Kocaman aglar, okyanusta önlerine gelen her seyi yutuyor.Reti enormi vengono stese in tutto l'oceano ingoiando tutto ciò che incontrano.
Kocaman ağlar, okyanusta önlerine gelen her şeyi yutuyor.Reti enormi vengono stese in tutto l'oceano ingoiando tutto ciò che incontrano.
Kocaman aglar, okyanusta önlerine gelen her seyi yutuyor.Riesige Netze breiten sich über den Ozean aus und verschlingen alles auf ihrem Weg.
Kocaman ağlar, okyanusta önlerine gelen her şeyi yutuyor.Riesige Netze breiten sich über den Ozean aus und verschlingen alles auf ihrem Weg.
Kocaman ağlar, okyanusta önlerine gelen her şeyi yutuyor.Valtaisat verkot levittyvät meren yli nielaisten kaiken tielleen joutuvan.
Kocaman aglar, okyanusta önlerine gelen her seyi yutuyor.Γιγάντια δίχτυα απλώνονται κατά μήκος του ωκεανού, καταβροχθίζοντας οτιδήποτε βρίσκεται στο πέρασμά τους.
Kocaman ağlar, okyanusta önlerine gelen her şeyi yutuyor.Γιγάντια δίχτυα απλώνονται κατά μήκος του ωκεανού, καταβροχθίζοντας οτιδήποτε βρίσκεται στο πέρασμά τους.
Kocaman ağlar, okyanusta önlerine gelen her şeyi yutuyor.Огромные сети простираются через океан, глотание всего в их пути.
Kocaman aglar, okyanusta önlerine gelen her seyi yutuyor.,רשתות עצומות פרושות על גבי הים .בולעות כל מה שעובר בדרכם
Kocaman ağlar, okyanusta önlerine gelen her şeyi yutuyor.רשתות עצומות פרושות על גבי הים, בולעות כל מה שעובר בדרכם.
Konuşmasını bitirince Simuna, ‹‹Derin sulara açılın, balık tutmak için ağlarınızı atın›› dedi.A gdy przestał mówić, rzekł do Szymona: Zajedź na głębię, a zapuśćcie sieci wasze ku łowieniu.
Konuşmasını bitirince Simuna, ‹‹Derin sulara açılın, balık tutmak için ağlarınızı atın›› dedi.A když přestal mluviti, dí k Šimonovi: Vez na hlubinu, a rozestřete síti své k lovení ryb.
Konuşmasını bitirince Simuna, ‹‹Derin sulara açılın, balık tutmak için ağlarınızı atın›› dedi.A keď prestal hovoriť, povedal Šimonovi: Zatiahni na hlbinu, a spustite svoje siete na lov.
Konuşmasını bitirince Simuna, ‹‹Derin sulara açılın, balık tutmak için ağlarınızı atın›› dedi.A ko neha govoriti, reče Simonu: Odrini na globoko, in vrzite mreže svoje na lov.
Konuşmasını bitirince Simuna, ‹‹Derin sulara açılın, balık tutmak için ağlarınızı atın›› dedi.Cuando acabó de hablarles, dijo a Simón: --Boga mar adentro, y echad vuestras redes para pescar
Konuşmasını bitirince Simuna, ‹‹Derin sulara açılın, balık tutmak için ağlarınızı atın›› dedi.Khi Ngài phán xong thì biểu Si-môn rằng: Hãy chèo ra ngoài sâu, thả lưới mà đánh cá.
Konuşmasını bitirince Simuna, ‹‹Derin sulara açılın, balık tutmak için ağlarınızı atın›› dedi.Khi_Ngài phán xong thì biểu Si-môn rằng : Hãy chèo ra ngoài sâu , thả lưới mà đánh_cá .
Konuşmasını bitirince Simuna, ‹‹Derin sulara açılın, balık tutmak için ağlarınızı atın›› dedi.말씀을 마치시고 시몬에게 이르시되 깊은데로 가서 그물을 내려 고기를 잡으라
Konuşmasını bitirince Simuna, ‹‹Derin sulara açılın, balık tutmak için ağlarınızı atın›› dedi.Lorsqu`il eut cessé de parler, il dit à Simon: Avance en pleine eau, et jetez vos filets pour pêcher.
