ağlayacak ile cümle
ağlayacak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Daha ne kadar ağlayacaksın?Sampai kapan kau akan terus menangis?
Daha ne kadar ağlayacaksın?Wann hörst du auf zu weinen?
Daha ne kadar ağlayacaksın?Μέχρι πότε πρόκειται να κλαίς; αν κάποιος έβλεπε,
Daha ne kadar ağlayacaksın?И сколько еще ты собираешься плакать?
Daha ne kadar ağlayacaksın?إلى متى سوف تستمرين بالبكاء؟
Daha ne kadar ağlayacaksın?誰かが見たら
JanDi. Daha ne kadar ağlayacaksın?JanDi, meddig akarsz még sírni?
JanDi. Daha ne kadar ağlayacaksın?JanDi per quanto tempo continuerai a piangere?
Karanlık ormanların dünyası yalan söylese de ve sen hala ağlayacaksın ve nedenini bileceksin♫ Al liggen er werelden van bleekhouten bladermaaltijden. ♫ ♫ En toch zul je huilen en je zult weten waarom. ♫
Karanlık ormanların dünyası yalan söylese de ve sen hala ağlayacaksın ve nedenini bileceksin♫ Aunque yacen mundos ♫ ♫ de hojarasca ♫ ♫ sin embargo llorarás ♫ ♫ y sabrás por qué. ♫
Karanlık ormanların dünyası yalan söylese de ve sen hala ağlayacaksın ve nedenini bileceksin♫ Dù những thế giới của rừng cây trơ trọi vẫn nằm đó; ♫ ♫ Em vẫn sẽ khóc nhưng giờ em sẽ hiểu tại sao. ♫
Karanlık ormanların dünyası yalan söylese de ve sen hala ağlayacaksın ve nedenini bileceksin♫ Gdy ujrzysz ciemny las ♫ ♫ nagle bezlistny i nagi ♫ ♫ zapłaczesz z żalu ♫ ♫ i pojmiesz, dlaczego ♫
Karanlık ormanların dünyası yalan söylese de ve sen hala ağlayacaksın ve nedenini bileceksin♫ 파리한 숲의 세상은 ♫ ♫ 사라져만 가는데 ♫ ♫ 그래도 너만은 눈물을 흘려주겠지 ♫
Karanlık ormanların dünyası yalan söylese de ve sen hala ağlayacaksın ve nedenini bileceksin♫ Lumi dure de ♫ ♫ . ♫ ♫ și totuși vei plînge ♫ ♫ și vei ști de ce ♫
Karanlık ormanların dünyası yalan söylese de ve sen hala ağlayacaksın ve nedenini bileceksin♫ obwohl die Welt ♫ ♫ mit Blättern bedeckt ist ♫ ♫ und doch wirst du klagen ♫ ♫ und weißt du warum ♫
Karanlık ormanların dünyası yalan söylese de ve sen hala ağlayacaksın ve nedenini bileceksin♫ Zem ♫ ♫ sinavá lístok po lístku ľahá ♫ ♫ a hoci vieš prečo, ♫ ♫ aj tak k slzách Ťa ťahá. ♫
Karanlık ormanların dünyası yalan söylese de ve sen hala ağlayacaksın ve nedenini bileceksinмакар и световете да лежат сред горските листа, и все пак ще плачеш и ще знаеш защо.
Karanlık ormanların dünyası yalan söylese de ve sen hala ağlayacaksın ve nedenini bileceksin♫ хотя целые миры ушедшего ♫ ♫ лета лежат в пустоте леса, ♫ ♫ а ты будешь плакать, ♫ ♫ и знать, почему. ♫
Karanlık ormanların dünyası yalan söylese de ve sen hala ağlayacaksın ve nedenini bileceksinאף כי יערות שלמים דוהים להתפורר; אך את תבכי
Karanlık ormanların dünyası yalan söylese de ve sen hala ağlayacaksın ve nedenini bileceksin♫ رغماً عن عوالم ال ♫ ♫ كذبة مانوود وليف ميل ♫ ♫ وبعد ستبكي عليه ♫
Karanlık ormanların dünyası yalan söylese de ve sen hala ağlayacaksın ve nedenini bileceksin朽ちた葉の横たわる世界 それでも君は涙を流し その理由を知るだろう
Neredeyse ağlayacaksın." Ağlamadım."Ar trebui să plângi pentru așa ceva." Nu am făcut-o.
