Ana içeriğe geç
Sözlük

aşı ile cümle

aşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom gizlice yıllardır Mary'ye aşık olmuştur.Tom has secretly been in love with Mary for years.
Tom Mary'ye âşık oldu.Tom has fallen in love with Mary.
Tom Mary'ye fena halde âşık.Tom has a terrible crush on Mary.
Tom Mary'ye çok fena âşık.Tom has a crush on Mary.
Tom bir zamanlar Mary'ye çılgınca âşıktı.Tom had once been madly in love with Mary.
Tom Mary'ye asistanı olarak iş verdi.Tom employed Mary to be his assistant.
Tom Mary'nin ona âşık olduğunu bilmiyor.Tom doesn't know that Mary is in love with him.
Tom Mary'yi onun asistanı olarak çalışması için atadı.Tom appointed Mary to act as his assistant.
Tom ve Mary birbirlerine çok âşık.Tom and Mary are very much in love.
Tom ve Mary birbirlerine âşık oldu.Tom and Mary fell in love with each other.
Tom ve Mary birbirlerine sırılsıklam âşık oldular.Tom and Mary fell head over heels in love with each other.
Tom ve Mary derinden âşıklar.Tom and Mary are deeply in love.
Tom ve Mary birbirlerine derinden âşıklar.Tom and Mary are deeply in love with each other.
Bu çılgınca gelebilir fakat sanırım ben hâlâ Mary'ye âşığım.It might sound crazy, but I think I'm still in love with Mary.
Sadece, Tom'un Mary'ye âşık olup olmadığını merak ediyordum.I was just wondering if Tom could possibly be in love with Mary.
İslam yedinci asırda Arap Yarımadasında doğdu.Islam emerged in the Arabian Peninsula in the seventh century.
Hayatı pamuk ipliğine asılı.His life is hanging by a thread.
Şöminemin üstünde asılı duran tabloyu bana veren kişi Tom'du.Tom was the one who gave me the painting that's hanging above my fireplace.
Tom Mary'ye çılgıncasına âşıktı.Tom was madly in love with Mary.
Tom aşırı dozda uyku hapları aldı.Tom took an overdose of sleeping pills.
Tom Mary'ye âşık olduğu gerçeğini saklama girişiminde bulunmadı.Tom made no attempt to hide the fact that he was in love with Mary.
Tom, Mary'nin John'a âşık olduğunu biliyor.Tom knows Mary's in love with John.
Tom gerçekten Mary'ye âşık.Tom is really in love with Mary.
Tom bir kolera aşısı yaptırmak zorunda kaldı.Tom had to get a cholera shot.
Tom'un Mary'ye ait duvarında asılı birkaç fotoğrafı vardı.Tom had several photos of Mary hanging on his wall.
Tom tanıştığı her kadına âşık olur.Tom falls in love with every woman he meets.
Tom Mary'nin duvarında asılı resimlere bakmaktan hoşlandı.Tom enjoyed looking at the paintings hanging on Mary's wall.
Tom aşırı dozda uyuşturucudan öldü.Tom died of a drug overdose.
Tom Mary'ye âşık olmayı beklemiyordu.Tom didn't expect to fall in love with Mary.
Tom Mary gibi bir kadına asla âşık olmadı.Tom could never fall for a woman like Mary.
Arkadaşlarımın çoğu, Tom ve Mary'nin aşırı korumacı ebeveynler olduklarını düşünüyorlar.Many of my friends think that Tom and Mary are overprotective parents.
Tom ve Mary'nin birbirlerine âşık olacaklarını asla tahmin etmezdim.I would never have guessed that Tom and Mary would fall in love with each other.
Onların şapkaları orada asılı.Their hats are hanging over there.
Lütfen aşırıya kaçmayın.Please don't overdo it.
Tom, âşık olduğunu düşünüyor.Tom thinks he's in love.
Tom âşık gibi görünüyor.Tom seems to be in love.
Gençlik, teknolojiye aşıktır.The youth is in love with technology.
Bu yıl birçok insan gribe karşı aşı yaptırdı.Many people have been vaccinated against the flu this year as well.
İlk kez aşık olduğunda kaç yaşındaydın?How old were you when you fell in love for the first time?
İnternetin aşırı kullanımı tıbbi veya psikiyatrik bir sorun değildir.Excessive use of the Internet is not a medical or psychiatric issue.
Âşık olmak biraz zaman alır.Falling in love takes some time.
Ben çok âşığım!I'm so in love!
Ben alışılmadık bir yere aşık oldum.I fell in love in an unlikely place.
Peter o kıza aşık olmuştu.Peter had fallen in love with that girl.
O, gün aşırı onu hastanede görmek için gitti.He went to see her in the hospital every other day.
Sen kuduza karşı aşılanmalısın.You must be vaccinated against rabies.
O, asistanına oldukça fazla güvenir.He trusts his assistant quite a lot.
Sandalye çok yüksekti ve kendimi havada asılı bacaklarım ile buldum.The chair was too high, and I found myself with my legs hanging in the air.
Bay Eliot'un asistanı olarak çalışmaktayım.I work as Mr. Eliot's assistant.
Anna'nın aşık olduğunu bana söylediği zamanı hatırlıyorum.I remember when Anna told me she fell in love.
Çekici bir kadın mühendise aşık oldum.I fell in love with the charming female engineer.
Öğretmen öğrenciye aşık oldu.The teacher fell in love with the student.
O aşırı miktarda kahve içer.He drinks excessive amounts of coffee.
O surat asıyorsa, bu sinirli olduğundan dolayıdır.If he makes that face it's because he's nervous.
Tanrı bize aşık olma gücünü verdi.God gave us the power to love.
O aşırı tepki veriyor.He's overreacting.
Mary Tom'a aşık ve o onun kendini fark etmesini istiyor.Mary has a crush on Tom and she wants him to notice her.
Mary, sınıfından Tom adındaki yakışıklı bir oğlana aşık.Mary is in love with a handsome boy from her class named Tom.
Tom oldukça çirkin olsa da, Mary hala ona aşık.Even though Tom is quite ugly, Mary still fell in love with him.
Asılmayı vurulmaya tercih ederim.I prefer to be hanged rather than being shot.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod