ağrısı ile cümle
ağrısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bir baş ağrısı ile rahat hissedemezsin.You can't feel at ease with a headache.
Baş ağrısını hafifletecek bir şeyin var mı?Do you have anything to relieve a headache?
Mide ağrısından muzdaribim.I suffer from a stomach ache.
O, kötü bir baş ağrısı yaşadığını söyledi.He said he was suffering from a bad headache.
İlaç onu mide ağrısından kurtardı.The medicine relieved him of his stomach-ache.
Hastalığın ilk belirtileri ateş ve boğaz ağrısı.The initial symptoms of the disease are fever and sore throat.
Hasta her zaman bir baş ağrısından şikayetçi.The patient is always complaining of a headache.
Bu ilaç, baş ağrısına karşı hareket eder.This drug acts against headache.
Bu ilaç kas ağrısını rahatlatmaya yardım eder.This medicine helps relieve muscle pain.
Bu diş ağrısına dayanamıyorum.I can't stand this stomach-ache.
Ken bir baş ağrısından şikayetçi.Ken complained of a headache.
Alice şiddetli bir baş ağrısı yüzünden işten eve erken döndü.Alice returned home early from work with a severe headache.
O çocuk tam bir baş ağrısı.That child is a headache.
Annem sık sık baş ağrısı çeker.My mother often suffers from headaches.
Benim küçük kardeşim geçen geceden beri diş ağrısından kıvranıyordu.My little sister has been suffering from a toothache since last night.
Berbat bir baş ağrısı çekiyorum.I'm suffering from a bad headache.
Baş ağrısından hastalandım.I've been down with a headache.
Bir diş ağrısı beni uykumdan mahrum etti.A toothache deprived me of sleep.
Diş ağrısı onun yüzünü şişirdi.The toothache made his face swell up.
Benim diş ağrısı birkaç saat içinde geri döndü.My toothache returned in a few hours.
Azıcık aşım ağrısız başım olsun.Better be the head of a cat than the tail of a lion.
Başım ağrıyor. Hiç baş ağrısı hapın var mı?My head hurts. Have you got any headache pills?
Onun bir baş ağrısı olduğunda, en ufak ses onu rahatsız eder.When she has a headache, the slightest noise irritates her.
Baş ağrısı için bir şeyin var mı?Do you have anything for a headache?
O, baş ağrısını erken ayrılmanın mazereti olarak kullandı.He used a headache as an excuse for leaving early.
Onun yokluğunun nedeni şiddetli baş ağrısıydı.The reason he was absent was that he had a severe headache.
İyi çiğneyemiyor çünkü şu anda diş ağrısı var.He can't chew well, because he has a toothache now.
O sık sık diş ağrısından muzdarip oldu.He often suffered from toothache.
O sık sık bir diş ağrısı olduğundan yakınır.He often complains that he has a toothache.
Kötü bir baş ağrısı çekiyordu.He was suffering from a bad headache.
O yıllardır sırt ağrısından sıkıntı çekiyor.He's been having trouble with back pain for years.
O, baş ağrısından acı çekiyor.He is suffering from a headache.
O uzun süredir kötü baş ağrısı çekiyor.She has suffered from bad headaches for a long time.
Sırt ağrısı ile yıllardır sorun yaşıyor.She's been having trouble with back pain for years.
O, bir baş ağrısından yakındı.She complained of a headache.
Göğsümde öksürük ve baş ağrısı olan soğuk algınlığı var.I have a cold in my chest, with coughing and a headache.
Artık göğüs ağrısı ile başa çıkamıyorum.I am no longer able to handle the chest pain.
O diş ağrısı çekiyor.He is suffering from toothache.
O sık sık diş ağrısı çekti.He often suffered from toothaches.
Onun yan tarafında bir ağrısı var.He has a pain in his side.
Yüksek sesli matkap, kocasına baş ağrısı verdi.The loud drill gave her husband a headache.
Tom sırt ağrısından şikâyet ediyordu.Tom was complaining of back pain.
Aspirin baş ağrısı için hızlı bir rahatlama sağlayabilir.Aspirin can provide quick relief for a headache.
Büyükbabam mide ağrısı için yardım aramak için hastaneye gitti.My grandfather went to the hospital to seek help for his stomach pain.
Yıllardır, Tom migren baş ağrısından çekti.For years, Tom suffered from migraine headaches.
Mary'nin sırt ağrısı ona işkence yapıyordu.Mary's back pain was torturing her.
Zaman zaman can sıkıcı baş ağrısı çekti.At times, he suffered from a painful headache.
Oğlum diş ağrısı çekiyor.My son has a toothache.
Oğlumun diş ağrısı var.My son has a toothache.
Kızının bir mide ağrısı var.Her daughter has a stomachache.
Aniden göğüs ağrısı ile vuruldu.He was suddenly struck with chest pain.
Bileşik kırığın ağrısı neredeyse katlanılmazdı.The pain of the compound fracture was almost unbearable.
Tom'un çok ağrısı var fakat o ona katlanabileceğini söylüyor.Tom is in a lot of pain, but he says that he can take it.
Tom bütün gün baş ağrısı çekiyor.Tom has been suffering from a headache all day.
Tom'un bir diş ağrısı var.Tom has a toothache.
Tom'un omuzunda bir ağrısı var.Tom has a pain in the shoulder.
Tom'un sırt ağrısı var.Tom has a backache.
Tom'un berbat bir baş ağrısı vardı.Tom had a hideous hangover.
Tom'un kötü bir karın ağrısı vardı.Tom had a bad stomachache.
Tom, korkunç bir baş ağrısı ile uyandı.Tom woke up with a terrible headache.