Konuşmasını bitirince Simuna, ‹‹Derin sulara açılın, balık tutmak için ağlarınızı atın›› dedi.Men da han holdt op å tale, sa han til Simon: Legg ut på dypet, og kast eders garn ut til en drett!
Konuşmasını bitirince Simuna, ‹‹Derin sulara açılın, balık tutmak için ağlarınızı atın›› dedi.Men da han holdt op med at tale, sagde han til Simon: "Far ud på Dybet, og kaster eders Garn ud til en Dræt!"
Konuşmasını bitirince Simuna, ‹‹Derin sulara açılın, balık tutmak için ağlarınızı atın›› dedi.Mikor pedig megszünt beszélni, monda Simonnak: Evezz a mélyre, és vessétek ki hálóitokat fogásra.
Konuşmasını bitirince Simuna, ‹‹Derin sulara açılın, balık tutmak için ağlarınızı atın›› dedi.Mutta puhumasta lakattuaan hän sanoi Simonille: "Vie venhe syvälle ja heittäkää verkkonne apajalle".
Konuşmasını bitirince Simuna, ‹‹Derin sulara açılın, balık tutmak için ağlarınızı atın›› dedi.Quando acabou de falar, disse a Simão: Faze-te ao largo e lançai as vossas redes para a pesca.
Konuşmasını bitirince Simuna, ‹‹Derin sulara açılın, balık tutmak için ağlarınızı atın›› dedi.Quando ebbe finito di parlare, disse a Simone: «Prendi il largo e calate le reti per la pesca»
Konuşmasını bitirince Simuna, ‹‹Derin sulara açılın, balık tutmak için ağlarınızı atın›› dedi.И като престана да говори, рече на Симона: Оттегли ладията към дълбокото и хвърлете мрежите за ловитба.
Konuşmasını bitirince Simuna, ‹‹Derin sulara açılın, balık tutmak için ağlarınızı atın›› dedi.Когда же перестал учить, сказал Симону: отплыви на глубину и закиньте сети свои для лова.
Konuşmasını bitirince Simuna, ‹‹Derin sulara açılın, balık tutmak için ağlarınızı atın›› dedi.Як же перестав глаголати, рече до Симона: Поступи на глибінь, та закиньте неводи ваші на ловитву.
Konuşmasını bitirince Simuna, ‹‹Derin sulara açılın, balık tutmak için ağlarınızı atın›› dedi.ויכל לדבר ויאמר אל שמעון הוליכה אל עמק הים והורידו את מכמרותיכם לצוד׃
Konuşmasını bitirince Simuna, ‹‹Derin sulara açılın, balık tutmak için ağlarınızı atın›› dedi.ولما فرغ من الكلام قال لسمعان ابعد الى العمق وألقوا شباككم للصيد.
Konuşmasını bitirince Simuna, ‹‹Derin sulara açılın, balık tutmak için ağlarınızı atın›› dedi.講 完 了 、 對 西 門 說 、 把 船 開 到 水 深 之 處 、 下 網 打 魚
Konuşmasını bitirince Simuna, ‹‹Derin sulara açılın, balık tutmak için ağlarınızı atın›› dedi.講 完 了 、 對西 門說 、 把 船開 到 水深 之 處 、 下 網打魚
Köpekbalıkları için iyi haberse, artık bu ağlar yasaklandı. Ama hala bazıları trol ağlarına yakalanıyor.Asta e împotriva legii şi e o veste bună pentru rechini.
Köpekbalıkları için iyi haberse, artık bu ağlar yasaklandı. Ama hala bazıları trol ağlarına yakalanıyor.To je teď zakázané, což je pro žraloky dobrou zprávou.
Köpekbalıkları için iyi haberse, artık bu ağlar yasaklandı.Bây giờ thì điều này bị cấm, và đó là tin tốt cho chúng.
