Ana içeriğe geç
Sözlük

aşı ile cümle

aşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onlar Alaska'nın aşırı soğuğundan hoşlanıyorlar.They like the extreme cold of Alaska.
Tom her zaman aşırı kilolu muydu?Has Tom always been overweight?
Mary, Tom'un kişisel asistanıdır.Mary is Tom's personal assistant.
Dünyanın okyanusları asitleniyor?The world's oceans are acidifying.
Tom aşırı derecede sıskaydı.Tom was painfully thin.
O biraz asi.She's a bit of a rebel.
O iyi adamın ne asil bir kalbi var!What a noble heart that good man has!
Ben kimseye aşık değilim.I'm not in love with anyone.
Prens basit bir köylüye aşık oldu ve onunla evlendi.The prince fell in love with a simple peasant girl and married her.
Bu sonbaharda tanıştığımızdan beri ona aşığım.I've been in love with him since we met this autumn.
Asiler boş yere denizaltıyı batırmaya çalıştılar.The rebels tried in vain to sink the submarine.
Test tüpündeki asiti sulandırmak için kaç litre su kullandınız?How many liters of water did you use to dilute the acid in the test tube?
Kosekant fonksiyon grafiği, dikey asimptotlara sahiptir.The graph of the cosecant function has vertical asymptotes.
"Awesome" aşırı kullanılan bir sözcüktür."Awesome" is an overused word.
Aşırı dozda uyuşturucudan öldü.He died of a drug overdose.
Onun diş ağrısının nedeni aşırı tatlı yemekti.The cause of his toothache was overeating of sweets.
Onun aşırı sömürge zihniyeti var. O, İspanyol kültürü için deli oluyor.She has an extreme colonial mentality. She is crazy for Spanish culture.
O spor salonundan gey bir adama âşık oldu.She fell in love with a gay guy from the gym.
Benzoik asit, gıda koruyucusu olarak güvenli midir?Is benzoic acid safe as a food preservative?
Tom kaptanın kızına aşık oldu.Tom fell in love with the captain's daughter.
Betty Tom'a âşık oldu ve onu öldürdü.Betty fell in love with Tom and killed him.
Çorba berbat. Aşırı tuzlu olmuş.The soup is very bad. It's too salty.
Ben ona tamamen aşıktım.I was completely in love with him.
O bir asi!He's a riot!
Amiralin kızına aşık oldu.He fell in love with the admiral's daughter.
Genç bir subaya aşık oldu.She fell in love with a young officer.
Genç bir memura aşık oldu.She fell in love with a young officer.
Genç bir askere aşık oldu.She fell in love with a young soldier.
Ben ona aşık oldum.I fell in love with him.
Ben ona aşinayım.I am familiar with him.
Sülfürik asit, asetik asitten daha güçlüdür.Sulfuric acid is stronger than acetic acid.
Benzoik asit, hidroklorik asitten daha zayıftır.Benzoic acid is much weaker than hydrochloric acid.
Bana aşık olma.Don't fall in love with me.
Takvim duvarda asılı duruyor.The calendar is hanging on the wall.
Başarılı bir avukata âşık oldu.She fell in love with a hotshot lawyer.
Tom fen bilgisi öğretmenine aşık oldu.Tom had a crush on his science teacher.
Glisinden daha basit bir amino asit var mı?Is there a simpler amino acid than glycine?
Yoldaş Tom yoldaş Mary'ye âşık oldu.Comrade Tom fell in love with comrade Mary.
Korkarım bu ifadeye aşina değilim.I'm afraid I'm not familiar with that expression.
Emily'ye aşık oldum.I fell in love with Emily.
Emily Yunan diline aşık.Emily is in love with the Greek language.
HPV aşısı rahim ağzı kanserini önlemeye yardımcı olabilir.The HPV vaccine can help prevent cervical cancer.
Ona âşık olup olmadığımdan emin değilim.I'm not sure if I'm in love with her.
Galiba herkes Mary'ye aşık olduğumu sanıyor.I guess everybody thinks that I'm in love with Mary.
Galiba herkes Mary'ye aşık olduğumu düşünüyor.I guess everybody thinks that I'm in love with Mary.
Öğretmen, kız öğrencilerinin hepsinin ona aşık olmasını sağladı.The teacher made all of his female students fall in love with him.
Gerçekten kaç kez âşık oldun?How many times have you really been in love?
Viyana'lı bir kıza aşık oldum.I fell in love with a girl from Vienna.
Harika bir kıza aşık oldum.I'm in love with a wonderful girl.
Tom'un hastalığının nedeni aşırı yemekti.The cause of Tom's illness was overeating.
Bahse girerim aşıksın.I bet you're in love.
Şükran asil ruhların işaretidir.Gratitude is the sign of noble souls.
O aşırı dramatik olma eğiliminde.She tends to be over-dramatic.
Biraz aşırı dramatik olduğunu düşünüyorum.I think you're being a bit over-dramatic.
Tom, o biraz aşırı dramatik değil mi?Isn't that a little overdramatic, Tom?
Biraz aşırı dramatik olduğunu düşünmüyor musun?Don't you think you're being a little overdramatic?
Tom Mary'ye Alice'e âşık olduğunu söyledi.Tom told Mary that he was in love with Alice.
Gün aşırı kütüphaneye giderim.I go to the library every other day.
Biz çok âşık kaldık.We remained very much in love.
Senin bir asistanın var, değil mi?You have an assistant, right?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod