Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.A oni hned opustivše síti své, šli za ním.
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.A oni zarazem opuściwszy sieci swoje, poszli za nim.
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.A oni zaraz opuściwszy sieci, szli za nim.
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.Aussitôt, ils laissèrent les filets, et le suivirent.
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.Aussitôt, ils laissèrent leurs filets, et le suivirent.
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.Azok pedig azonnal otthagyván a hálókat, követék õt.
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.De inmediato dejaron sus redes y le siguieron
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.Ed essi subito, lasciate le reti, lo seguirono
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.Eles, pois, deixando imediatamente as redes, o seguiram.
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.Então eles, deixando imediatamente as suas redes, o seguiram.
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.És azonnal elhagyván az õ hálóikat, követék õt.
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.E subito, lasciate le reti, lo seguirono
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.Hai anh em liền bỏ lưới mà theo Ngài.
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.Hai anh_em liền bỏ lưới mà theo Ngài .
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.Îndată ei au lăsat mrejile, şi au mers după El.
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.Îndată, ei şi-au lăsat mrejile, şi au mers după El.
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.In popustita precej mreže svoje ter gresta za njim.
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.저희가 곧 그물을 버려 두고 예수를 좇으니라
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.곧 그물을 버려 두고 좇으니라
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.Kohta he jättivät verkot ja seurasivat häntä.
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.Langsung mereka meninggalkan jala mereka lalu mengikuti Yesus
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.Niin he jättivät kohta verkot ja seurasivat häntä.
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.Og de forlode straks Garnene og fulgte ham.
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.Og de forlot straks sine garn og fulgte ham.
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.Ona pa precej popustita mreže in gresta za njim.
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.Strax lämnade de näten och följde honom.
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.Tức thì hai người bỏ chài lưới mà theo Ngài.
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.Tức_thì hai người bỏ chài_lưới mà theo Ngài .
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.Y de inmediato ellos dejaron sus redes y le siguieron
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.Zij lieten hun netten liggen en gingen onmiddellijk met Hem mee.
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.Zij lieten meteen hun netten liggen en gingen met Hem mee.
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.Και ευθυς αφησαντες τα δικτυα αυτων, ηκολουθησαν αυτον.
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.Οι δε αφησαντες ευθυς τα δικτυα, ηκολουθησαν αυτον.
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.Вони ас зараз, покинувши неводи свої, пійшли слідом за Ним.
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.И они тотчас, оставив свои сети, последовали за Ним.
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.И они тотчас, оставив сети, последовали за Ним.
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.И рече им Исус: Вървете след Мене, и Аз, ще ви направя да станете ловци на човеци.
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.И те веднага оставиха мрежите и отидоха след Него.
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.І, зараз покинувши неводи свої, пійшли слїдом за Ним.
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.ויעזבו מהר את מכמרתיהם וילכו אחריו׃
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.ויעזבו מהרה את המכמרות וילכו אחריו׃
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.فللوقت تركا الشباك وتبعاه.
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.فللوقت تركا شباكهما وتبعاه.
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.他 們 就 立 刻 捨 了 網 、 跟 從 了 他
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.他 們 就 立刻 捨了網 、 跟從 了 他
Online videolar ve sosyal ağlar... dansçılar, dans için küresel bir online laboratuvar yarattılar,온라인 비디오와 소셜 네트워킹... 댄서들은 전 지구적인 온라인 실험실을 창조해냈지요.
Online videolar ve sosyal ağlar... dansçılar, dans için küresel bir online laboratuvar yarattılar,Les vidéos en ligne et les réseaux sociaux ...
Online videolar ve sosyal ağlar... dansçılar, dans için küresel bir online laboratuvar yarattılar,Los videos en línea y las redes sociales...
Online videolar ve sosyal ağlar... dansçılar, dans için küresel bir online laboratuvar yarattılar,Mit Online-Videos und sozialen Netzwerken ... haben Tänzer ein globales Online-Labor für Tanz errichtet.
Online videolar ve sosyal ağlar... dansçılar, dans için küresel bir online laboratuvar yarattılar,Vídeos online e redes sociais...
Online videolar ve sosyal ağlar... dansçılar, dans için küresel bir online laboratuvar yarattılar,Онлайн-видео, социальные сети...
Online videolar ve sosyal ağlar... dansçılar, dans için küresel bir online laboratuvar yarattılar,סרטונים אונליין ורשתות חברתיות... רקדנים יצרו מעבדה גלובלית אונליין
Online videolar ve sosyal ağlar... dansçılar, dans için küresel bir online laboratuvar yarattılar,أفلام الفيديو على الانترنت والشبكات الاجتماعية.. الراقصون قد خلقوا مختبرات عالمية على الانترنت
Online videolar ve sosyal ağlar... dansçılar, dans için küresel bir online laboratuvar yarattılar,ダンサーたちは 全世界的なダンスの実験場を手にしました 日本の若者が デトロイトで作られた
Onu ağlarken, acı çekerken duyarsınız ve onu vurursunuz.Şi îl auzi strigând,implorând, suferind şi îl împuşti.
Onu ağlarken, acı çekerken duyarsınız ve onu vurursunuz.ואתם שומעים אותו זועק, סובל, ואתם יורים בו.
Onu ağlarken hiç görmedim, biliyor musun?Đàn ông thì không khóc.
Onu ağlarken hiç görmedim, biliyor musun?lch habe ihn niemals weinen sehen.
Onu ağlarken hiç görmedim, biliyor musun?Tudod, sosem láttam őt sírni.
Onu ağlarken hiç görmedim, biliyor musun?Víš, že jsem ho neviděla nikdy plakat?