ağzına ile cümle
ağzına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.55
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
"Ve onun ağzına her zaman bu mendil tutarak."E tenendo quel fazzoletto sulla bocca per tutto il tempo.
"Ve onun ağzına her zaman bu mendil tutarak."Et maintenant que ce mouchoir sur sa bouche tout le temps.
"Ve onun ağzına her zaman bu mendil tutarak."In je menilo, da robec čez usta ves čas.
"Ve onun ağzına her zaman bu mendil tutarak."I stwierdzając, że chusteczką usta cały czas.
"Ve onun ağzına her zaman bu mendil tutarak."Ja se katsoi, että nenäliinan hänen suunsa koko ajan.
"Ve onun ağzına her zaman bu mendil tutarak."그의 입을 통해 항상 그 손수건을 들고.
"Ve onun ağzına her zaman bu mendil tutarak."Och fann att näsduk över hans mun hela tiden.
"Ve onun ağzına her zaman bu mendil tutarak."Şi a considerat că batista peste gura lui tot timpul.
"Ve onun ağzına her zaman bu mendil tutarak."Und hält das Taschentuch vor den Mund die ganze Zeit.
"Ve onun ağzına her zaman bu mendil tutarak."Và giữ chiếc khăn tay trên miệng tất cả các thời gian.
"Ve onun ağzına her zaman bu mendil tutarak."Y la celebración de ese pañuelo sobre su boca todo el tiempo.
"Ve onun ağzına her zaman bu mendil tutarak."Και κρίνοντας ότι μαντήλι πάνω από το στόμα του όλη την ώρα.
"Ve onun ağzına her zaman bu mendil tutarak."Благослови душа моя жива" сказала вона, іде по дотичній, "це не ви зробили їх taters тим не менш, Міллі? "
"Ve onun ağzına her zaman bu mendil tutarak."И че носна кърпа над устата му през цялото време.
"Ve onun ağzına her zaman bu mendil tutarak.واضاف "القابضة التي منديلا على فمه في كل وقت.
"Ve onun ağzına her zaman bu mendil tutarak.それを介しトーキン! ...
Verdiğim başlıklar herkesin organik şiir gibi konuştuğunu düşündüğümdendir, bunun başlığı "Ağzına bir Ayna".Do un titolo alle cose perché penso che le persone parlino per poemi organici, e questo pezzo si chiama
Verdiğim başlıklar herkesin organik şiir gibi konuştuğunu düşündüğümdendir, bunun başlığı "Ağzına bir Ayna".그리고 저는 사람들이 구조적인 시로 이야기한다고 생각하기 때문에 그것들에 제목을 달았어요. 그리고 그건 "그녀의 입으로의 거울"이라고 불리웠죠.
Verdiğim başlıklar herkesin organik şiir gibi konuştuğunu düşündüğümdendir, bunun başlığı "Ağzına bir Ayna".אני מדגישה זאת כי אני חושבת שדיבור אנושי הוא שירה אורגנית וזה נקרא
Verdiğim başlıklar herkesin organik şiir gibi konuştuğunu düşündüğümdendir, bunun başlığı "Ağzına bir Ayna".واعنون الأشياء لأنني اظن ان الناس يتحدثون في قصائد عضوية وهذه تسمى: " مراّة لفمها"
Verdiğim başlıklar herkesin organik şiir gibi konuştuğunu düşündüğümdendir, bunun başlığı "Ağzına bir Ayna".「彼女の口に鏡をあてる」 ポウレット・ジェンキンズという 収容者のインタビューです
Yağmur mevsiminde nehir ağzına kadar dolduğu için insanlar tekne yarışları düzenliyor.Als in het regenseizoen het waterpeil in de rivieren flink is gestegen, worden er boot races gehouden.
Yağmur mevsiminde nehir ağzına kadar dolduğu için insanlar tekne yarışları düzenliyor.Během dešťového období jsou řeky plné až po okraj a mnozí se účastní lodních závodů.
Yağmur mevsiminde nehir ağzına kadar dolduğu için insanlar tekne yarışları düzenliyor.En la época de lluvias mientras los ríos se llenan hasta el borde, la gente toma parte en carrera de botes.
