Ana içeriğe geç
Sözlük

ağla ile cümle

ağla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom Mary'nin ağladığını duydu.Tom heard Mary crying.
Tom Mary'nin ağladığını duydu ve konunun ne olduğunu merak ettim.Tom heard Mary cry and wondered what the matter was.
Tom, Mary'nin niçin ağladığını bilmiyor.Tom doesn't know why Mary was crying.
Tom Mary'nin ağlama nedenini bilmiyordu.Tom didn't know the reason why Mary was crying.
Tom Mary'den aldığı mektubu okurken ağladı.Tom cried as he read the letter he got from Mary.
Tom Mary'ye niçin ağladığını sordu.Tom asked Mary why she was crying.
Tom nezaketen Mary'nin ağlamasını görmemezlikten geldi.Tom politely pretended not to notice that Mary had been crying.
O, beni görür görmez ağlamaya başladı.As soon as she saw me, she started to cry.
Tom ağlamak üzereydi.Tom was on the verge of tears.
Tom uyumak için kendi ağladı.Tom cried himself to sleep.
Tom bir saat ağladı.Tom cried for an hour.
Tom Mary'nin ağlamasını durduruyor gibi görünmüyordu.Tom couldn't seem to get Mary to stop crying.
Tom Mary'yi ağlamaktan vazgeçirecek bir şey söyleyemedi.Tom couldn't say anything that would make Mary quit crying.
Tom Mary'nin ağlamak üzere olduğunu görebiliyordu.Tom could see Mary was about ready to cry.
Biz onun evinden ayrıldığımızda Tom kesinlikle ağlamıyordu.Tom certainly wasn't crying when we left his house.
Tom ağlamaya başladı.Tom began to cry.
Bebek ağladı.The baby cried.
Bebek yüksek sesle ağladı.The baby cried loudly.
Ağlama. Seni seviyorum.Don't cry. I love you.
Onun neden ağladığını bilmiyorum.I don't know why he's crying.
O sarhoş olduğunda o her zaman ağlar.She always cries when he is drunk.
Ağlamak istiyorsanız ağlayın.If you want to cry, cry.
Bir çocuk gibi ağlama!Don't cry like a child!
O kitap beni hala ağlatır.That book still makes me cry.
Çok baskı altındayım sadece ağlamak istiyorum.I'm under so much pressure, I just want to cry.
Mary kovulursa Tom'un ağlayacağı muhtemel değil.It isn't likely that Tom will shed any tears if Mary gets fired.
Bütün gece ağladı.She cried all night.
O, ağlamayı engelleyemedi.She couldn't keep from crying.
Ağlamamak elinde değildi.She couldn't help but cry.
Çocuklar bazen sadece dikkat çekmek için ağlar.Children often cry just because they want some attention.
Bebek yalnız bırakıldığı için ağlamaya başladı.Having been left alone, the baby started to cry.
Yalnız bırakıldığı için bebek ağlamaya başladı.Having been left alone, the baby started crying.
O, haberi duyduğu anda ağlamaya başladı.He started crying the moment he heard the news.
Jack onu görür görmez ağlamaya başladı.As soon as Jack saw her, he burst out crying.
Daha önce hiç kimsenin önünde ağlamamış olan Jiro ağlamaya başladı.Jiro, who had never cried in front of anyone before, started crying.
Haberi duyduktan sonra ağlayacak gibi hissetti.She felt like crying after hearing that news.
Haberi duyduklarında ağladılar.They cried when they heard the news.
Ona bunu söyleme, yoksa ağlamaya başlar.Don't tell him that, or he'll start crying.
Prens küçük kıza neden ağladığını sordu.The prince asked the little girl why she was crying.
Seni ağlarken görmektense ölmeyi yeğlerim.I'd prefer to die rather than see you crying.
Sen ağlamaya başladın.You began to cry.
Ağlayan şu erkek çocuğunu tanıyor musun?Do you know that boy who's crying?
Çocuklar yemek istedikleri için ağlarlar.Children cry because they want to eat.
Ağlayabilir miyim?Can I cry?
Ağlamak üzereyim!I'm about to cry!
Neredeyse ağlayacağım.I am about to cry!
Lütfen ağlamayı bırakın.Please stop crying.
O, gece yarısında onun ağlamasını duydu.He heard him cry at midnight.
Ağlamamaya çalış.Try not to cry.
O altı yaşındaki bir çocuk gibi ağladı.He cried like a six-year-old.
Bu ev örümcek ağlarıyla dolu.This house is full of spider webs.
İnsanlar bu günlerde sosyal ağlar hakkında çok şey konuşuyorlar.People talk a lot about social networks these days.
Tom ağladı.Tom wept.
Tom kendini kaybetti ve ağladı.Tom broke down and cried.
O, soğan doğrarken her zaman ağlar.She always cries when she chops onions.
Ağla: gözyaşları kalbin yapraklarıdır.Cry: tears are the heart's petals.
Sık sık ağlar mısın?Do you cry often?
Mary ağlamadı.Mary did not cry.
Tom ağlamadı.Tom did not cry.
Tom okuldan sonra ağlayarak eve geldi.Tom came home crying after school.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod