ağladı ile cümle
ağladı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom arkadaşlarının kendisinin ağladığını görmesini istemiyordu.Tom didn't want his friends to see him cry.
Tom Mary'nin bitişik odada hıçkırarak ağladığını duyabiliyordu.Tom could hear Mary sobbing in the next room.
Tom yatağına yattı ve yastığına usulca ağladı.Tom lay on his bed and cried softly into his pillow.
Mary yatağına uzandı, yüzü yastığına gömülü şekilde ağladı.Mary laid on her bed, crying with her face buried into her pillow.
Tom'un ağladığını söyleyebilirim.I could tell that Tom had been crying.
Onun ağladığını hiç görmemiştim.I had never seen him cry.
Hepimiz çok ağladık.We all cried a lot.
Hepimiz ağladık.We all cried.
Küçük kız o kadar çok ağladı ki, yüzü gözyaşları ile örtüldü.The little girl cried so much that her face was awash with tears.
Tom öfke gözyaşlarıyla ağladı.Tom cried tears of rage.
Tom köpeği öldüğünde ağladı.Tom cried when his dog died.
Tom bütün sabah ağladı.Tom cried all morning.
Filmi izlediğimiz zaman hepimiz ağladık.We all cried when we watched the movie.
Ben gidince ağladın mı?Did you cry when I was gone?
Ben ayrıldığımda Tom ağladı.Tom cried when I left.
Lütfen Tom'un ağladığını görmesine izin verme.Please don't let Tom see you crying.
Ondan sonra, o üç gün ağladı.After that, she cried for three days.
Tom kontrolsüzce ağladı.Tom cried uncontrollably.
Tom için için ağladı.Tom cried bitterly.
Tom ağlamaya başladığında ben de ağladım.When Tom began to cry, so did I.
"Kay, ne yapıyorsun?" diye küçük kız ağladı."Kay, what are you doing?" cried the little girl.
Birlikte ağladık.We cried together.
Tom Mary'nin mektubunu okurken ağladı.Tom cried as he read Mary's letter.
Tom Mary'nin neden ağladığını merak ediyordu.Tom wondered why Mary was crying.
Tom köşeye gitti ve ağladı.Tom went into a corner and cried.
Onların ağladığını hiç görmedim.I've never seen them cry.
Onun ağladığını hiç görmedim.I've never seen him cry.
Onların ağladığını gördüm.I saw them crying.
Onun ağladığını gördüm.I saw him crying.
Hıçkırarak ağladığını duydum.I heard you sobbing.
Hıçkırarak ağladıklarını duydum.I heard them sobbing.
Onun hıçkırarak ağladığını duydum.I heard him sobbing.
Dan Linda'nın ankesörlü telefonun yanında ağladığını gördü.Dan saw Linda crying near the pay phone.
Ve sonra Tom içeriye geldi ve ağladığımı gördü.And then Tom came in and he saw me crying.
Tom Mary'nin ağladığını görebilir.Tom could see that Mary was crying.
Tom, Mary'nin ağladığını görebiliyordu.Tom could see that Mary was crying.
Tom Mary'nin ağladığını söyleyebilir.Tom could tell that Mary had been crying.
Tom uzun süre ağladı.Tom cried for a long time.
Bebeğin neden ağladığını bilmiyorum.I don't know why the baby is crying.
Mary'ye neden ağladığını sorduk.We asked Mary why she was crying.
Kızının ağladığını gördüm.I saw his daughter was crying.
Evet, o zaman ağladım.Yes, I cried then.
Ona neden ağladığını sordum.I asked him why he was crying.
Tom'a neden ağladığını sordum.I asked Tom why he was crying.
Bugün ağladım.I cried today.
Ben de ağladım.I cried, too.
Bugün ağlamayacağımı umuyordum ama ağladım.I was hoping I wouldn't cry today, but I did.
Bugün ağlamaya niyetim yoktu ama ağladım.I didn't intend to cry today, but I did.
Aynanın karşısına oturdum ve acı acı ağladım.I sat before the mirror and wept bitterly.
Ben yıkıldım ve ağladım.I broke down and cried.
Bu kitabı okurken ağladım.I cried while reading this book.
Anne bebeğinin ağladığını duyabilir.The mother can hear her baby cry.
Ben bu kitabı okurken ağladım.I cried reading this book.
Senin ağladığını görmek kalbimi kırar.It breaks my heart to see you crying.
Bana neden ağladığını söyle.Tell me why you're crying.
Çok ağladım.I've cried a lot.
Sabah boyunca ağladım.I've been crying all morning.
Ben sadece orada oturdum ve ağladım.I just sat there and cried.
Ağladığın zaman ben bundan hoşlanmıyorum.I don't like it when you cry.
Hüngür hüngür ağladım.I cried my eyes out.