ağladı ile cümle
ağladı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Acı şekilde ağladığını duymaya katlanamam.I can't abide hearing you cry so bitterly.
Ben bütün gece boyunca ağladım.I cried all night long.
Film öyle acıklı idi ki herkes ağladı.The movie was so sad that everybody cried.
Ne sebeple ağladın?For what reason did you cry?
Bebek süt için ağladı.The baby cried for milk.
Çocuk bana niçin ağladığını söyledi.The boy told me why he was crying.
İsa ağladı.Jesus wept.
Ekim ayında bir gün Sadako uyandığında annesinin ağladığını fark etti.One day in October, when Sadako awoke, she found her mother crying.
Çocuk oyuncak için ağladı.The child cried for the toy.
Çocuk oyuncak araba için ağladı.The child cried for a toy car.
Küçük bir kızın ağladığını duydum.I heard a little girl crying.
Ben, kızın yardım için ağladığını duydum.I heard the girl crying for help.
Onun ağladığını fark ettiğimde yemek yemeye başladım.I had hardly started to eat when I noticed that she was crying.
Altı yaşında bir çocukmuş gibi ağladı.He cried as if he were a boy of six.
O, ne konuştu nede ağladı, sessizce dışarı çıktı.He neither spoke nor wept, but went out in silence.
O, kızının ağladığını bir bakışta gördü.He saw at a glance that his daughter had been crying.
O sürekli ağladı.He cried and cried.
Ona niçin ağladığını sordum.He asked her why she was crying.
Onun kendi yatak odasında hıçkırarak ağladığını duyabiliyordum.I could hear her sobbing in her bedroom.
O, gözleri kuruyuncaya kadar ağladı.She cried till her eyes dried.
O, habere ağladı.She wept at the news.
Bütün gece boyunca ağladı.She cried throughout the night.
O kızının ağladığını bir bakışta gördü.She saw at a glance that her daughter had been crying.
O, duygulanmaktan dolayı ağladı.She wept with emotion.
O ağladı.She cried.
O ağladıkça ağladı ama hiç kimse onu rahatlatmaya gelmedi.She cried and cried, but no one came to comfort her.
O mektubu okurken ağladı.She wept reading the letter.
Oğlunun ölümü üzerine ağladı.She wept over her son's death.
O, babasının cesedini görünce ağladı.She cried at the sight of her father's dead body.
Haberi duyduğunda ağladı.She cried when she heard the news.
O için için ağladı.She wept bitterly.
O acı acı ağladıShe cried bitterly.
O, mektubu okurken ağladı.She cried as she read the letter.
Onun ağladığını unutmaya çalıştım.I tried to forget that she had cried.
Ben ağladım ve ben inandım.I wept and I believed.
O sadece babasının mezarından önce sürekli ağladı.She simply wept a river of tears before her father's grave.
Bütün gece ağladım.I cried all night.
O bütün gece ağladı.She wept the entire night.
Bebek tüm gece ağladı.The baby cried all night.
Göz pınarları kuruyana kadar ağladı.She cried until she ran out of tears.
Bebek uyumak için ağladı.The baby cried himself to sleep.
Lyusya, Mahler'i dinlerken ağladı.Lyusya weeped while listening to Mahler.
Son olarak ne zaman gerçekten bir güzel ağladın?When was the last time you had a really good cry?
Trajik haberi duyduktan sonra her ikisi de ağladı.They both cried after hearing the tragic news.
Niçin ağladın?Why did you cry?
Neden ağladın?Why did you cry?
O, yüzünü bir mendille kapadı ve ağladı da!He covered his face with the handkerchief and cried as well!
O, ona niçin ağladığını sordu fakat o cevap vermedi.She asked him why he was crying, but he didn't answer.
Ona niçin ağladığını sordu.She asked him why he was crying.
O, gece yarısında onun ağladığını duydu.She heard him cry in the middle of the night.
Güller soldu ve Ania çok ağladı.Roses withered and Ania cried very much.
Kızının ölümü üzerine ağladı.He wept over his daughter's death.
Tom'un niçin ağladığını düşünüyorsun?Why do you think Tom was crying?
Tom bir bebek gibi ağladı.Tom cried like a baby.
Tom, bütün gece ağladı.Tom cried all night.
Tom bütün gece ağladı.Tom cried all night.
Tom Mary'nin ağladığını duydu.Tom heard Mary crying.
Tom Mary'nin ağladığını duydu ve konunun ne olduğunu merak ettim.Tom heard Mary cry and wondered what the matter was.
Tom, Mary'nin niçin ağladığını bilmiyor.Tom doesn't know why Mary was crying.
Tom Mary'den aldığı mektubu okurken ağladı.Tom cried as he read the letter he got from Mary.