Neredeyse ağlayacaksın." Ağlamadım.Bạn nên than khóc vì điều này." Nhưng thực sự, tôi đã không khóc.
Neredeyse ağlayacaksın." Ağlamadım.Così ho iniziato a dire: "Hey, sei troppe cose! Potresti piangerne".
Neredeyse ağlayacaksın." Ağlamadım.Du könntest deswegen weinen." Ich habs wirklich nicht getan.
Neredeyse ağlayacaksın." Ağlamadım."Du kunde gråta över det här." Jag gjorde faktiskt inte det.
Neredeyse ağlayacaksın." Ağlamadım.Emiatt sírhatnál." Valójában nem sírtam.
Neredeyse ağlayacaksın." Ağlamadım.Je kunt er wel van janken." Dat deed ik niet.
Neredeyse ağlayacaksın." Ağlamadım.Kau boleh menangis." Dan saya tidak menangis.
Neredeyse ağlayacaksın." Ağlamadım.당신이라면 울었을 지도 모르겠습니다만, 전 울지 않았죠.
Neredeyse ağlayacaksın." Ağlamadım.Mal by si plakať." Naozaj som neplakal.
Neredeyse ağlayacaksın." Ağlamadım.Měl bys brečet." Opravdu jsem nebrečel.
Neredeyse ağlayacaksın." Ağlamadım.Mógłbyś się przez to popłakać." Ale nie zrobiłem tego.
Neredeyse ağlayacaksın." Ağlamadım."Podias estar a lamentar-te." Não fiquei.
Neredeyse ağlayacaksın." Ağlamadım.Tu podrías llorar por esto." En realidad no lo hice.
Neredeyse ağlayacaksın." Ağlamadım.Tu pourrais pleurer pour ça." En fait je ne l'ai pas fait.
Neredeyse ağlayacaksın." Ağlamadım.Zaradi tega bi lahko jokal." Ampak nisem.
Neredeyse ağlayacaksın." Ağlamadım.Θα μπορούσες να κλάψεις γι' αυτό". Αλήθεια όμως, δεν το έκανα.
Neredeyse ağlayacaksın." Ağlamadım.Міг би й поплакати за цим всим." Чого я насправді не зробив.
Neredeyse ağlayacaksın." Ağlamadım.Направо да се разплачеш." Но всъщност не го направих.
Neredeyse ağlayacaksın." Ağlamadım.Ты можешь разплакаться из за этого." Чего я не делал.
Neredeyse ağlayacaksın." Ağlamadım.אתה יכול לבכות בגלל זה." לא ממש עשיתי את זה.
Neredeyse ağlayacaksın." Ağlamadım.قد تبكي لأجل هذا" في الواقع لم أبكي .
Neredeyse ağlayacaksın." Ağlamadım.その代わりに言いました
Senin yüzünden başlarını tıraş edecek, Çul kuşanacaklar. Senin için acı acı ağlayacak, Yas tutacaklar.A porobia si pre teba plešiny a opášu si smútočné vrece a budú plakať nad tebou v horkosti duše horkým žiaľom.
Senin yüzünden başlarını tıraş edecek, Çul kuşanacaklar. Senin için acı acı ağlayacak, Yas tutacaklar.Chúng nó sẽ cạo đầu vì chớ mầy, và thắt lưng bằng bao gai, trong lòng đau đớn, vì mầy khóc lóc cay đắng.
