ağladım ile cümle

ağladım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ağladım ve zannettim.Am plâns şi am crezut.
Meserretimden ağladım.Sokat sírtam.
"I Cried For You" (Sizin İçin Ağladım), İsa ve Mecdelli Meryem hakkındadır.天主の御母(おんはは)聖マリア、 罪人なるわれらのために、 今も臨終の時も祈り給え。
Meserretimden ağladım.泣きましたから。
Sabaha kadar ağladım徹夜で泣いていた
"I Cried For You" (Sizin İçin Ağladım), İsa ve Mecdelli Meryem hakkındadır.羨之等欲即以彥之為雍州,上不許,徵為中領軍,委以戎政。
Ben ona sıkıca sarılıp ağladım.내가 그를 꽉 안아서 울었다.
Ben Los Angeles'a dans provasına gitmek için hazırlandığımda haberi aldım ve sadece ağladım."הייתי בדירה שלי בלוס אנג'לס מתכוננת ללכת לחזרות ריקודים כאשר הם התקשרו וסיפרו לי, ואני רק בכיתי".
Meserretimden ağladım.בוכה לעיתים קרובות.
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.Am avut elevi atât de dificili, atât de înapoiați academic, încât am plâns.
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.Eu tive turmas com um nível tão baixo, tão academicamente deficientes que chorei.
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.He tenido clases de un nivel tan bajo, tan deficientes académicamente que he llorado.
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.Ich hatte Klassen, die so schlecht waren - aus akademischer Sicht - dass ich wegen ihnen weinte.
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.Jag har haft klasser som varit på så låg nivå, så akademiskt undermåliga att jag gråtit.
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.J'ai eu des classes au niveau si faible que j'en ai pleuré.
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.Jeg har haft klasser, der var så lave, så akademisk mangelfulde, at jeg græd.
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.저는 정말 학업 면에서 수준 미달인 학급을 가르치게 되어서 운 적이 있었어요.
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.Mala som triedy, ktoré boli veľmi slabé, na tak slabej akademickej úrovni, že som plakala.
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.Měla jsem třídy, které byly tak nízko, tak akademicky zaostalé, že jsem brečela.
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.Miałam klasę na tak niskim poziomie, i tak zacofaną, że chciało mi się płakać.
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.Saya pernah mengajar kelas dengan anak-anak yang lemah secara akademik sampai saya berteriak.
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.Tôi đã có những lớp học rất ít, thiếu về mặt học thuật đến phát khóc.
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.Voltak osztályaim amelyek annyira gyengék voltak, annyira gyenge teljesítőképességűek, hogy sírtam.
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.Είχα τάξεις που ήταν τόσο χαμηλά, τόσο ακαδημαϊκά ανεπαρκείς, που έκλαψα.
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.Имах класове, които бяха толкова назад, толкова академично изостанали, че плачех.
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.У мене були настільки слабкі класи, настільки відсталі у навчанні, що я плакала.
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.Я преподавала в классах настолько слабых, настолько отстающих в знаниях, что я плакала.
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.היו לי כיתות שהיו כל כך חלשות, כל כך מפגרות אקדמית שבכיתי.
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.كان لدي فصول متدنية جداً ضعيفة أكاديمياً لدرجة أنني بكيت.
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.我教過好差嘅班 佢哋嘅成續好差,我當時仲喊咗
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.担任をしてきました 悩みました 9ヶ月でこの生徒たちを
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.C'est tellement basique, mais j'en ai pleuré quand j'ai découvert ça.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.Das ist ja eigentlich so doof, aber als ich dies entdeckte, musste ich weinen.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.Dat is het geschifte eraan. Ik moest huilen toen ik het ontdekte.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.Det her er så nørdet, men det fik mig til at græde, da jeg opdagede det.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.Detta är så nördig, men det fick mig att gråta när jag upptäckte detta.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.É mesmo à "nerd", mas isto fez-me chorar quando o descobri.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.Este ceva specific tocilarilor, dar asta m-a făcut să plâng când am descoperit-o.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.E' talmente elementare, ma mi ha fatto piangere quando l'ho scoperto.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.Hülye dolog, de elsírtam magam, mikor ezt olvastam.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.Ini sangat teknis, tapi saya hampir menangis ketika menemukan ini.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.바보같지만 이 사실을 알았을 때 전 울어버렸습니다
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.Quả là đáng xấu hổ, nhưng nó đã làm tôi gào lên khi khám phá ra điều này.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.Sé que es algo tonto, pero lloré cuando lo descubrí.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.Tohle je hrozně podivínské, ale když jsem to zjistila, rozplakala jsem se.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.Toto je strašne vedátorské, ale keď som to objavila, až ma to rozplakalo.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.Zabrzmię jak nudziara, ale to odkrycie doprowadziło mnie do łez.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.Είμαι τόσο σπασικλάκι, αλλά αυτό με έκανε να κλάψω όταν το ανακάλυψα.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.Това е толкова изперкано, но ме накара да се разплача, когато го открих.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.Це так занудно, але це змусило мене заплакати, коли я це виявила.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.Это так скучно, но когда я пришла к этому выводу, я расплакалась.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.זה כ"כ חנוני, אבל כשגיליתי את זה בכיתי.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.أعلم أن هذا يعد من الهوس ! ولكن عيني فاضت بالدمع عندما إكتشفت هذا أول مرة !
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.初めて知った時にとても感動した話です 子どもの芸術的発展過程について
Bunları duyunca oturup ağladım, günlerce yas tuttum. Oruç tutup Göklerin Tanrısına dua ettim:내가 이 말을 듣고 앉아서 울고 수일 동안 슬퍼하며 하늘의 하나님 앞에 금식하며 기도하여
Bunları duyunca oturup ağladım, günlerce yas tuttum. Oruç tutup Göklerin Tanrısına dua ettim:När jag hade hört detta, satt jag gråtande och sörjande i flera dagar och fastade och bad inför himmelens Gud.
Bunları duyunca oturup ağladım, günlerce yas tuttum. Oruç tutup Göklerin Tanrısına dua ettim:А когато чух тия думи, седнах та плаках, и тъжах няколко дни; и постих и се молих пред небесния Бог, казвайки:
Bunları duyunca oturup ağladım, günlerce yas tuttum. Oruç tutup Göklerin Tanrısına dua ettim:Услышав эти слова, я сел и заплакал, и печален был несколько дней, и постился и молился пред Богом небесным
Bunları duyunca oturup ağladım, günlerce yas tuttum. Oruç tutup Göklerin Tanrısına dua ettim:ויהי כשמעי את הדברים האלה ישבתי ואבכה ואתאבלה ימים ואהי צם ומתפלל לפני אלהי השמים׃
Bunları duyunca oturup ağladım, günlerce yas tuttum. Oruç tutup Göklerin Tanrısına dua ettim:فلما سمعت هذا الكلام جلست وبكيت ونحت اياما وصمت وصلّيت امام اله السماء

İlgili Sayfalar