ağzına ile cümle

ağzına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi.Der Hohepriester aber, Ananias, befahl denen, die um ihn standen, daß sie ihm aufs Maul schlügen.
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi.대제사장 아나니아가 바울 곁에 섰는 사람들에게 그 입을 치라 명하니
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi.Le souverain sacrificateur Ananias ordonna à ceux qui étaient près de lui de le frapper sur la bouche.
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi.Ma il sommo sacerdote Anania ordinò ai suoi assistenti di percuoterlo sulla bocca
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi.Marele preot Anania a poruncit celor ce stăteau lîngă el să -l lovească peste gură.
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi.Mas o sumo sacerdote, Ananias, mandou aos que estavam junto dele que o ferissem na boca.
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi.Men Ypperstepræsten Ananias befalede dem, som stode hos ham, at slå ham på Munden.
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi.Mutta ylimmäinen pappi Ananias käski lähellä seisovia lyömään häntä vasten suuta.
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi.Nhưng thầy tế lễ thượng phẩm là A-na-nia biểu mấy kẻ đứng gần Phao-lô vả miệng người.
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi.Nhưng thầy tế_lễ thượng phẩm là A-na-nia biểu mấy kẻ đứng gần Phao-lô vả miệng người .
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi."Sla hem op zijn mond", zei de hogepriester Ananias tegen de mannen die vlak bij Paulus stonden.
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi.Tedy Ananijasz, najwyższy kapłan, rozkazał go tym, którzy przy nim stali, bić w gębę.
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi.Tedy nejvyšší kněz Ananiáš kázal těm, kteříž tu stáli, aby jej bili v ústa.
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi.Veliki duhovnik Ananija pa ukaže tistim, ki so stali pri njem, naj ga udarijo po ustih.
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi.Y el sumo sacerdote Ananías mandó a los que estaban a su lado, que le golpeasen en la boca
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi.Ypperstepresten Ananias bød da dem som stod der, å slå ham på munnen.
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi.Ο δε αρχιερευς Ανανιας προσεταξε τους παρεστωτας πλησιον αυτου να κτυπησωσι το στομα αυτου.
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi.Архиєрей же Ананїя звелїв тим, що стояли перед ним, бити його в лице.
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi.Первосвященник же Анания стоявшим перед ним приказал бить его по устам.
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi.ויצו חנניה הכהן הגדול את העמדים עליו להכותו על פיו׃
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi.‎فامر حنانيا رئيس الكهنة الواقفين عنده ان يضربوه على فمه‎.
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi.大 祭 司 亞 拿 尼 亞 、 就 吩 咐 旁 邊 站 著 的 人 打 他 的 嘴
Başkâhin Hananya, Pavlusun yanında duranlara onun ağzına vurmaları için buyruk verdi.大 祭司 亞 拿 尼亞 、 就 吩咐 旁 邊 站著 的 人 打 他 的 嘴
Belki çantalarınız ağzına kadar onlarla dolu olacak.Có lẽ bạn sẽ có một túi đầy.
Belki çantalarınız ağzına kadar onlarla dolu olacak.아마 큰 보따리로 가지고 계실 수도 있죠.
Belki çantalarınız ağzına kadar onlarla dolu olacak.Magari ne avrete una gran quantità.
Belki çantalarınız ağzına kadar onlarla dolu olacak.Måske vil I have en pose fuld af dem.
Belki çantalarınız ağzına kadar onlarla dolu olacak.Misschien wel een hele zak vol.
Belki çantalarınız ağzına kadar onlarla dolu olacak.Może będziecie mieć ich całą torbę.
Belki çantalarınız ağzına kadar onlarla dolu olacak.Peut-être en aurez-vous un plein sac.
Belki çantalarınız ağzına kadar onlarla dolu olacak.Poate că veţi avea o întreagă geantă plină cu ele.
Belki çantalarınız ağzına kadar onlarla dolu olacak.Quizá tengan varios.
Belki çantalarınız ağzına kadar onlarla dolu olacak.Talán egy egész csomagnyi lesz Önöknek .
Belki çantalarınız ağzına kadar onlarla dolu olacak.Talvez vocês tenham um saco inteiro cheio com eles.
Belki çantalarınız ağzına kadar onlarla dolu olacak.Vielleicht sogar in größeren Mengen.
Belki çantalarınız ağzına kadar onlarla dolu olacak.Ίσως να έχετε πολλές στην κατοχή σας.
Belki çantalarınız ağzına kadar onlarla dolu olacak.Возможно, у вас будет полная сумка таких точек.
Belki çantalarınız ağzına kadar onlarla dolu olacak.Ще имате пълна чанта с "Джи Пи Ес" точки.
