ağladı ile cümle
ağladı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Ben çok ağladım.Я багато плакав.
Ben çok ağladım.Я багато плакала.
Leyla, Arapça rüya gördü, Arapça düşündü, Arapça konuştu ve Arapça ağladı.Лейла бачила сни арабською, думала арабською, розмовляла арабською та плакала арабською.
"I Cried For You" (Sizin İçin Ağladım), İsa ve Mecdelli Meryem hakkındadır.Oni jimi také budou!“ (odmlka) „Moje děti, odkazuju vás ochraně Boží a Panny Marie, ženu také!
Yavru filin ağladığı ve çığlık gibi sesler çıkardığı gözlemlenir.Její slůně bylo spatřeno, jak pláče a vydává křiku podobné zvuky.
Odadan çıkıp gizlice ağladı.Beznadějně se do ní zahleděl a tajně ji sledoval.
Ağladım ve zannettim.Am plâns şi am crezut.
O, duygulanmaktan dolayı ağladı.Ea a plâns de emoție.
Gün ağarana dek durmadan ağladık.”Egész estig arattak a fiatalok, ha addig be nem fejezték.
Sonunda çalışmayı bırakıp eşine döndü, ona bakarken ağladı.Azután elhagyta a hadsereget, birtokára húzódott vissza és megnősült.
Xander'ın babası ona neden gelmediğini sorup annesinin ağladığını söylüyor.Sun átadja a pénzt, és megkérdezi, hogy miért nem mondta el neki, hogy ő Jin anyja?
Meserretimden ağladım.Sokat sírtam.
Onun neden ağladığını bilmiyorum.Nem tudom, miért sírsz.
Giderken ağladı, afedilmeyi beklediler.Hän itki tullessaan ulos.
Onun neden ağladığını bilmiyorum.En tiedä, miksi hän itkee.
Odadan çıkıp gizlice ağladı.Η γυναίκα άρχισε να κλαίει με λυγμούς και βγήκε από το κελί.
Tom, bütün gece ağladı.Ο Θωμάς έκλαψε όλη τη νύχτα.
Odadan çıkıp gizlice ağladı.Der steg hun af læsset, og bød Hans indenfor.
Odadan çıkıp gizlice ağladı.Men han slapp unna og levde i skjul.
Ne sen böyle yapsa idin, ne de ben böyle yapmak mecburiyetinde kalsaydım!" diyerek ağladı.Demi hidupmu dan demi nyawamu, aku takkan melakukan hal itu!"
Odadan çıkıp gizlice ağladı.Ia lalu pergi dari tempat itu dan menangis dikamarnya.
"I Cried For You" (Sizin İçin Ağladım), İsa ve Mecdelli Meryem hakkındadır.天主の御母(おんはは)聖マリア、 罪人なるわれらのために、 今も臨終の時も祈り給え。
Meserretimden ağladım.泣きましたから。
Odadan çıkıp gizlice ağladı.彼はこっそり抜け出して電話を掛けていた。
Dan hıçkıra hıçkıra ağladığı için konuşamamaktadır.それは清原にとって耳障りなことを口にしなかったからだろう。
Gün ağarana dek durmadan ağladık.”いつもゆらゆら揺れながら一日を過ごす。
Sabaha kadar ağladım徹夜で泣いていた
"I Cried For You" (Sizin İçin Ağladım), İsa ve Mecdelli Meryem hakkındadır.羨之等欲即以彥之為雍州,上不許,徵為中領軍,委以戎政。
Gün ağarana dek durmadan ağladık.”從日沒到薄暮的期間稱為暮光。
Yavru filin ağladığı ve çığlık gibi sesler çıkardığı gözlemlenir.어떻게 그룹 하나가 소리치게 하고, 비명지르게 하는지 이해할 수 없었다.
Ben ona sıkıca sarılıp ağladım.내가 그를 꽉 안아서 울었다.
Ben Los Angeles'a dans provasına gitmek için hazırlandığımda haberi aldım ve sadece ağladım."הייתי בדירה שלי בלוס אנג'לס מתכוננת ללכת לחזרות ריקודים כאשר הם התקשרו וסיפרו לי, ואני רק בכיתי".
