ağladı ile cümle

ağladı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Aşkım, bana öyle geliyor ki, sen benim ağladığımı görmekten zevk alıyorsun.Ahi, caro, mi pare che ti diverta a vedermi piangere
Aşkım, bana öyle geliyor ki, sen benim ağladığımı görmekten zevk alıyorsun.Älskling, det verkar som att du vill se mig gråta.
Aşkım, bana öyle geliyor ki, sen benim ağladığımı görmekten zevk alıyorsun.Aw gee, honey, it seems to me, you love to see me cryin'
Aşkım, bana öyle geliyor ki, sen benim ağladığımı görmekten zevk alıyorsun.Aw gee, honey, it seems to me, you love to see me cryin'
Aşkım, bana öyle geliyor ki, sen benim ağladığımı görmekten zevk alıyorsun.Aw thế đấy, anh yêu, dường như với em, anh thích nhìn em khóc
Aşkım, bana öyle geliyor ki, sen benim ağladığımı görmekten zevk alıyorsun.Cariño, me parece que te gusta que llore.
Aşkım, bana öyle geliyor ki, sen benim ağladığımı görmekten zevk alıyorsun.Chyba lubisz doprowadzać mnie do łez.
Aşkım, bana öyle geliyor ki, sen benim ağladığımı görmekten zevk alıyorsun.Iubire, parcă-ţi place să mă vezi plângând
Aşkım, bana öyle geliyor ki, sen benim ağladığımı görmekten zevk alıyorsun.Oh chéri, mon chaton, il me semble que tu aimes me voir pleurer
Aşkım, bana öyle geliyor ki, sen benim ağladığımı görmekten zevk alıyorsun.Oh, miláčku, zdá se mi, že miluješ jak pláču.
Aşkım, bana öyle geliyor ki, sen benim ağladığımı görmekten zevk alıyorsun.Querido, acho que gostas de me ver chorar!
Aşkım, bana öyle geliyor ki, sen benim ağladığımı görmekten zevk alıyorsun.Voi veljet, kulti, näyttää että pidät siitä kun itken.
Aşkım, bana öyle geliyor ki, sen benim ağladığımı görmekten zevk alıyorsun.О, мой скъпи, изглежда ми, че обичаш да гледаш как плача.
Aşkım, bana öyle geliyor ki, sen benim ağladığımı görmekten zevk alıyorsun.お願い なぜなの
Avneri Hevronda gömdüler. Kral, Avnerin mezarı başında hıçkıra hıçkıra ağladı. Oradaki herkes de ağladı.Abner dikubur di Hebron, dan raja serta seluruh rakyat menangis dengan nyaring di depan kuburan itu
Avneri Hevronda gömdüler. Kral, Avnerin mezarı başında hıçkıra hıçkıra ağladı. Oradaki herkes de ağladı.Khi chúng đã chôn Áp - ne tại Hếp-rôn rồi , vua cất_tiếng lên khóc tại mồ Áp - ne ; cả dân_sự cũng khóc .
Avneri Hevronda gömdüler. Kral, Avnerin mezarı başında hıçkıra hıçkıra ağladı. Oradaki herkes de ağladı.Khi chúng đã chôn Áp-ne tại Hếp-rôn rồi, vua cất tiếng lên khóc tại mồ Áp-ne; cả dân sự cũng khóc.
Avneri Hevronda gömdüler. Kral, Avnerin mezarı başında hıçkıra hıçkıra ağladı. Oradaki herkes de ağladı.아브넬을 헤브론에 장사하고 아브넬의 무덤에서 소리를 높여 울고 백성도 다 우니라
Avneri Hevronda gömdüler. Kral, Avnerin mezarı başında hıçkıra hıçkıra ağladı. Oradaki herkes de ağladı.Og da man jordede Abner i Hebron, græd Kongen højt ved Abners Grav, og alt Folket græd med,
Avneri Hevronda gömdüler. Kral, Avnerin mezarı başında hıçkıra hıçkıra ağladı. Oradaki herkes de ağladı.On enterra Abner à Hébron. Le roi éleva la voix et pleura sur le sépulcre d`Abner, et tout le peuple pleura.
