[çocuk ağlar][poika itkee]
[çocuk ağlar][pojke som gråter]
[çocuk ağlar][αγόρι που κλαίει]
[çocuk ağlar][мальчик плачет]
[çocuk ağlar][ولد يبكي]
[çocuk ağlar][歓声と喝采]
Çok daha sosyal olduk. Sosyal ağlar genişledi.우리는 더욱 더 사회적으로 되고 있습니다. 사회적 네트워크는 확장되었습니다.
Çok daha sosyal olduk. Sosyal ağlar genişledi.Więzi społeczne umocniły się i rozszerzyły.
Çok daha sosyal olduk. Sosyal ağlar genişledi.אנחנו הפכנו להרבה יותר חברתיים. הרשתות החברתיות התרחבו.
Çok daha sosyal olduk. Sosyal ağlar genişledi.أصبحنا اجتماعيين أكثر، وبدأت الشبكات الاجتماعية بالتوسع
Çok daha sosyal olduk. Sosyal ağlar genişledi.生活様式の変化したので 悪化していくアフリカの環境でも生き残ることができ
Craigslist, iTüneş ve iPhone sistemi, Facebook bunun gibi farklı ağlar.Come la creazione di Craigslist o iTunes e iPhone software di sviluppo e tutte queste reti come Facebook.
Craigslist, iTüneş ve iPhone sistemi, Facebook bunun gibi farklı ağlar.Creând Craigslist sau iTunes și rețea de developeri iPhone sunt toate rețelele astea -- inclusiv Facebook.
Çünkü, söylediğim gibi, hayatımızı ağlarda geçiriyoruz, ve bu ağlar özel bir yapıya sahip.Bởi, như tôi đã nói, chúng ta sống trong những mạng lưới và các mạng lưới này có một cấu trúc đặc biệt.
Çünkü, söylediğim gibi, hayatımızı ağlarda geçiriyoruz, ve bu ağlar özel bir yapıya sahip.Denn, wie ich sagte, leben wir in Netzwerken und diese Netzwerke haben eine bestimmte Art Struktur.
Çünkü, söylediğim gibi, hayatımızı ağlarda geçiriyoruz, ve bu ağlar özel bir yapıya sahip.Eftersom vi lever våra liv i nätverk, och dessa nätverk har en speciell sorts struktur.
Çünkü, söylediğim gibi, hayatımızı ağlarda geçiriyoruz, ve bu ağlar özel bir yapıya sahip.Jak jsem již řekl, žijeme v sítích a tyto sítě mají určitou strukturu.
Çünkü, söylediğim gibi, hayatımızı ağlarda geçiriyoruz, ve bu ağlar özel bir yapıya sahip.Karena kita hidup dalam jaringan. jaringan ini punya struktur tertentu.
Çünkü, söylediğim gibi, hayatımızı ağlarda geçiriyoruz, ve bu ağlar özel bir yapıya sahip.왜냐하면 말씀드렸던 것처럼 우리는 네트워크 안에서 살고 이 네트워크들은 특정한 구조를 가지고 있기 때문입니다.
Çünkü, söylediğim gibi, hayatımızı ağlarda geçiriyoruz, ve bu ağlar özel bir yapıya sahip.Pentru că, așa cum am spus, noi înșine trăim în rețele, și aceste rețele au un anumit tip de structură.
Çünkü, söylediğim gibi, hayatımızı ağlarda geçiriyoruz, ve bu ağlar özel bir yapıya sahip.Ponieważ, jak juz wspomniałem, nasze życie spędzamy w sieciach i sieci te mają konkretną strukturę.
Çünkü, söylediğim gibi, hayatımızı ağlarda geçiriyoruz, ve bu ağlar özel bir yapıya sahip.Porque, como dije, vivimos nuestras vidas en redes y estas redes tienen un tipo particular de estructura.
Çünkü, söylediğim gibi, hayatımızı ağlarda geçiriyoruz, ve bu ağlar özel bir yapıya sahip.Porque, como disse, vivemos as nossas vidas em redes, e estas redes têm um tipo particular de estrutura.
Çünkü, söylediğim gibi, hayatımızı ağlarda geçiriyoruz, ve bu ağlar özel bir yapıya sahip.Want, zoals ik zei, we leven in netwerken en deze netwerken hebben een bepaalde structuur.
Çünkü, söylediğim gibi, hayatımızı ağlarda geçiriyoruz, ve bu ağlar özel bir yapıya sahip.Επειδή, όπως είπα, ζούμε τις ζωές μας σε δίκτυα, και αυτά τα δίκτυα έχουν ένα συγκεκριμένο είδος δομής.
Çünkü, söylediğim gibi, hayatımızı ağlarda geçiriyoruz, ve bu ağlar özel bir yapıya sahip.Понеже, както казах, ние живеем живота си в мрежи, и тези мрежи имат определен вид структура.
