v mozku je primární excitační neurotransmiter.
Bazı bakteriler kısmen asit has olabilirler.Za tmy může být částečně bioluminiscenční.
Glukagon molekülü, 29 amino asitten kurulmuştur.Glukagon je lineární polypeptid tvořený řetězcem 29 aminokyselin.
Bu asit, hidratlardan bir seri oluşturur, birkaçı kristalografik şekilde tanımlanır.Tato látka vytváří celou řadu hydrátů, z roztoků krystalizuje jako heptahydrát.
Sodyum benzoat benzo asitin Sodyum tuzlarındandır.Benzoát sodný je sodná sůl kyseliny benzoové (kyseliny benzenkarboxylové).
Hidroklorik asit buharlaşır.Kyselina chlorovodíková se odpaří.
Proteinlerdeki amino asit kalıntı sayısı birkaç on ile birkaç bin arasında değişebilir.Zastoupení v organochloridech se může lišit o několik desetin procenta.
Nükleik asit ise çift sarmallıdır.Oxid antimonitý je amfoterní.
Bunların metilasyonu genelde proteinlerin nükleik asitlere bağlanmasını düzenlemeye yarar.Ty velmi často kódují proteiny, které jim umožňuje šířit se genomem hostitele.
Teikonik asit moleküllerinin fonksiyonları tam olarak bilinmemektedir.Podstata funkce kyseliny acetylsalicylové nebyla dlouho známa.
Sprengel 1820’lerin başında hümik asitlerin kimyasını araştırmaya başlamıştır.V roce 1829 začal zkoumat vlastnosti chemických prvků.
Bu yüzden bu tepkimeler çoğunlukla bir asit katalizörün varlığında gerçekleştirilir.Tato reakce je v praxi často urychlována přítomností katalyzátoru.
29 Nisan 2008), LSD'nin (liserjik asit dietilamid) mucidi olan İsviçreli bilim insanı.29 aprilie 2008) a fost om de știință elvețian, celebru pentru sintetizarea LSD (acidul lisergic dietilamid).
Bazı bakteriler kısmen asit has olabilirler.Unele bacterii pot fi, de asemenea, parțial acid-rezistente.
En yaygın nükleik asitler deoksiribonükleik asit (DNA) ve ribonükleik asit (RNA)'dır.Cei mai comuni acizi nucleici sunt acidul dezoxiribonucleic (ADN) și acidul ribonucleic (ARN).
İlişkilendirilmiş diğer ilaçlar niasin ve aspirindir (asetilsalisilik asit).Alte medicamente care au fost asociate gutei includ niacina și aspirina (acid acetilsalicilic).
Genlerin moleküler temeli deoksiribonükleik asittir (DNA).Baza moleculară pentru gene este acidul dezoxiribonucleic (ADN).
Bitkilerde ve çoğu hayvanda C vitamini (askorbik asit) üretiminin bir öncülüdür.De asemenea, la cele mai multe plante și animale, este un precursor pentru vitamina C (acid ascorbic).
Sonuçta elde edilen çözeltinin asitliği %1 civarındadır.Printre efectele secundare care au fost intr-un procent de ca.
Hidroklorik asit, kütlece 38% oranında HCl içeren çözeltiler içinde elde edilir.Acidul clorhidric este obținut ca soluții de concentrație 38% HCl.
Amino asitler ikincil yapı elemanları oluşturma yetenekleri bakımından çeşitlilik gösterir.Aminoacizii au un comportament diferit vis-a-vis de posibilitatea formării structurii secundare.
Asitle baz arasındaki tepkime nötrleşme tepkimesi olup bu esnada tuz ve su ortaya çıkar.Reacția de neutralizare este reacția care are loc între un acid și o baza cu formare de sare și apa.
Sülfürik asit, H2SO4, güçlü bir mineral asididir.Acidul sulfuros, H2SO3, este un activ acid mineral anorganic.
Zayıf asitler ise suda çok az çözünürler.Ele sunt capabile să supraviețuiască cu foarte puțină apă.
Aspartik asit (Asp, D) proteinlerin yapısında bulunan 20 standart aminoasitten biridir.Acidul aspartic (abreviat Asp sau D), este unul din cei 20 aminoacizi proteinogeni.
Fulminik asit, HCNO formülüne sahip bir bileşiktir.Acidul fulminic este un compus anorganic cu formula moleculară HCNO.
Ürik asit kristalleşir ve kristaller eklemlerde, tendonlarda ve çevre dokularda birikir.Acidul uric se cristalizează iar cristalele se depun pe încheieturi, tendoane și țesuturile din jurul lor.
Bu reaksiyonda sülfürik asit katalizör olarak kullanılır.Pentru această reacție este nevoie de un catalizator de tip acid Lewis.
Buna karşın, formik asitin buharlaşma entropisi negatif sapma gösterir.Desigur, printre trihalidele de azot are o entalpie negativă de formare.