Yağmur mevsiminde nehir ağzına kadar dolduğu için insanlar tekne yarışları düzenliyor.Κατά τη διάρκεια της βροχερής εποχής, που τα ποτάμια ξεχειλίζουν, ο λαός λαμβάνει μέρος σε λεμβοδρομίες.
Yan çevirdiğinizde su şişenin ağzına denk gelmesinТак, что бы когда бутылка лежит, вода ели ели торкалась горлышка
Yanınıza iki kat para alın. Torbalarınızın ağzına konan parayı geri götürün. Belki bir yanlışlık olmuştur.너희 손에 돈을 배나 가지고 너희 자루 아구에 도로 넣여 온 그 돈을 다시 가지고 가라 혹 차착이 있었을까 두렵도다
Yanınıza iki kat para alın. Torbalarınızın ağzına konan parayı geri götürün. Belki bir yanlışlık olmuştur.og tag så eders Broder og drag atter til Manden!
Yanınıza iki kat para alın. Torbalarınızın ağzına konan parayı geri götürün. Belki bir yanlışlık olmuştur.Ta så eders bror med, og gjør eder rede og dra tilbake til mannen!
Yanınıza iki kat para alın. Torbalarınızın ağzına konan parayı geri götürün. Belki bir yanlışlık olmuştur.וכסף משנה קחו בידכם ואת הכסף המושב בפי אמתחתיכם תשיבו בידכם אולי משגה הוא׃
Yanınıza iki kat para alın. Torbalarınızın ağzına konan parayı geri götürün. Belki bir yanlışlık olmuştur.وخذوا فضة اخرى في اياديكم. والفضة المردودة في افواه عدالكم ردوها في اياديكم. لعله كان سهوا.
Yanınıza iki kat para alın. Torbalarınızın ağzına konan parayı geri götürün. Belki bir yanlışlık olmuştur.又 要 手 裡 加 倍 的 帶 銀 子 、 並 將 歸 還 在 你 們 口 袋 內 的 銀 子 、 仍 帶 在 手 裡 . 那 或 者 是 錯 了
Yanınıza iki kat para alın. Torbalarınızın ağzına konan parayı geri götürün. Belki bir yanlışlık olmuştur.又 要 手裡 加倍 的 帶銀子 、 並將歸還 在 你 們口袋 內 的 銀子 、 仍 帶在手 裡 . 那 或者是 錯了
Yeşu, ‹‹Mağaranın ağzına büyük taşlar yuvarlayın, orayı korumak için adamlar görevlendirin›› dedi,A Jozua riekol: Privaľte veľké kamene k otvoru jaskyne a postavte ku nej mužov, aby ich strážili.
Yeşu, ‹‹Mağaranın ağzına büyük taşlar yuvarlayın, orayı korumak için adamlar görevlendirin›› dedi,Da sagde Josua: "Vælt store Sten for Hulens Indgang og sæt nogle Mænd udenfor til at vogte den.
Yeşu, ‹‹Mağaranın ağzına büyük taşlar yuvarlayın, orayı korumak için adamlar görevlendirin›› dedi,Disse, pois, Josué: Arrastai grandes pedras para a boca da caverna, e junto a ela ponde homens que os guardem.
Yeşu, ‹‹Mağaranın ağzına büyük taşlar yuvarlayın, orayı korumak için adamlar görevlendirin›› dedi,Giô-suê bèn dạy rằng : Hãy lấy đá lớn lấp miệng hang lại , và cắt người canh_giữ .
Yeşu, ‹‹Mağaranın ağzına büyük taşlar yuvarlayın, orayı korumak için adamlar görevlendirin›› dedi,Giô-suê bèn dạy rằng: Hãy lấy đá lớn lấp miệng hang lại, và cắt người canh giữ.
Yeşu, ‹‹Mağaranın ağzına büyük taşlar yuvarlayın, orayı korumak için adamlar görevlendirin›› dedi,"Gulingkan batu-batu besar ke mulut gua itu, dan tempatkan pengawal di situ," kata Yosua
Yeşu, ‹‹Mağaranın ağzına büyük taşlar yuvarlayın, orayı korumak için adamlar görevlendirin›› dedi,In Jozue veli: Privalite velike kamene k vhodu v votlino in postavite prednjo može, da jih varujejo.