Belki çantalarınız ağzına kadar onlarla dolu olacak.אולי אפילו תהיה לכם שקית מלאה בהם.
Belki çantalarınız ağzına kadar onlarla dolu olacak.ربما ستصبح لديكم حقيبة مليئة من هذا النوع من الأجهزة .
Belki çantalarınız ağzına kadar onlarla dolu olacak.自分のものを失くすことは もはやありません
Benimkini ağzına alacaksın.Ai de gând să mănânce penisul meu. Părul dumneavoastră...
Bir bebek ve parmaklarını ağzına koymuş.To ano, dokonce si dává prsty do pusy.
Bir bebek ve parmaklarını ağzına koymuş.Др.Бет Гаріс: справді, навіть із пальчиком в роті.
Bize boyun eğmeleri için atların ağzına gem vururuz, böylece bütün bedenlerini yönlendiririz.Ako devamo konjem uzde v gobce, da so nam poslušni, vladamo tudi ves njih život.
Bize boyun eğmeleri için atların ağzına gem vururuz, böylece bütün bedenlerini yönlendiririz.An my koně v uzdu pojímáme, aby nám povolni byli, a vším tělem jejich vládneme.
Bize boyun eğmeleri için atların ağzına gem vururuz, böylece bütün bedenlerini yönlendiririz.Chúng ta tra hàm thiếc vào miệng ngựa, cho nó chịu phục mình, nên mới sai khiến cả và mình nó được.
Bize boyun eğmeleri için atların ağzına gem vururuz, böylece bütün bedenlerini yönlendiririz.Chúng_ta tra hàm_thiếc vào miệng ngựa , cho nó chịu phục mình , nên mới sai_khiến cả và mình nó được .
Bize boyun eğmeleri için atların ağzına gem vururuz, böylece bütün bedenlerini yönlendiririz.De pildă, dacă punem cailor frîul în gură, ca să ne asculte, le cîrmuim tot trupul.
Bize boyun eğmeleri için atların ağzına gem vururuz, böylece bütün bedenlerini yönlendiririz.He aquí, ponemos freno en la boca de los caballos para que nos obedezcan y dirigimos también su cuerpo entero
Bize boyun eğmeleri için atların ağzına gem vururuz, böylece bütün bedenlerini yönlendiririz.Hľa, koňom dávame zubadlá do úst, aby nás poslúchaly, a tak sem i ta obraciame celé ich telo.
Bize boyun eğmeleri için atların ağzına gem vururuz, böylece bütün bedenlerini yönlendiririz.Ímé a lovaknak szájába zabolát vetünk, hogy engedelmeskedjenek nékünk, és az õ egész testöket igazgatjuk.
Bize boyun eğmeleri için atların ağzına gem vururuz, böylece bütün bedenlerini yönlendiririz.우리가 말을 순종케 하려고 그 입에 재갈먹여 온 몸을 어거하며
Bize boyun eğmeleri için atların ağzına gem vururuz, böylece bütün bedenlerini yönlendiririz.Kun panemme suitset hevosten suuhun, että ne meitä tottelisivat, niin voimme ohjata niiden koko ruumiin.
Bize boyun eğmeleri için atların ağzına gem vururuz, böylece bütün bedenlerini yönlendiririz.Men når vi lægge Bidsler i Hestenes Munde, for at de skulle adlyde os, så dreje vi også hele deres Legeme.
Bize boyun eğmeleri için atların ağzına gem vururuz, böylece bütün bedenlerini yönlendiririz.Når vi legger bissel i munnen på hestene, forat de skal lyde oss, så styrer vi og hele deres legeme.
Bize boyun eğmeleri için atların ağzına gem vururuz, böylece bütün bedenlerini yönlendiririz.Ora, se pomos freios na boca dos cavalos, para que nos obedeçam, então conseguimos dirigir todo o seu corpo.
Bize boyun eğmeleri için atların ağzına gem vururuz, böylece bütün bedenlerini yönlendiririz.Oto koniom wędzidła w gęby wprawujemy, aby nam powolne były i wszystkiem ciałem ich kierujemy.
Bize boyun eğmeleri için atların ağzına gem vururuz, böylece bütün bedenlerini yönlendiririz.Siehe, die Pferde halten wir in Zäumen, daß sie uns gehorchen, und wir lenken ihren ganzen Leib.
Bize boyun eğmeleri için atların ağzına gem vururuz, böylece bütün bedenlerini yönlendiririz.Вот, мы влагаем удила в рот коням, чтобы они повиновались нам, и управляем всем телом их.

İlgili Sayfalar