Sen kuduza karşı aşılanmalısın.You must be vaccinated against rabies.
Aileden hiçbiri difteriye karşı aşılanmadı.None of the family had been inoculated against diphtheria.
İnsanlarda bu hastalığın önlenmesi, hayvanların bu hastalığa karşı aşılanmasıyla sağlanmaktadır.Prevention of the disease in humans is accomplished by vaccinating animals against the disease.
Bu "şanslıyız" kısmını gelişmekte olan dünyada hiç kimse aşılanmamış olduğu için söylüyorum.I say, "luckily" in part because virtually no one in the developing world was vaccinated.
Bundan kısa bir süre sonra Washington, Amerikan birliklerinin aşılanmasını başlattı.It was not long after this that Washington initiated the inoculation of the American troops.
Tavuk aşılanmasıChicken vaccination
Enikler 6. haftadan itibaren çeşitli viral hastalıklara karşı aşılanmalıdır.Ab dem 6. Lebensmonat ist die Impfung gegen Influenza empfehlenswert.
Aşı en erken 9 yaşında başlanabilir ve 13-26 yaşında aşılanmamış olanların aşılanması öngörülür.Elle consiste à vacciner les filles entre 10 et 13 ans, et les femmes non immunisées en âge de procréer.
İnsanlarda bu hastalığın önlenmesi, hayvanların bu hastalığa karşı aşılanmasıyla sağlanmaktadır.On présume qu'ils sont préservés de cette maladie par leur manière de vivre.
İnsanlarda bu hastalığın önlenmesi, hayvanların bu hastalığa karşı aşılanmasıyla sağlanmaktadır.Si tiene niños en casa hay que cuidarlos de animales que tengan esta enfermedad.
Ayrıca bu aşı, dolaşımdaki enfeksiyonların sayısını azaltarak aşılanmayan çocuklarda da hastalığı önleyebilir.También el tamaño de la vacuola limita lo que se puede almacenar de malato.
Domuzların tedavi edilmesi ve aşılanması bir başka etkili müdahale yöntemidir.Угнетение ферментов, способствующих всасыванию, — еще один из видов взаимодействия.
İnsanlarda bu hastalığın önlenmesi, hayvanların bu hastalığa karşı aşılanmasıyla sağlanmaktadır.A prevenção da doença em seres humanos é alcançada pela vacinação dos animais contra a doença.
Domuzların tedavi edilmesi ve aşılanması bir başka etkili müdahale yöntemidir.Fysiotherapie en verlichting van pijn zijn aanvullende behandelvormen.
İnsanlarda bu hastalığın önlenmesi, hayvanların bu hastalığa karşı aşılanmasıyla sağlanmaktadır.Dierenartsen Zonder Grenzen is trots op zijn bijdrage aan het uitroeien van deze ziekte.
İnsanlarda bu hastalığın önlenmesi, hayvanların bu hastalığa karşı aşılanmasıyla sağlanmaktadır.Prevention sker genom att vaccinera djur mot sjukdomen.
İnsanlarda bu hastalığın önlenmesi, hayvanların bu hastalığa karşı aşılanmasıyla sağlanmaktadır.Prevence nemoci u člověka spočívá v očkování zvířat proti tomuto onemocnění.
İnsanlarda bu hastalığın önlenmesi, hayvanların bu hastalığa karşı aşılanmasıyla sağlanmaktadır.Prevenirea bolii în oameni se face prin vaccinarea animalelor împotriva bolii.
Ayrıca bu aşı, dolaşımdaki enfeksiyonların sayısını azaltarak aşılanmayan çocuklarda da hastalığı önleyebilir.Acest vaccin poate preveni bolile copiilor nevaccinați prin a reduce numărul de infecții în general.
İnsanlarda bu hastalığın önlenmesi, hayvanların bu hastalığa karşı aşılanmasıyla sağlanmaktadır.Az emberi megbetegedések megelőzése az állatok betegség elleni beoltása révén biztosítható.
İnsanlarda bu hastalığın önlenmesi, hayvanların bu hastalığa karşı aşılanmasıyla sağlanmaktadır.Taudin leviämistä ihmisiin ehkäistään rokottamalla eläimiä.
İnsanlarda bu hastalığın önlenmesi, hayvanların bu hastalığa karşı aşılanmasıyla sağlanmaktadır.Η πρόληψη της νόσου στους ανθρώπους γίνεται μέσω εμβολιασμού των ζώων ενάντια στη νόσο.
İnsanlarda bu hastalığın önlenmesi, hayvanların bu hastalığa karşı aşılanmasıyla sağlanmaktadır.Dette gjelder spesielt hos menn siden kvinner blir vaksinert mot denne sykdommen.
Domuzların tedavi edilmesi ve aşılanması bir başka etkili müdahale yöntemidir.衛生昆虫の防除も有効な予防策である。
Ayrıca bu aşı, dolaşımdaki enfeksiyonların sayısını azaltarak aşılanmayan çocuklarda da hastalığı önleyebilir.而且这些疫苗通过减少交叉传染也可以保护未接种疫苗的儿童。
İnsanlarda bu hastalığın önlenmesi, hayvanların bu hastalığa karşı aşılanmasıyla sağlanmaktadır.이런 경우, 오히려 병자가 그 병을 앓게 된 것에 대해 책임을 지게 된다.
İnsanlarda bu hastalığın önlenmesi, hayvanların bu hastalığa karşı aşılanmasıyla sağlanmaktadır.מניעת המחלה בבני אדם מושגת על ידי חיסון בעלי חיים נגד המחלה.
İleriki dönemdeki yanıtı da azaldığından erken dönemde aşılanmak hayati öneme sahiptir.Prerano nas tjera sudbina dijelit od njeg.
İnsanlarda bu hastalığın önlenmesi, hayvanların bu hastalığa karşı aşılanmasıyla sağlanmaktadır.Bolezen pri ljudeh se preprečuje s cepljenjem živali proti bolezni.
Ayrıca bu aşı, dolaşımdaki enfeksiyonların sayısını azaltarak aşılanmayan çocuklarda da hastalığı önleyebilir.Cepivo lahko tudi zmanjša verjetnost za bolezen pri necepljenih otrocih, saj zmanjšuje število okužb v obtoku.
Amerişka Birleşik Devletleri dünyada Kabakulak aşılanma oranı gittikçe azalan tek ülke.Az Egyesült Államok az egyik egyetlen ország, ahol a kanyaró oltások száma csökken.
Amerişka Birleşik Devletleri dünyada Kabakulak aşılanma oranı gittikçe azalan tek ülke.Die USA ist eines der einzigen Länder auf der Welt, in dem die Impfrate für Masern sinkt.
Amerişka Birleşik Devletleri dünyada Kabakulak aşılanma oranı gittikçe azalan tek ülke.les Etats-Unis sont l'un des seuls pays au monde où le taux de vaccination contre la rougeole baisse.
Amerişka Birleşik Devletleri dünyada Kabakulak aşılanma oranı gittikçe azalan tek ülke.Os EUA são um dos únicos países do mundo onde a taxa de vacinação do sarampo está a diminuir.
Amerişka Birleşik Devletleri dünyada Kabakulak aşılanma oranı gittikçe azalan tek ülke.Spojené státy jsou jedinou zemí na světě, kde počet očkování proti spalničkám klesá.
Amerişka Birleşik Devletleri dünyada Kabakulak aşılanma oranı gittikçe azalan tek ülke.Spojené štáty sú jednou z mála krajín na svete, v ktorých očkovanosť proti osýpkam klesá.
Amerişka Birleşik Devletleri dünyada Kabakulak aşılanma oranı gittikçe azalan tek ülke.USA jest jedynym krajem na świecie, gdzie liczba szczepień na odrę spada.
Amerişka Birleşik Devletleri dünyada Kabakulak aşılanma oranı gittikçe azalan tek ülke.САЩ е една от единствените страни в света където нивото на ваксини за заушка намалява.
Amerişka Birleşik Devletleri dünyada Kabakulak aşılanma oranı gittikçe azalan tek ülke.США является одной из немногих стран в мире, где уровень вакцинации от кори снижается.
Bu "şanslıyız" kısmını gelişmekte olan dünyada hiç kimse aşılanmamış olduğu için söylüyorum.Digo "por suerte", en parte porque prácticamente no se vacunó a nadie en el mundo en desarrollo.
Bu "şanslıyız" kısmını gelişmekte olan dünyada hiç kimse aşılanmamış olduğu için söylüyorum.Ho detto fortunatamente perché nel mondo sviluppato quest'anno non era vaccinato praticamente nessuno.