Yeşu, ‹‹Mağaranın ağzına büyük taşlar yuvarlayın, orayı korumak için adamlar görevlendirin›› dedi,Iosua a zis: ,,Prăvăliţi nişte petre mari la intrarea peşterii, şi puneţi nişte oameni să -i păzească.
Yeşu, ‹‹Mağaranın ağzına büyük taşlar yuvarlayın, orayı korumak için adamlar görevlendirin›› dedi,I řekl Jozue: Přivalte kamení veliké k díře té jeskyně, a osaďte ji muži, aby ostříhali jich.
Yeşu, ‹‹Mağaranın ağzına büyük taşlar yuvarlayın, orayı korumak için adamlar görevlendirin›› dedi,I rzekł Jozue: Przywalcie kamienie wielkie do dziury jaskini, a postawcie u niej męże, aby ich strzegli.
Yeşu, ‹‹Mağaranın ağzına büyük taşlar yuvarlayın, orayı korumak için adamlar görevlendirin›› dedi,Josua sade: »Vältren stora stenar framför ingången till grottan, och sätten dit folk för att bevaka den.
Yeşu, ‹‹Mağaranın ağzına büyük taşlar yuvarlayın, orayı korumak için adamlar görevlendirin›› dedi,Josua sprach: So wälzt große Steine vor das Loch der Höhle und bestellt Männer davor, die sie hüten.
Yeşu, ‹‹Mağaranın ağzına büyük taşlar yuvarlayın, orayı korumak için adamlar görevlendirin›› dedi,Josué dit: Roulez de grosses pierres à l`entrée de la caverne, et mettez-y des hommes pour les garder.
Yeşu, ‹‹Mağaranın ağzına büyük taşlar yuvarlayın, orayı korumak için adamlar görevlendirin›› dedi,Josva sa: Velt store stener for inngangen til hulen og sett folk der til å passe på dem!
Yeşu, ‹‹Mağaranın ağzına büyük taşlar yuvarlayın, orayı korumak için adamlar görevlendirin›› dedi,여호수아가 가로되 굴 어귀에 큰 돌을 굴려 막고 사람을 그 곁에 두어 그들을 지키게 하고
Yeşu, ‹‹Mağaranın ağzına büyük taşlar yuvarlayın, orayı korumak için adamlar görevlendirin›› dedi,Silloin Joosua sanoi: "Vierittäkää isoja kiviä luolan suulle ja asettakaa sen eteen miehiä vartioimaan heitä.
Yeşu, ‹‹Mağaranın ağzına büyük taşlar yuvarlayın, orayı korumak için adamlar görevlendirin›› dedi,И Исус каза: Привалете големи камъни на входа на пещерата и поставете часови при нея да ги пазят;
Yeşu, ‹‹Mağaranın ağzına büyük taşlar yuvarlayın, orayı korumak için adamlar görevlendirin›› dedi,Иисус сказал: „привалите большие камни к отверстию пещеры и приставьте к ней людей стеречь их;
Yeşu, ‹‹Mağaranın ağzına büyük taşlar yuvarlayın, orayı korumak için adamlar görevlendirin›› dedi,ויאמר יהושע גלו אבנים גדלות אל פי המערה והפקידו עליה אנשים לשמרם׃
Yeşu, ‹‹Mağaranın ağzına büyük taşlar yuvarlayın, orayı korumak için adamlar görevlendirin›› dedi,فقال يشوع دحرجوا حجارة عظيمة على فم المغارة واقيموا عليها رجالا لاجل حفظهم.
Yeşu, ‹‹Mağaranın ağzına büyük taşlar yuvarlayın, orayı korumak için adamlar görevlendirin›› dedi,約 書 亞 說 、 你 們 把 幾 塊 大 石 頭 輥 到 洞 口 、 派 人 看 守
Yeşu, ‹‹Mağaranın ağzına büyük taşlar yuvarlayın, orayı korumak için adamlar görevlendirin›› dedi,約書亞說 、 你 們 把 幾塊 大石 頭輥 到 洞口 、 派人 看守