Onlar aşırılıkçılar.They're extremists.
O bir aşırılık yanlısı.She's an extremist.
Aşırılığı hoş görmüyoruz.We do not tolerate extremism.
Marie aşırı derecede kızardı, başını indirdi ve hiç karşılık vermedi.Marie blushed exceedingly, lowered her head, and made no reply.
Sami ve Leyla gerçekten hızlı aşık oldular.Sami and Layla fell in love really fast.
Sami, Leyla'ya aşık olmuş görünüyordu.Sami seemed to be in love with Layla.
Sami, Leyla'ya derinden aşık.Sami is deeply in love with Layla.
Tom bir doktor asistanıdır.Tom is a physician's assistant.
Asil sözlerini unutma!Remember your noble words!
Aşık olmadığım her şeyi sıkıcı buluyorum.I find it boring everything I do not fall in love with.
Beni böyle asıp bırakamazsın!You can't leave me hanging like that!
İnsanlar tüm dünyada her gün aşık olurlar.People fall in love every day all over the world.
Sana aşık olduğum için bir kar tanesi olmalıyım.I must be a snowflake because I've fallen for you.
Tom'un bunu yapmak zorunda olmasının asıl nedeni bu değil.That isn't the main reason Tom has to do that.
Asistanım otuz yaşındaki Kanadalı bir adam.My assistant is a thirty-year-old Canadian man.
Tom sarhoş olabilirdi ama aşırıya kaçmadı.Tom could've been intoxicated, but he acted sober.
Tom hiç aşık olmayı beklemedi.Tom never expected to fall in love.
Tom aşırı kilolu olmadığını söyledi.Tom said he wasn't overweight.
Aşırı kilolu olduğumu biliyorum.I know that I'm overweight.
Tom bunu gün aşırı yapar.Tom does that every other day.
Tom Mary'yi kendine aşırı güvenmemesi konusunda uyardı.Tom warned Mary not to be overconfident.
Bir asistana ihtiyacım yok.I don't need an assistant.
Tom'un asistanı Kanadalı.Tom's assistant is Canadian.
Tom ve ben yakında aşık olduk.Tom and I soon fell in love.
Tom ve ben hâlâ aşığız.Tom and I are still in love.
Tom'un Mary'ye aşık olduğunu biliyorum.I know Tom's in love with Mary.
Tom ve ben aşık olduk.Tom and I fell in love.
Tom ve ben aşığız.Tom and I are in love.
Mary'nin ona aşık olduğunu Tom'un bildiğini sanmıyorum.I don't think Tom knows that Mary is in love with him.
Tom bana aşık değildi. Meary'ye aşıktı.Tom wasn't in love with me. He was in love with Mary.
Tom bir diş hekimi asistanıdır.Tom is a dental assistant.
Tom aşık görünüyordu.Tom seemed to be in love.
Tom asistanım değildi.Tom wasn't my assistant.
Hâlâ aşık mısın?Are you still in love?
Tom asistanımdı.Tom was my assistant.
Sami kız öğrencilerinden birine aşık oldu.Sami fell in love with one of his female students.
Sami o kıza gerçekten aşıktı.Sami was really in love with that girl.
Sami birisine aşık oldu.Sami fell in love with someone.
Sami Leyla adında Müslüman bir kıza âşık oldu.Sami fell in love with a Muslim girl named Layla.
Sami Müslüman bir kızla tanıştı, sonra ona âşık oldu ve evlendi.Sami met a Muslim girl, fell in love with her and married her.
Tom ve Mary aşık oldular ve üniversiteden mezun olmadan önce evlendiler.Tom and Mary fell in love and got married before they graduated from college.
Mary hâlâ eski sevgilisine aşık.Mary is still in love with her ex-boyfriend.
Tom öğrencilerinden birine aşık oldu.Tom fell in love with one of his students.
Tom eskiden olduğu kadar aşırı kilolu değil.Tom isn't as overweight as he used to be.
Tom Mary'nin ona aşık olduğunu düşünüyor.Tom thinks that Mary has a crush on him.
Tom, Mary'nin ona aşık olduğunu söyledi.Tom said that Mary was in love with him.
Tom, Mary'ye aşık olduğunu söyledi.Tom said that he was in love with Mary.
Tom, Mary'nin bana aşık olduğunu söyledi.Tom said that Mary was in love with me.
Tom hemen Mary'ye aşık oldu.Tom immediately fell in love with Mary.
Tom Mary'nin aşırı kilolu olduğunu söyledi.Tom said that Mary was overweight.
Tom yakında Mary'ye aşık oldu.Tom soon fell in love with Mary.
Tom Mary'ye aşık olduğunu söylüyor.Tom says he's in love with Mary.
Tom dersleri asıyor.Tom has been skipping classes.
Tom'un bir asistanı yok.Tom doesn't have an assistant.
Tom bir öğretmenin asistanıdır.Tom is a teacher's assistant.
Tom okulu asıyordu.Tom has been skipping school.
Mary ona aşıktı.Mary was in love with him.
Tom'un hâlâ sana aşık olduğunu biliyorum.I know Tom is still in love with you.
Tom ve John ikisi de Mary'e aşık olduklarını söylediler.Tom and John both said they were in love with Mary.
Tom ve John her ikisi de Mary'ye aşık.Tom and John are both in love with Mary.