ağladı ile cümle
ağladı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Biliyorum, Phyllis oğlu için çok ağladı ama O, oğlunun nerde olduğunu biliyor.Знам, че тя наистина плака за сина си. Но тя знае къде е той.
Biliyorum, Phyllis oğlu için çok ağladı ama O, oğlunun nerde olduğunu biliyor.Я знаю, что она тяжело переживала потерю сына. Но она знает, что с ним.
Biliyorum, Phyllis oğlu için çok ağladı ama O, oğlunun nerde olduğunu biliyor.ידעתי שהיא באמת בכתה על בנה. אבל היא יודעת איפה הוא.
Biliyorum, Phyllis oğlu için çok ağladı ama O, oğlunun nerde olduğunu biliyor.انا اعرف انها بكت حقا لاجل ابنها لكنها تعلم اين هو
Biliyorum, Phyllis oğlu için çok ağladı ama O, oğlunun nerde olduğunu biliyor.でも 息子さんの居場所はわかります
Biliyorum, Phyllis oğlu için çok ağladı ama O, oğlunun nerde olduğunu biliyor.我知道距的确为距噶仔悲痛欲绝。 但系距至少知道距系边。
Bir daha ağladığımda bunun mutluluk gözyaşı olacağına söz verdim.Jag lovade att om jag grät igen skulle det vara glädjetårar.
Bir daha ağladığımda bunun mutluluk gözyaşı olacağına söz verdim.Jeg lovede, at næste gang jeg græd, skulle det være glædestårer.
Bir daha ağladığımda bunun mutluluk gözyaşı olacağına söz verdim.Lupasin, että itkisin seuraavan kerran ilosta.
Bir daha ağladığımda bunun mutluluk gözyaşı olacağına söz verdim.Obiecałam, że jak znów zapłaczę, będą to łzy radości.
Bir daha ağladığımda bunun mutluluk gözyaşı olacağına söz verdim.Prometi-te que, da próxima vez que chorasse, seria de alegria.
Bir daha ağladığımda bunun mutluluk gözyaşı olacağına söz verdim.Te prometí que la próxima vez que llorara, sería de alegría.
Bir daha ağladığımda bunun mutluluk gözyaşı olacağına söz verdim.Ti avevo promesso che le mie lacrime sarebbero state di gioia.
Bir daha ağladığımda bunun mutluluk gözyaşı olacağına söz verdim.Σου υποσχέθηκα ότι όταν ξανακλάψω, θα είναι από χαρά.
Bir daha ağladığımda bunun mutluluk gözyaşı olacağına söz verdim.Я обещала тебе в следующий раз заплакать от радости.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.C'est tellement basique, mais j'en ai pleuré quand j'ai découvert ça.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.Das ist ja eigentlich so doof, aber als ich dies entdeckte, musste ich weinen.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.Dat is het geschifte eraan. Ik moest huilen toen ik het ontdekte.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.Det her er så nørdet, men det fik mig til at græde, da jeg opdagede det.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.Detta är så nördig, men det fick mig att gråta när jag upptäckte detta.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.É mesmo à "nerd", mas isto fez-me chorar quando o descobri.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.Este ceva specific tocilarilor, dar asta m-a făcut să plâng când am descoperit-o.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.E' talmente elementare, ma mi ha fatto piangere quando l'ho scoperto.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.Hülye dolog, de elsírtam magam, mikor ezt olvastam.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.Ini sangat teknis, tapi saya hampir menangis ketika menemukan ini.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.바보같지만 이 사실을 알았을 때 전 울어버렸습니다
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.Quả là đáng xấu hổ, nhưng nó đã làm tôi gào lên khi khám phá ra điều này.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.Sé que es algo tonto, pero lloré cuando lo descubrí.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.Tohle je hrozně podivínské, ale když jsem to zjistila, rozplakala jsem se.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.Toto je strašne vedátorské, ale keď som to objavila, až ma to rozplakalo.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.Zabrzmię jak nudziara, ale to odkrycie doprowadziło mnie do łez.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.Είμαι τόσο σπασικλάκι, αλλά αυτό με έκανε να κλάψω όταν το ανακάλυψα.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.Това е толкова изперкано, но ме накара да се разплача, когато го открих.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.Це так занудно, але це змусило мене заплакати, коли я це виявила.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.Это так скучно, но когда я пришла к этому выводу, я расплакалась.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.זה כ"כ חנוני, אבל כשגיליתי את זה בכיתי.
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.أعلم أن هذا يعد من الهوس ! ولكن عيني فاضت بالدمع عندما إكتشفت هذا أول مرة !