Avneri Hevronda gömdüler. Kral, Avnerin mezarı başında hıçkıra hıçkıra ağladı. Oradaki herkes de ağladı.Så begravde de Abner i Hebron, og kongen gråt høit ved Abners grav, og alt folket gråt.
Avneri Hevronda gömdüler. Kral, Avnerin mezarı başında hıçkıra hıçkıra ağladı. Oradaki herkes de ağladı.Så begrovo; de Abner i Hebron; och konungen brast ut i gråt vid Abners grav, och allt folket grät.
Avneri Hevronda gömdüler. Kral, Avnerin mezarı başında hıçkıra hıçkıra ağladı. Oradaki herkes de ağladı.Zij begroeven Abner in Hebron. De koning en alle aanwezigen huilden toen zij bij het graf stonden.
Avneri Hevronda gömdüler. Kral, Avnerin mezarı başında hıçkıra hıçkıra ağladı. Oradaki herkes de ağladı.И погребаха Авенира в Хеврон; и царят плака с висок глас над Авенировия гроб; също и всичките люде плакаха.
Avneri Hevronda gömdüler. Kral, Avnerin mezarı başında hıçkıra hıçkıra ağladı. Oradaki herkes de ağladı.Когда погребали Авенира в Хевроне, то царь громко плакал над гробом Авенира; плакал и весь народ.
Avneri Hevronda gömdüler. Kral, Avnerin mezarı başında hıçkıra hıçkıra ağladı. Oradaki herkes de ağladı.ויקברו את אבנר בחברון וישא המלך את קולו ויבך אל קבר אבנר ויבכו כל העם׃
Avneri Hevronda gömdüler. Kral, Avnerin mezarı başında hıçkıra hıçkıra ağladı. Oradaki herkes de ağladı.ودفنوا ابنير في حبرون. ورفع الملك صوته وبكى على قبر ابنير وبكى جميع الشعب.
Avneri Hevronda gömdüler. Kral, Avnerin mezarı başında hıçkıra hıçkıra ağladı. Oradaki herkes de ağladı.他 們 將 押 尼 珥 葬 在 希 伯 崙 . 王 在 押 尼 珥 的 墓 旁 放 聲 而 哭 . 眾 民 也 都 哭 了
Avneri Hevronda gömdüler. Kral, Avnerin mezarı başında hıçkıra hıçkıra ağladı. Oradaki herkes de ağladı.他 們將 押 尼珥葬 在 希伯崙.王 在押 尼珥 的 墓 旁 放聲而哭.眾民 也 都 哭了
Babil ırmakları kıyısında oturup Siyonu andıkça ağladık;(136:1) При реках Вавилона, там сидели мы и плакали, когда вспоминали о Сионе;
Babil ırmakları kıyısında oturup Siyonu andıkça ağladık;An den Wassern zu Babel saßen wir und weinten, wenn wir an Zion gedachten.
Babil ırmakları kıyısında oturup Siyonu andıkça ağladık;Baabelin virtain vierillä - siellä me istuimme ja itkimme, kun Siionia muistelimme.
Babil ırmakları kıyısında oturup Siyonu andıkça ağladık;Babilon folyóvizeinél, ott ültünk és sírtunk, mikor a Sionról megemlékezénk.
Babil ırmakları kıyısında oturup Siyonu andıkça ağladık;Chúng tôi đương ngồi trên mé sông Ba-by-lôn, Bèn nhớ lại Si-ôn, và khóc.
Babil ırmakları kıyısında oturup Siyonu andıkça ağladık;Chúng_tôi đương ngồi trên mé sông Ba-by-lôn , Bèn nhớ lại Si-ôn , và khóc .