Senin yüzünden başlarını tıraş edecek, Çul kuşanacaklar. Senin için acı acı ağlayacak, Yas tutacaklar.Chúng_nó sẽ cạo đầu vì chớ mầy , và thắt_lưng bằng bao gai , trong lòng đau_đớn , vì mầy khóc_lóc cay_đắng .
Senin yüzünden başlarını tıraş edecek, Çul kuşanacaklar. Senin için acı acı ağlayacak, Yas tutacaklar.klipper sig skaldet for dig, klæder sig i Sæk, begræder dig, bitre i Hu, med Sjælekvide,
Senin yüzünden başlarını tıraş edecek, Çul kuşanacaklar. Senin için acı acı ağlayacak, Yas tutacaklar.그들이 다 너를 위하여 머리털을 밀고 굵은 베로 띠를 띠고 마음이 아프게 슬피 통곡하리로다
Senin yüzünden başlarını tıraş edecek, Çul kuşanacaklar. Senin için acı acı ağlayacak, Yas tutacaklar.и остригут по тебе волосы догола, и опояшутся вретищами, и заплачут о тебе от душевной скорби горьким плачем;
Senin yüzünden başlarını tıraş edecek, Çul kuşanacaklar. Senin için acı acı ağlayacak, Yas tutacaklar.והקריחו אליך קרחה וחגרו שקים ובכו אליך במר נפש מספד מר׃
Senin yüzünden başlarını tıraş edecek, Çul kuşanacaklar. Senin için acı acı ağlayacak, Yas tutacaklar.ويجعلون في انفسهم قرعة عليك ويتنطقون بالمسوح ويبكون عليك بمرارة نفس نحيبا مرّا.
Senin yüzünden başlarını tıraş edecek, Çul kuşanacaklar. Senin için acı acı ağlayacak, Yas tutacaklar.又 為 你 使 頭 上 光 禿 、 用 麻 布 束 腰 、 號 咷 痛 哭 、 苦 苦 悲 哀
Senin yüzünden başlarını tıraş edecek, Çul kuşanacaklar. Senin için acı acı ağlayacak, Yas tutacaklar.又 為 你 使 頭上 光禿 、 用 麻布 束腰 、 號咷 痛哭 、 苦苦 悲哀
Yüksek sesle haykırıp Senin için acı acı ağlayacaklar; Başlarına toprak serpecek, Külde yuvarlanacaklar.a dajú čuť nad tebou svoj hlas a budú kričať horko a sypúc prach na svoje hlavy budú sa váľať v popole.
Yüksek sesle haykırıp Senin için acı acı ağlayacaklar; Başlarına toprak serpecek, Külde yuvarlanacaklar.de løfter Røsten over dig, klager bittert; på Hovedet kaster de Jord og vælter sig i Støvet,
Yüksek sesle haykırıp Senin için acı acı ağlayacaklar; Başlarına toprak serpecek, Külde yuvarlanacaklar.De ropa högt över ditt öde och klaga bittert; de strö stoft på sina huvuden och vältra sig i aska.
Yüksek sesle haykırıp Senin için acı acı ağlayacaklar; Başlarına toprak serpecek, Külde yuvarlanacaklar.De skal bryte ut i jammerrop over dig, og de skal kaste støv på sine hoder og velte sig i asken.
Yüksek sesle haykırıp Senin için acı acı ağlayacaklar; Başlarına toprak serpecek, Külde yuvarlanacaklar.És hallatják fölötted hangjokat, s keservesen kiáltanak, s port hintenek fejökre, hamuban fetrengenek.
Yüksek sesle haykırıp Senin için acı acı ağlayacaklar; Başlarına toprak serpecek, Külde yuvarlanacaklar.Harán oír su voz por ti; gritarán amargamente. Echarán polvo sobre sus cabezas, y se revolcarán en la ceniza
İlgili Sayfalar