ağladı ile cümle

ağladı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İsa Yeruşalime yaklaşıp kenti görünce ağladı.Khi Ðức Chúa Jêsus gần đến thành, thấy thì khóc về thành, và phán rằng:
İsa Yeruşalime yaklaşıp kenti görünce ağladı.Khi_Ðức_Chúa_Jêsus gần đến thành , thấy thì khóc về thành , và phán rằng :
İsa Yeruşalime yaklaşıp kenti görünce ağladı.가까이 오사 성을 보시고 우시며
İsa Yeruşalime yaklaşıp kenti görünce ağladı.Og da han kom nær og så byen, gråt han over den og sa:
İsa Yeruşalime yaklaşıp kenti görünce ağladı.Og da han kom nær til og så Staden, græd han over den og sagde:
İsa Yeruşalime yaklaşıp kenti görünce ağladı.Quando fu vicino, alla vista della città, pianse su di essa, dicendo
İsa Yeruşalime yaklaşıp kenti görünce ağladı.Und als er nahe hinzukam, sah er die Stadt an und weinte über sie
İsa Yeruşalime yaklaşıp kenti görünce ağladı.Και οτε επλησιασεν, ιδων την πολιν εκλαυσεν επ' αυτην,
İsa Yeruşalime yaklaşıp kenti görünce ağladı.И като се приближи и видя града, плака за него и каза:
İsa Yeruşalime yaklaşıp kenti görünce ağladı.И когда приблизился к городу, то, смотря на него, заплакал о нем
İsa Yeruşalime yaklaşıp kenti görünce ağladı.І, як наближивсь, то, побачивши город, заплакав над ним,
İsa Yeruşalime yaklaşıp kenti görünce ağladı.ויהי כאשר קרב וירא את העיר ויבך עליה לאמר׃
İsa Yeruşalime yaklaşıp kenti görünce ağladı.وفيما هو يقترب نظر الى المدينة وبكى عليها
İsa Yeruşalime yaklaşıp kenti görünce ağladı.耶 穌 快 到 耶 路 撒 冷 看 見 城 、 就 為 他 哀 哭
İsa Yeruşalime yaklaşıp kenti görünce ağladı.耶穌快 到 耶路撒冷 看 見城 、 就 為 他 哀哭
'Kediler gibi!' Tutkulu, tiz bir sesle, Fare ağladı."Ei niin kuin kissat!" Huusi Hiiri, on kimeä, intohimoinen ääni.
'Kediler gibi!' Tutkulu, tiz bir sesle, Fare ağladı."Ikke kan lide katte!" Råbte musen, i en skinger, lidenskabelig stemme.
'Kediler gibi!' Tutkulu, tiz bir sesle, Fare ağladı."Inte som katter!" Ropade musen, i en gäll, passionerad röst.
'Kediler gibi!' Tutkulu, tiz bir sesle, Fare ağladı.'Không giống như con mèo! "Khóc chuột, bằng một giọng chói tai, đam mê.
'Kediler gibi!' Tutkulu, tiz bir sesle, Fare ağladı.'고양이처럼!되지 않음'날카로운, 열정적인 목소리로, 마우스를 외쳤다.
'Kediler gibi!' Tutkulu, tiz bir sesle, Fare ağladı."Não gosto de gatos!", Gritou o Rato, com uma voz estridente e apaixonado.
'Kediler gibi!' Tutkulu, tiz bir sesle, Fare ağladı."Ne jako kočka!" Zvolal myš, pronikavým, vášnivý hlas.
'Kediler gibi!' Tutkulu, tiz bir sesle, Fare ağladı."Nem úgy, mint macska!" Kiáltott fel az egeret, egy éles, szenvedélyes hangon.
'Kediler gibi!' Tutkulu, tiz bir sesle, Fare ağladı."Nicht wie Katzen!", Rief die Maus, in eine schrille, leidenschaftlicher Stimme.
'Kediler gibi!' Tutkulu, tiz bir sesle, Fare ağladı."Nie ako mačka!" Zvolal myš, prenikavým, vášnivý hlas.
'Kediler gibi!' Tutkulu, tiz bir sesle, Fare ağladı."Nie tak jak koty! Zawołał Mouse, w ostry, namiętny głos.
'Kediler gibi!' Tutkulu, tiz bir sesle, Fare ağladı.'Niet zoals katten!' Riep de muis, in een schrille, passionele stem.
'Kediler gibi!' Tutkulu, tiz bir sesle, Fare ağladı."Ni kot mačke!" Je vzkliknil Mouse, v predirljiv, strastnega glasu.
'Kediler gibi!' Tutkulu, tiz bir sesle, Fare ağladı."No es como los gatos-exclamó el Ratón, en una voz aguda, apasionada.
'Kediler gibi!' Tutkulu, tiz bir sesle, Fare ağladı.'Non come i gatti!' Esclamò il topo, in una stridula voce appassionata.
'Kediler gibi!' Tutkulu, tiz bir sesle, Fare ağladı."Nu ca pisicile!" A strigat mouse-ul, cu o voce ascuţită, pasionat.
'Kediler gibi!' Tutkulu, tiz bir sesle, Fare ağladı."Pas comme les chats, s'écria la souris, dans une voix perçante et passionné.
'Kediler gibi!' Tutkulu, tiz bir sesle, Fare ağladı.'Tidak seperti kucing! "Teriak Mouse, dengan suara melengking penuh gairah.
'Kediler gibi!' Tutkulu, tiz bir sesle, Fare ağladı."Όχι σαν τις γάτες!", Φώναξε το ποντίκι, σε έναν διαπεραστικό, παθιασμένη φωνή.
'Kediler gibi!' Tutkulu, tiz bir sesle, Fare ağladı.- Възкликна мишка, в писклив, страстен глас.
'Kediler gibi!' Tutkulu, tiz bir sesle, Fare ağladı."Не люблю котів! Вигукнула Миша, пронизливим, пристрасним голосом.
'Kediler gibi!' Tutkulu, tiz bir sesle, Fare ağladı."Не люблю кошек! Воскликнула Мышь, пронзительным, страстным голосом.
'Kediler gibi!' Tutkulu, tiz bir sesle, Fare ağladı."אין כמו חתולים!" קרא מאוס, בקול צווחני תשוקה.
'Kediler gibi!' Tutkulu, tiz bir sesle, Fare ağladı.'ليس مثل القطط!" بكى الفأر ، في صوت ، هاج عاطفي.
'Kediler gibi!' Tutkulu, tiz bir sesle, Fare ağladı."あなたは私だったなら猫をご希望ですか?"まあ、おそらくない、"アリスは言った
Lütfen, aşkım, bana öyle geliyor ki ağladığımı görmek seni mutlu ediyor.Älskling, det verkar som- att du vill se mig gråta.
Lütfen, aşkım, bana öyle geliyor ki ağladığımı görmek seni mutlu ediyor.Bitte Liebling, es scheint mir, das Du es liebst, mich weinen zu sehen.
Lütfen, aşkım, bana öyle geliyor ki ağladığımı görmek seni mutlu ediyor.Dragă, te rog, de parcă î-ţi place să mă vezi plângând.
Lütfen, aşkım, bana öyle geliyor ki ağladığımı görmek seni mutlu ediyor.Hỡi người yêu, em thấy có vẻ như anh thích nhìn em khóc.
Lütfen, aşkım, bana öyle geliyor ki ağladığımı görmek seni mutlu ediyor.Kulta rakas, minusta näyttää että haluat minun itkevän.
Lütfen, aşkım, bana öyle geliyor ki ağladığımı görmek seni mutlu ediyor. Neden bilmiyorum.Cariño, me parece que quieres verme llorar, y no sé por qué.
Lütfen, aşkım, bana öyle geliyor ki ağladığımı görmek seni mutlu ediyor. Neden bilmiyorum.Per favore, caro: mi pare che ti diverta a vedermi piangere.
Lütfen, aşkım, bana öyle geliyor ki ağladığımı görmek seni mutlu ediyor.Please honey, it seems to me you love to see me crying.
Lütfen, aşkım, bana öyle geliyor ki ağladığımı görmek seni mutlu ediyor.Please honey, it seems to me you love to see me crying.
Lütfen, aşkım, bana öyle geliyor ki ağladığımı görmek seni mutlu ediyor.Por favor, Amor, fico com a impressão de que gostas de me ver chorar.
Lütfen, aşkım, bana öyle geliyor ki ağladığımı görmek seni mutlu ediyor.Prosím miláčku, zdá se mi, že miluješ jak pláču.
Lütfen, aşkım, bana öyle geliyor ki ağladığımı görmek seni mutlu ediyor.S'il te plaît mon amour, il me semble que tu aimes me voir pleurer.
Lütfen, aşkım, bana öyle geliyor ki ağladığımı görmek seni mutlu ediyor.Wydaje mi się, że lubisz Doprowadzać mnie do łez.
Lütfen, aşkım, bana öyle geliyor ki ağladığımı görmek seni mutlu ediyor.О, скъпи, изглежда ми, Че обичаш да гледаш как плача.
Lütfen, aşkım, bana öyle geliyor ki ağladığımı görmek seni mutlu ediyor.私が泣くのを見たいみたい なぜか知らないけど 電話すると言って 毎晩待ってるのに
"Mary ağladı."Maria grät.
"Mary ağladı."Maria huilde.
"Mary ağladı."Maria piangeva.
"Mary ağladı."Marie a pleuré.
"Mary ağladı."Mary græd.

İlgili Sayfalar