Aynı zamanda kendisinin de aşıklık geleneğini pekiştirmesini sağlamıştır.In addition, he has contributed to Curb Your Enthusiasm.
Daha yüksek bitkilerde linalool asiklik monoterpenoiddir.In higher plants, linalool, is an acyclic monoterpenoid.
Organomagnezyum bileşiğini stabilize etmek için siklik veya asiklik eterler gereklidir.Cyclic or acyclic ethers are required to stabilize the organomagnesium compound.
Aşıklık geleneği olan bir köydür.Ein Dorf mit gelebter Tradition.
Bütün ömrünü âşıklık geleneğine sadık kalarak sürdürdü.Actuó en todo momento con absoluta fidelidad a su camarada.
Bütün ömrünü âşıklık geleneğine sadık kalarak sürdürdü.Trascorse la sua vita sempre fedele al papato.
17 yaşından başlayarak, aşıklık geleneğinin en önemli temsilcilerinden oldu.وعندما كانت في السابعة، أصبحت مسئولة عن رعاية إخوانها المكفوفين الأصغر منها.
Aynı zamanda kendisinin de aşıklık geleneğini pekiştirmesini sağlamıştır.Tevens houdt hij er smerige gewoonten op na.
Bütün ömrünü âşıklık geleneğine sadık kalarak sürdürdü.Sinding bleef zijn leven lang trouw aan zijn eigen behoudende stijl.
Âşıklık Geleneği ve Âşık Edebiyatı.Harjunpää ja rakkauden lait.
Aynı zamanda kendisinin de aşıklık geleneğini pekiştirmesini sağlamıştır.Lisäksi hän pilkkaa aikansa nousukkaita.
Aynı zamanda kendisinin de aşıklık geleneğini pekiştirmesini sağlamıştır.Họ vẫn bảo lưu tập tục truyền thống của mình.
Bütün ömrünü âşıklık geleneğine sadık kalarak sürdürdü.生涯、家康の覚えめでたい忠勤ぶりを見せた。
Âşıklık Geleneği ve Âşık Edebiyatı.性察慧,爱尚文艺。
Bütün ömrünü âşıklık geleneğine sadık kalarak sürdürdü.Цял живот си служи, по неволя, с лявата.
Âşıklık Geleneği ve Âşık Edebiyatı.Kas irooniline grotesk või armastusdraama?
Bütün ömrünü âşıklık geleneğine sadık kalarak sürdürdü.Pea kogu oma elu pühendas ta neljavärviprobleemi lahendamisele.