Odadan çıkıp gizlice ağladı.בגללו היא בוכה בסתר.
Meserretimden ağladım.בוכה לעיתים קרובות.
Itachi ayrılırken Sasuke'nin Sharingan'ı uyanmış ve bayılmadan hemen önce Itachi'nin ağladığını görmüştür.Točno prije nego se onesvijestio pogledao je Itachia koji je plakao.
Odadan çıkıp gizlice ağladı.Vytýčil miesto a vykolíčkoval ho.
Punk maçtan sonra ringin ortasında ROH'tan ayrıldığı için ağladı.Po zápase sa rozplakal a sadol si do stredu ringu.
Gün ağarana dek durmadan ağladık.”Vso noč sem v postelji jokal.
Gün ağarana dek durmadan ağladık.”Audra siuto visą naktį be paliovos.
Odadan çıkıp gizlice ağladı.Jis suremontavo ir išdažė bažnyčią.
Xander'ın babası ona neden gelmediğini sorup annesinin ağladığını söylüyor.Krates olevat talle järele hüüdes pärinud, et miks Zenon põgeneb, sest juhtunud polnud midagi hirmsat.
Odadan çıkıp gizlice ağladı.Ta roomab ruumist välja, vererada järel.
Tom, bütün gece ağladı.Tom nuttis kogu öö.
Ağladığımı gördüğünde... ...bana mendilini verdi.Als er sah, dass meine Augen vom Weinen rot waren, gab er mir sein Taschentuch.
Ağladığımı gördüğünde... ...bana mendilini verdi.Amikor látta, hogy kisírtam a szemem, zsebkendõt adott.
Ağladığımı gördüğünde... ...bana mendilini verdi.Când a văzut că plâng, mi-a dat batista lui.
Ağladığımı gördüğünde... ...bana mendilini verdi.Když viděl, že pláču, dal mi svůj kapesník.
Ağladığımı gördüğünde... ...bana mendilini verdi.Toen hij zag dat ik huilde, kreeg ik zijn zakdoek.
Ağladığımı gördüğünde... ...bana mendilini verdi.Όταν είδε ό,τι έκλαιγα, μου έδωσε το μαντίλι του.
Ağladığımı gördüğünde... ...bana mendilini verdi.Като видя, че плача, даде ми кърпичката си.
Ağladığımı gördüğünde... ...bana mendilini verdi.Когда он увидел, что я плачу, он дал мне свой платок. Потом он ушел.
Ağladığımı görünce mutlu olan bir sürü insan var.Ça ferait plaisir à tant de gens si je pleure.
Ağladığımı görünce mutlu olan bir sürü insan var.Túl sok ember van, aki boldog lenne, ha sírni látna.
Ağladığımı görünce mutlu olan bir sürü insan var.Υπάρχουν ένα σωρό άνθρωποι που θα χαίρονταν να με έβλεπαν να κλαίω.
Ağladığımı görünce mutlu olan bir sürü insan var.لان هناك الكثير من الناس سيكونون سعداء اذا بكيت
Ağladığında burnu kızarıyor.Cuando llora, la nariz se le pone roja.
Ağladığında burnu kızarıyor.To bardzo miło z jego strony. Przysłał pocztówkę ze szkolnej wycieczki.
'Ah, pardon!' Alice o zavallı zarar olduğunu korkuyor, aceleyle ağladı hayvanın duygularını."Åh, jag ber om ursäkt!" Ropade Alice hastigt, rädd att hon hade ont de fattiga djurets känslor.
'Ah, pardon!' Alice o zavallı zarar olduğunu korkuyor, aceleyle ağladı hayvanın duygularını."Åh, undskyld!" Råbte Alice hastigt, bange for, at hun havde slået de fattige dyrets følelser.
'Ah, pardon!' Alice o zavallı zarar olduğunu korkuyor, aceleyle ağladı hayvanın duygularını.'아, 네 뭐라 고요! "앨리스는 그녀가 가난한 사람을 다치게했다는 두려움, 급하게 외쳤다