Köpekbalıkları için iyi haberse, artık bu ağlar yasaklandı.Das ist nun verboten, und die Haie freuen sich sicherlich darüber.
Köpekbalıkları için iyi haberse, artık bu ağlar yasaklandı.Dat is nu verboden, en dat is good nieuws voor de haaien.
Köpekbalıkları için iyi haberse, artık bu ağlar yasaklandı.Eso ya se ha prohibido; buenas noticias para los tiburones.
Köpekbalıkları için iyi haberse, artık bu ağlar yasaklandı.Ils sont interdits maintenant, et c'est une bonne nouvelle pour les requins.
Köpekbalıkları için iyi haberse, artık bu ağlar yasaklandı.Isso agora é proibido, o que é bom para os tubarões.
Köpekbalıkları için iyi haberse, artık bu ağlar yasaklandı.그런데 지금은 유망의 사용이 금지돼서 상어에게 좋은 소식이죠.
Köpekbalıkları için iyi haberse, artık bu ağlar yasaklandı.Ora questa pesca è vietata. Buone notizie per gli squali.
Köpekbalıkları için iyi haberse, artık bu ağlar yasaklandı.Teraz jest to zakazane i to dobra wiadomość dla rekinów.
Köpekbalıkları için iyi haberse, artık bu ağlar yasaklandı.To je teraz zakázané, čo je dobrá správa pre žraloky.
Köpekbalıkları için iyi haberse, artık bu ağlar yasaklandı.Αυτό πλέον απαγορεύτηκε, πράγμα καλό για τους καρχαρίες.
Köpekbalıkları için iyi haberse, artık bu ağlar yasaklandı.Сейчас они запрещены, что для акул хорошая новость.
Köpekbalıkları için iyi haberse, artık bu ağlar yasaklandı.Това сега е забранено, което е добра новина за акулите. Но все пак някои биват улавяни в мрежи или тралове.
Köpekbalıkları için iyi haberse, artık bu ağlar yasaklandı.זה אסור כרגע, ואלו חדשות טובות לכרישים.
Köpekbalıkları için iyi haberse, artık bu ağlar yasaklandı.ذلك محظور الاَن, وهو خبر جيد لاسماك القرش
Köpekbalıkları için iyi haberse, artık bu ağlar yasaklandı.底引き網で捕まるサメもいました
Küçük hesapla makinelerinden oluşan ağlardan oluşan, bir ağlar.Apró számítógépek hálózata, amely hálózatként működik.
Küçük hesapla makinelerinden oluşan ağlardan oluşan, bir ağlar.Beide sind ein Netzwerk aus kleinen rechnenden Maschinen, die in Netzwerken arbeiten.
Küçük hesapla makinelerinden oluşan ağlardan oluşan, bir ağlar.Chúng là một mạng lưới gồm các máy tính nhỏ, làm việc trong mạng lưới.
Küçük hesapla makinelerinden oluşan ağlardan oluşan, bir ağlar.Elles constituent un réseau de petites machines informatiques, travaillant en réseau.
Küçük hesapla makinelerinden oluşan ağlardan oluşan, bir ağlar.Formează o reţea de mici maşini de calcul, corelate în reţele.
Küçük hesapla makinelerinden oluşan ağlardan oluşan, bir ağlar.Het zijn netwerken van kleine computertoestellen die in netwerken samenwerken.
Küçük hesapla makinelerinden oluşan ağlardan oluşan, bir ağlar.Jsou sítěmi malých naprogramovaných strojů navzájem spolupracujících.
Küçük hesapla makinelerinden oluşan ağlardan oluşan, bir ağlar.이들은 작은 컴퓨터의 네트워크입니다. 네트워크에서 일을 하죠.
Küçük hesapla makinelerinden oluşan ağlardan oluşan, bir ağlar.Mereka adalah jaringan mesin-mesin komputer yang kecil, bekerja dalam jaringan.
Küçük hesapla makinelerinden oluşan ağlardan oluşan, bir ağlar.Ne ovat verkosto pieniä tietoa käsitteleviä koneistoja, jotka toimivat yhdessä.