Çünkü, söylediğim gibi, hayatımızı ağlarda geçiriyoruz, ve bu ağlar özel bir yapıya sahip.Потому что, как я сказал, мы живём в социальных сетях, и у каждой из этих сетей своя особенная структура.
Çünkü, söylediğim gibi, hayatımızı ağlarda geçiriyoruz, ve bu ağlar özel bir yapıya sahip.מאחר וכמו שאמרתי, אנו חיים את חיינו ברשתות, ולרשתות אלו יש מבנה מסוג מסוים.
Çünkü, söylediğim gibi, hayatımızı ağlarda geçiriyoruz, ve bu ağlar özel bir yapıya sahip.لأنه كما قلت إننا نعيش حياتنا في شبكات و هذه الشبكات لديها نوع خاص من البنية
Çünkü, söylediğim gibi, hayatımızı ağlarda geçiriyoruz, ve bu ağlar özel bir yapıya sahip.そしてこれらのネットワークには特定の構造があります こちらのネットワークを見てください
Daha fazla ağlarsan burnun kızaracak.Si llora, la nariz se le pondrá roja.
Daha sonra kursta ağlar hakkında konuştuğumuzda,이 과목에서 망을 의논할 시간이 되었을 때 우리는
Daha sonra kursta ağlar hakkında konuştuğumuzda,من تلك الخاصة بخليج الاسكا. عندما سنتحدث عن الشبكات لاحقا في هذا الكورس
Daha sonra, Peter size "Bayes Ağları Çıkarsama" konusundan bahsedecek.Később Peter beszél majd a Bayes hálózatban történő következtetésről.
Daha sonra, Peter size "Bayes Ağları Çıkarsama" konusundan bahsedecek.Neskôr vám Peter povie o vyvodzovaní v Bayesovských sieťach.
Daha sonra, Peter size "Bayes Ağları Çıkarsama" konusundan bahsedecek.Più tardi, Peter vi parlerà di inferenza nelle reti di Bayes.
Daha sonra, Peter size "Bayes Ağları Çıkarsama" konusundan bahsedecek.Plus tard, Peter vous parlera de l'inférence dans les réseaux bayésiens.
Daha sonra, Peter size "Bayes Ağları Çıkarsama" konusundan bahsedecek.Později vám Peter řekne o odvozování v Bayesovských sítích.
Daha sonra, Peter size "Bayes Ağları Çıkarsama" konusundan bahsedecek.Później Peter opowie wam o wnioskowaniu na podstawie sieci Bayesowskich.
Daha sonra, Peter size "Bayes Ağları Çıkarsama" konusundan bahsedecek.Senere vil Peter fortælle om følgeslutninger i bayesianske netværk.
Daha sonra, Peter size "Bayes Ağları Çıkarsama" konusundan bahsedecek.Später wird Peter euch über Inferenz in Bayeschen Netzen berichten
Daha sonra, Peter size "Bayes Ağları Çıkarsama" konusundan bahsedecek.В дальнейшем, Питер расскажет вам о выводе в сетях Байеса.
Daha sonra, Peter size "Bayes Ağları Çıkarsama" konusundan bahsedecek.По-късно Питър ще ви разкаже за извод в мрежи на Бейс.
Daha sonra, Peter size "Bayes Ağları Çıkarsama" konusundan bahsedecek.יותר מאוחר יטר יספר לכם על הסקה ברשתות בייס.
Daha sonra, Peter size "Bayes Ağları Çıkarsama" konusundan bahsedecek.ですのでこの講義では取り上げません
"David onu bir yürüyüşe davet ettiğinde ağlar.""David llora cuando lo invitas a dar una paseo".
"David onu bir yürüyüşe davet ettiğinde ağlar.""David piange quando lo inviti per una passeggiata".
"David onu bir yürüyüşe davet ettiğinde ağlar."David płacze, gdy ktoś chce z nim iść na spacer.
"David onu bir yürüyüşe davet ettiğinde ağlar.""David pleure quand on l'invite à faire une balade."
"David onu bir yürüyüşe davet ettiğinde ağlar.""Дейвид плачет, если пригласить его на прогулку".
Diğer ağlar@ info: tooltip security levelAlte rețele
Diğer ağlar@ info: tooltip security levelAltre reti
Diğer ağlar@ info: tooltip security levelAndere Netzwerke
Diğer ağlar@ info: tooltip security levelAndra nätverk@ info: tooltip security level
Diğer ağlar@ info: tooltip security levelAndre netværk@ info: tooltip security level
Diğer ağlar@ info: tooltip security levelEgyéb hálózatok
Diğer ağlar@ info: tooltip security levelInne sieci
Diğer ağlar@ info: tooltip security levelІнші мережі@ info: tooltip security level
Diğer ağlar@ info: tooltip security levelشبكات أخرى
Diğer kaynak da, tesadüfi ağa yakalanmalar. Geçmişte yüzey ağlarına takılma vakaları oldukça azdı.Доста акули се улавят случайно в даляните.