Glutamik asit epileptik nöbetler ile karıştırılmıştır.Acidul glutamic este implicat în crize epileptice.
Nitrik asit sıvı yakıtlı füzelerde oksitleyici olarak kullanılır.Acidul nitric este folosit ca agent oxidant la rachetele care au combustibil lichid.
Saf stearik asit, beyaz kristaller halindedir.Este o substanță solidă inflamabilă, sub formă de cristale albe.
Karboksilik asitlerin tuz ve anyonlarına karboksilat denir.Sărurile acidului sunt numite carbonați.
Örneğin, tüm canlı hücreler, aynı temel nükleotit ve amino asit küme dizilerini kullanırlar.Például minden élő sejt ugyanazon nukleinsavakat és aminosavakat használja.
En yaygın nükleik asitler deoksiribonükleik asit (DNA) ve ribonükleik asit (RNA)'dır.A leggyakoribb nukleinsavak a dezoxiribonukleinsav (DNS) és a ribonukleinsav (RNS).
20. yüzyılın başında Leblanc işlemi, yerini hidroklorik asit yan ürünleri olmaksızın Solvay işlemi'ne bıraktı.A huszadik században a Leblanc-szódagyártást felváltotta a Solvay-eljárás, melynek nincs sósav mellékterméke.
Liserjik asit dietilamid, kısaca LSD ya da LSD-25, halk arasında asit olarak bilinir.A lizergsav-dietilamid, rövidítve LSD vagy LSD-25 az ergolinok családjába tartozó pszichedelikus drog.
Periyodik asit Heinrich Gustav Magnus ve C. F. Ammermüller tarafından 1833 tarafından keşfedilmiştir.Heinrich Gustav Magnus és C. F. Ammermüller fedezte fel 1833-ban.
Proteinler, 20 farklı tip L-α-amino asitten meydana gelen polimerlerdir.A természetes fehérjék 20 különféle l-α-aminosavból felépülő lineáris polimerek.
Stronsiyum nitrat genellikle nitrik asit ve stronsiyum karbonat arasındaki reaksiyondan elde edilmektedir.A stroncium-nitrátot leggyakrabban salétromsav és stroncium-karbonát reakciójából állítják elő.
177.8 kJ/mol. proton afinitesi ile bilinen en güçlü asittir.A legerősebb ismert sav, protonaffinitása 177,8 kJ/mol.
Asit miktarının yüksek olduğu gölde balık yaşamaz.A magas sótartalom miatt halak nem élnek a tóban.
H5IO6 → HIO4 + 2 H2O Ortoperiyodik asit çeşitli Ka değerlerine sahiptir.H5IO6 → HIO4 + 2 H2O Az ortoperjódsavnak több savi disszociációs állandója is van.
Ester ismi Almanca Essig-Äther 'den gelir, bu, asetik asit etil esterin (etil asetatın) eski bir ismidir.Az észter név a német „essig-äther” kifejezésből ered, az etil-acetát egyik régies nevéből.
Protein sentezi sırasında proteine 20 farklı tür amino asit dahil edilebilir.A fehérjeszintézis során 20 különböző aminosav kerülhet bele a fehérjébe.
İskorbüt, C vitamini (askorbik asit) eksikliği nedeniyle ortaya çıkan bir hastalık.A skorbut a C-vitamin hiánya miatt kialakuló súlyos táplálkozási betegség.
Bu yüzden bu tepkimeler çoğunlukla bir asit katalizörün varlığında gerçekleştirilir.Ezek a reakciók katalizátorok jelenlétében mennek végbe.
Virüsteki nükleik asit 8 tane negatif anlamlı RNA'dan oluşur.Az influenzavírusok genomja nyolc szegmens negatív egyszálú RNS-ből áll.
Örneğin, kodon başına iki baz olsaydı, 16 tane amino asit kodlanabilirdi (4²=16).Ennek magyarázata, hogy egy duplett (két bázis) csak 16 aminosavat tudna kódolni, ami nem elég.
Kalsiyum format, Ca(HCOO)2, formik asitin kalsiyum tuzudur.A kalcium-formiát, Ca(HCOO)2, a hangyasav (HCOOH) kalciummal alkotott sója.
Bu alanda üretilen asitler asla satışa sunulmazlar.Ilyen mennyiségű ékszert egy tételben még sohasem kínáltak eladásra.
Ksenik asit, suyun içinde ksenon trioksitin dağılması ile oluşan bir soy gaz bileşiğidir.A xenonsav egy nemesgázvegyület, mely a xenon-trioxid vízben történő oldódása során keletkezik.
Daha sonra tRNA'ların taşıdığı amino asitler protein oluşturmada kullanılır.A tRNS-ek által szállított aminosavakból ezután összekapcsolódik a fehérje.