ağlıyor ile cümle
ağlıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
3
ORT. KELİME
Maç oynanıyor, ben ağlıyorum.Став заслуженным, я хотел заплакать!
Çocuklar,ellerinde mendiller Sevinçten ağlıyordu...По словам летописи, горожане плакали от радости.
Ağlıyorum hüngür hüngür.Кидакоева, Зарема Шихамовна.
Öldüğünde, asla unutmayacağım, annem ağlıyordu.Смотрю, отец мой, который никогда не плакал, плачет.
(Ağlıyor)' Ağlayıp-durur.Соник: Ну же, не плачь!
Telefonda ağlıyordu.الصيرفة عبر الهاتف الجوال.
Maç oynanıyor, ben ağlıyorum.ودحرجت الكرة، فتدحرجت.
Herkes ağlıyordu.فبكى الناس جميعا.
Aşkım! Neden ağlıyorsun?لماذا تبكين, يا حبيبتي؟
Canım! Neden ağlıyorsun?لماذا تبكين, يا عزيزتي؟
Telefonda ağlıyordu.Ele foi avisado por telefone.
Herkes ağlıyordu.Todos jogam.
Neredeyse ağlıyordum.""Acabou Chorare".
Bu sırada yüzlerce hayran olay yerinde toplandı, polis Saldivar'ı uzaklaştırırken çoğu ağlıyordu.Até então, centenas de fãs se reuniram no local; muitos choravam enquanto a polícia prendia Saldívar.
Çok kolay ağlıyor, çok kolay küsüyor.É muito emotivo e chora com facilidade.
"Eve geldim, Arda ağlıyordu.Eu fui para casa e chorei aquela noite.
Tom ağlıyordu.Tom estava chorando.
Tom ağlıyordu.Tom estava a chorar.
Ağlıyor musun?Você está chorando?
Tom'un annesi ağlıyordu.A mãe de Tom estava chorando.
Eve gitmek istiyorum ve bu nedenle ağlıyorum.Eu quero ir para casa e por isso estou chorando.
Telefonda ağlıyordu.Alles ging per telefoon.
Neredeyse ağlıyordum."Ik huilde, behoorlijk.
Maç oynanıyor, ben ağlıyorum.En ik maar vechten, ik maar vechten.
Ağlıyorum 02.Slaap 02.
Telefonda ağlıyordu.Kupiła go przez telefon.
Herkes ağlıyordu.Każdy się nadawał.
Ağlıyorum 02.Klaniczay ↓.
Neredeyse ağlıyordum."Nie krzyczę”.
Ağlıyorum hüngür hüngür.Łodyga Sękate, łuskowate kłącze.
Maç oynanıyor, ben ağlıyorum.Klasnął radośnie i krzyknął Zwyciężyłem!
Görüşmede Young Buck, ağlıyor ve özür diliyordu.Jakub Śpiewak: Wyznaję i przepraszam.
Vezirlerden Davud Paşa ağlıyordu.Wojewoda płocki Abraham Socha.
Öldüğünde, asla unutmayacağım, annem ağlıyordu.Uważała, mimo łez, że nie może być matką.
Eliza ağlıyor.Eliza płacze.
Çocuk gülmek yerine ağlıyor.Dziecko płacze, zamiast się śmiać.
Herkes ağlıyordu.Någon gråter.
Ağlıyorum hüngür hüngür.Hugnesamt, mäkta hugnesamt.
Maç oynanıyor, ben ağlıyorum.Hon tävlade för klubben IK Göta.
Neredeyse ağlıyordum."Det är på grund av att han grät. "
"Eve geldim, Arda ağlıyordu."Gråtande kom vi till världen.
Herkes ağlıyordu.Але всі вони плакали.
Telefonda ağlıyordu.Лікарню телефонізували.
Neredeyse ağlıyordum."Вони кричали".
Ağlıyorum hüngür hüngür.Він криком кличе Хижака.
Maç oynanıyor, ben ağlıyorum.Впала в терен і плачу.
Öldüğünde, asla unutmayacağım, annem ağlıyordu.Вона плаче — у неї померла мати.
Ben roman yazarken, oturup ağlıyorum.Після звільнення, роман допрацьовується і видається.
Ağlıyorum 02.Том 02.
O, ağlıyor.Вона плаче.
Tom ağlıyordu.Том плакав.
Tom neden hâlâ ağlıyor?Чому Том досі плаче?
Tom ağlıyor gibi görünüyor.Том, схоже, плаче.
Evet, ben ağlıyorum.Так, я пла́чу.
Telefonda ağlıyordu.Ten se zapojí do telefonu.
Maç oynanıyor, ben ağlıyorum.Následovala skladba I'm Crying.
Ağır Ağır Mütemadiyen Ağlıyorum Bir Varmış Bir Yokmuş Rüya Devrik Hayat Neden Şekil Yapıyor?Nemáme snad strach zříci se něčeho velikého, jedinečného, co dělá život tak krásný?
Murtaza paşa gözyaşlarını tutamamış ağlıyordu.Její žokej Bartoš skrýval slzy .
Telefonda ağlıyordu.Am avut doar o discuție la telefon.
Maç oynanıyor, ben ağlıyorum.Samurai (joc), joc cu piese.