Bu çok aptalca, ama bunu keşfettiğim an ağladım.初めて知った時にとても感動した話です 子どもの芸術的発展過程について
Bu kederli anda, hayatı boyunca 3204 defa ağlamış olan Mary son kez ağladı.J'ai apporté le mouchoir de Papa.
Bunları duyunca oturup ağladım, günlerce yas tuttum. Oruç tutup Göklerin Tanrısına dua ettim:내가 이 말을 듣고 앉아서 울고 수일 동안 슬퍼하며 하늘의 하나님 앞에 금식하며 기도하여
Bunları duyunca oturup ağladım, günlerce yas tuttum. Oruç tutup Göklerin Tanrısına dua ettim:När jag hade hört detta, satt jag gråtande och sörjande i flera dagar och fastade och bad inför himmelens Gud.
Bunları duyunca oturup ağladım, günlerce yas tuttum. Oruç tutup Göklerin Tanrısına dua ettim:А когато чух тия думи, седнах та плаках, и тъжах няколко дни; и постих и се молих пред небесния Бог, казвайки:
Bunları duyunca oturup ağladım, günlerce yas tuttum. Oruç tutup Göklerin Tanrısına dua ettim:Услышав эти слова, я сел и заплакал, и печален был несколько дней, и постился и молился пред Богом небесным
Bunları duyunca oturup ağladım, günlerce yas tuttum. Oruç tutup Göklerin Tanrısına dua ettim:ויהי כשמעי את הדברים האלה ישבתי ואבכה ואתאבלה ימים ואהי צם ומתפלל לפני אלהי השמים׃
Bunları duyunca oturup ağladım, günlerce yas tuttum. Oruç tutup Göklerin Tanrısına dua ettim:فلما سمعت هذا الكلام جلست وبكيت ونحت اياما وصمت وصلّيت امام اله السماء
Bunları duyunca oturup ağladım, günlerce yas tuttum. Oruç tutup Göklerin Tanrısına dua ettim:我 聽 見 這 話 、 就 坐 下 哭 泣 、 悲 哀 幾 日 . 在 天 上 的 神 面 前 禁 食 祈 禱 說
Bunları duyunca oturup ağladım, günlerce yas tuttum. Oruç tutup Göklerin Tanrısına dua ettim:我 聽見這話 、 就 坐 下 哭泣 、 悲哀 幾 日 . 在 天上 的 神 面前 禁食祈 禱說
Bunu, o gün senin karşında ağladığım için yaptığını söyleme bana.Đừng nói với em là bởi vì em đã khóc trước mặt anh vào ngày hôm đó.
Bunu, o gün senin karşında ağladığım için yaptığını söyleme bana.Jangan katakan itu karena aku menangis di depanmu hari itu.
Bunu, o gün senin karşında ağladığım için yaptığını söyleme bana.설마 그날 내가 선배 앞에서 좀 울었다고
Bunu, o gün senin karşında ağladığım için yaptığını söyleme bana.Ne me dis pas que c'est parce que j'ai pleuré devant toi l'autre jour ?
Bunu, o gün senin karşında ağladığım için yaptığını söyleme bana.Nie mów mi, że to dlatego że płakałam przed tobą tamtego dnia.
Bunu, o gün senin karşında ağladığım için yaptığını söyleme bana.Non dirmi che é perché ho pianto davanti a te quel giorno.
Bunu, o gün senin karşında ağladığım için yaptığını söyleme bana.Nu imi spune ca e din cauza ca am plans in fata ta in acea zi.
Bunu, o gün senin karşında ağladığım için yaptığını söyleme bana.Säg inte att det är för att jag grät framför dig den dagen.
Bunu, o gün senin karşında ağladığım için yaptığını söyleme bana.Sag mir nicht,weil ich an diesem Tag vor dir geweint habe.
Bunu, o gün senin karşında ağladığım için yaptığını söyleme bana.Vertel me niet dat het komt door het feit dat ik die dag in jouw bijzijn hebt gehuild.
Bunu, o gün senin karşında ağladığım için yaptığını söyleme bana.Μη μου πεις ότι είναι επειδή εκείνη τη μέρα έκλαψα μπροστά σου.
Bunu, o gün senin karşında ağladığım için yaptığını söyleme bana.Только не говори, что это из-за того, что я плакала перед тобой в тот день.
Bunu, o gün senin karşında ağladığım için yaptığını söyleme bana.لا تخبرني بأن ذلك بسبب بكائي أمامك ذلك اليوم