Bu "şanslıyız" kısmını gelişmekte olan dünyada hiç kimse aşılanmamış olduğu için söylüyorum.Ich sage "zum Glück" teilweise, weil praktisch niemand in den Entwicklungsländern geimpft wurde.
Bu "şanslıyız" kısmını gelişmekte olan dünyada hiç kimse aşılanmamış olduğu için söylüyorum.Ik zeg "gelukkig" gedeeltelijk omdat in de derde wereld zo goed als niemand werd gevaccineerd.
Bu "şanslıyız" kısmını gelişmekte olan dünyada hiç kimse aşılanmamış olduğu için söylüyorum.제가 "행운이게도"라고 말하는 것은 부분적으로 개발도상국의 사람들은 사실상 전혀 백신을 맞지 못했습니다.
Bu "şanslıyız" kısmını gelişmekte olan dünyada hiç kimse aşılanmamış olduğu için söylüyorum."Na srečo" pravim zato, ker skoraj nihče v državah v razvoju ni bil cepljen.
Bu "şanslıyız" kısmını gelişmekte olan dünyada hiç kimse aşılanmamış olduğu için söylüyorum.Powiedziałem "szczęście", ponieważ praktycznie nikt nie był szczepiony w krajach rozwijających się.
Bu "şanslıyız" kısmını gelişmekte olan dünyada hiç kimse aşılanmamış olduğu için söylüyorum.Saya bilang, "untungnya", karena hampir semua orang di negara berkembang tidak divaksinasi.
Bu "şanslıyız" kısmını gelişmekte olan dünyada hiç kimse aşılanmamış olduğu için söylüyorum.Spun, parțial "din fericire" deoarece practic nimeni din țările în curs de dezvoltare nu a fost vaccinată.
Bu "şanslıyız" kısmını gelişmekte olan dünyada hiç kimse aşılanmamış olduğu için söylüyorum.Λέω "ευτυχώς", εν μέρει επειδή ουσιαστικά κανείς στον αναπτυσσόμενο κόσμο δεν εμβολιάστηκε.
Bu "şanslıyız" kısmını gelişmekte olan dünyada hiç kimse aşılanmamış olduğu için söylüyorum.Казвам "за късмет" отчасти защото практически никой в развиващия се свят не беше ваксиниран.
Bu "şanslıyız" kısmını gelişmekte olan dünyada hiç kimse aşılanmamış olduğu için söylüyorum.Я говорю "к счастью" лишь частично, потому что в развивающихся странах практически никто не был вакцинирован.
Bu "şanslıyız" kısmını gelişmekte olan dünyada hiç kimse aşılanmamış olduğu için söylüyorum.Я кажу "на щастя" лише частково, тому що в країнах, що розвиваються, практично ніхто не був вакцинований.
Bu "şanslıyız" kısmını gelişmekte olan dünyada hiç kimse aşılanmamış olduğu için söylüyorum.אני אומר "למרבה המזל" בזהירות מכיוון שבעצם אף אחד בעולם המתפתח לא קיבל חיסון.
Bu "şanslıyız" kısmını gelişmekte olan dünyada hiç kimse aşılanmamış olduğu için söylüyorum.و أقول لحسن الحظ, لأنه تقريبا لا يوجد أحد في العالم النامي تم تطعيمه.
Bu "şanslıyız" kısmını gelişmekte olan dünyada hiç kimse aşılanmamış olduğu için söylüyorum.発展途上国では予防接種を受けた人は ほとんどいなかったからです これまでの投資を無駄にしないための
Kabakulak aşılanma oranı gittikçe azalan tek ülke.몇 안 되는 나라 중 하나이기 때문입니다.
Kabakulak aşılanma oranı gittikçe azalan tek ülke.בה שיעור החיסונים לחצבת נמצא בירידה.
Kabakulak aşılanma oranı gittikçe azalan tek ülke.حيث أن معدل فعالية مصل الحصبة يتراجع .
Kabakulak aşılanma oranı gittikçe azalan tek ülke.嘆かわしい事態であり
Matthew ve diğer bir çok kişi, aşılanmayla engellendiği düşünülen bu hastalığı nasıl kapmışlardı?¿Cómo pudieron Matthew y tantos otros contraer una enfermedad que se supone prevenible mediante una vacuna?