Babil ırmakları kıyısında oturup Siyonu andıkça ağladık;Di tepi sungai-sungai Babel kami duduk dan menangis bila teringat Sion
Babil ırmakları kıyısında oturup Siyonu andıkça ağladık;Junto a los ríos de Babilonia nos sentábamos y llorábamos, acordándonos de Sion
Babil ırmakları kıyısında oturup Siyonu andıkça ağladık;Junto aos rios de Babilônia, ali nos assentamos e nos pusemos a chorar, recordando-nos de Sião.
Babil ırmakları kıyısında oturup Siyonu andıkça ağladık;우리가 바벨론의 여러 강변 거기 앉아서 시온을 기억하며 울었도다
Babil ırmakları kıyısında oturup Siyonu andıkça ağladık;Nad rzekami Babilońskiemi, tameśmy siadali i płakali, wspominając na Syon.
Babil ırmakları kıyısında oturup Siyonu andıkça ağladık;Ob rekah babilonskih, tam smo sedevali in jokali, spominjajoč se Siona.
Babil ırmakları kıyısında oturup Siyonu andıkça ağladık;Pe malurile rîurilor Babilonului, şedeam jos şi plîngeam, cînd ne aduceam aminte de Sion.
Babil ırmakları kıyısında oturup Siyonu andıkça ağladık;Při řekách Babylonských tam jsme sedávali, a plakávali, rozpomínajíce se na Sion.
Babil ırmakları kıyısında oturup Siyonu andıkça ağladık;Pri riekach Babylona, tam sme sedávali i plakali, keď sme sa rozpomínali na Sion.
Babil ırmakları kıyısında oturup Siyonu andıkça ağladık;Sui fiumi di Babilonia, là sedevamo piangendo al ricordo di Sion
Babil ırmakları kıyısında oturup Siyonu andıkça ağladık;Sur les bords des fleuves de Babylone, Nous étions assis et nous pleurions, en nous souvenant de Sion.
Babil ırmakları kıyısında oturup Siyonu andıkça ağladık;Ved Babels Floder, der sad vi og græd, når Zion randt os i hu.
Babil ırmakları kıyısında oturup Siyonu andıkça ağladık;Ved Babylons elver, der satt vi og gråt når vi kom Sion i hu.
Babil ırmakları kıyısında oturup Siyonu andıkça ağladık;Vid Babels floder, där sutto vi och gräto, när vi tänkte på Sion.
Babil ırmakları kıyısında oturup Siyonu andıkça ağladık;Wij zaten aan de rivier in de stad Babel en huilden toen wij aan Jeruzalem dachten.
Babil ırmakları kıyısında oturup Siyonu andıkça ağladık;Επι των ποταμων Βαβυλωνος, εκει εκαθισαμεν και εκλαυσαμεν, οτε ενεθυμηθημεν την Σιων.
Babil ırmakları kıyısında oturup Siyonu andıkça ağladık;(По слав. 136) При реките на Вавилона, там седнахме, Да! плакахме, когато си спомняхме за Сиона;
Babil ırmakları kıyısında oturup Siyonu andıkça ağladık;על נהרות בבל שם ישבנו גם בכינו בזכרנו את ציון׃
Babil ırmakları kıyısında oturup Siyonu andıkça ağladık;على انهار بابل هناك جلسنا. بكينا ايضا عندما تذكرنا صهيون‎.
Babil ırmakları kıyısında oturup Siyonu andıkça ağladık;我 們 曾 在 巴 比 倫 的 河 邊 坐 下 、 一 追 想 錫 安 就 哭 了
Babil ırmakları kıyısında oturup Siyonu andıkça ağladık;我 們 曾 在 巴比倫 的 河邊 坐下 、 一 追 想 錫安 就 哭了
"Ben bilmiyordum!" Mem Sahib ağladı."Aku tidak tahu!" Teriak Nona Sahib.
"Ben bilmiyordum!" Mem Sahib ağladı."E ela se virou e correu para da casa.
"Ben bilmiyordum!" Mem Sahib ağladı."Én nem tudom!" A Mem Sahib kiáltott.
"Ben bilmiyordum!" Mem Sahib ağladı."En ze draaide zich om en liep in het huis.

İlgili Sayfalar