ağlıyor ile cümle
ağlıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Siz iki kardeş ağlamıyorsunuz, sizin yerinize ağlıyorum.Wy dwaj nie będziecie, więc robię to za was.
Siz iki kardeş ağlamıyorsunuz, sizin yerinize ağlıyorum.Αφού δεν κλαίτε εσείς, τα αδέρφια, θα κλάψω εγώ για εσάς.
Siz iki kardeş ağlamıyorsunuz, sizin yerinize ağlıyorum.Вы, братья, не заплачете, поэтому я делаю это за вас.
Şuradaki bayan gerçekten ağlıyor, bu arada.Apropo, doamna de acolo chiar plânge.
Şuradaki bayan gerçekten ağlıyor, bu arada.De dame daarachter is aan het huilen, trouwens. Maar wat doe jij?
Şuradaki bayan gerçekten ağlıyor, bu arada.Den dame derovre græder faktisk.
Şuradaki bayan gerçekten ağlıyor, bu arada.Die Dame da drüben weint übrigens, tatsächlich.
Şuradaki bayan gerçekten ağlıyor, bu arada.Ecco. C'è una signora che sta piangendo.
Şuradaki bayan gerçekten ağlıyor, bu arada.Egyébként az amott ülő hölgy elsírta magát.
Şuradaki bayan gerçekten ağlıyor, bu arada.Está ali uma senhora que está a chorar.
Şuradaki bayan gerçekten ağlıyor, bu arada.Jedna pani nawet płacze.
Şuradaki bayan gerçekten ağlıyor, bu arada.저기 계신 숙녀분은 울고 계십니다.
Şuradaki bayan gerçekten ağlıyor, bu arada.La dama de allí está llorado, por cierto.
Şuradaki bayan gerçekten ağlıyor, bu arada.La dame là-bas pleure vraiment d'ailleurs.
Şuradaki bayan gerçekten ağlıyor, bu arada.Mimochodem, ta dáma támhle pláče.
Şuradaki bayan gerçekten ağlıyor, bu arada.Một phụ nữ đằng kia đang khóc.
Şuradaki bayan gerçekten ağlıyor, bu arada.Omong-omong wanita yang disana itu menangis.
Şuradaki bayan gerçekten ağlıyor, bu arada.Η κυρία εκεί δακρύζει παρεμπιπτόντως.
Şuradaki bayan gerçekten ağlıyor, bu arada.Дамата там наистина плаче, между другото.
Şuradaki bayan gerçekten ağlıyor, bu arada.Женщина вот там в зале плачет, кстати.
Şuradaki bayan gerçekten ağlıyor, bu arada.Пані он там, власне, плаче до речі.
Şuradaki bayan gerçekten ağlıyor, bu arada.הגברת שם בוכה, דרך אגב.
Şuradaki bayan gerçekten ağlıyor, bu arada.بالمناسبة .. السيدة هناك تبكي
Şuradaki bayan gerçekten ağlıyor, bu arada.皆さんは何をしているでしょう?
"Tatlı bir rüya gördüm." O halde neden böyle üzgünce ağlıyorsun?.(سيّد (مون
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Ako vpije nad menoj njiva moja in brazde njene vse vkup jokajo;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,ak volá proti mne moja zem a spolu plačú jej brázdy;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Dacă pămîntul meu strigă împotriva mea, şi dacă brazdele lui varsă lacrămi;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Dersom min aker skriker over mig, og alle dens furer gråter,
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Ha földem ellenem kiáltott és annak barázdái együtt siránkoztak;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Har min mark höjt rop över mig, och hava dess fåror gråtit med varandra?
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Har min Mark måttet skrige over mig og alle Furerne græde,
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Jestliže proti mně země má volala, tolikéž i záhonové její plakali,
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Jeźliż przeciw mnie ziemia moja wołała, a jeźliże z nią społem zagony jej płakały;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Jos peltoni huusi minua vastaan ja sen vaot kaikki itkivät,
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,언제 내 토지가 부르짖어 나를 책망하며 그 이랑이 일시에 울었던가
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Nếu đất tôi kêu cáo tôi , Các giòng cày nó khóc với nhau ;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Nếu đất tôi kêu cáo tôi, Các giòng cày nó khóc với nhau;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Se a minha terra clamar contra mim, e se os seus sulcos juntamente chorarem;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Seandainya tanah yang kubajak telah kucuri, dan kurampas dari pemiliknya yang sejati
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Se contro di me grida la mia terra e i suoi solchi piangono con essa
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Si ma terre crie contre moi, Et que ses sillons versent des larmes;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Si mi tierra clama contra mí y junto con ella lloran sus surcos
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Wird mein Land gegen mich schreien und werden miteinander seine Furchen weinen;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Αν ο αγρος μου καταβοα εναντιον μου και κλαιωσιν ομου οι αυλακες αυτου,
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Ако нивата ми вика против мене, И браздите й плачат заедно;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Если вопияла на меня земля моя и жаловались на меня борозды ее;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,אם עלי אדמתי תזעק ויחד תלמיה יבכיון׃
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,ان كانت ارضي قد صرخت عليّ وتباكت اتلامها جميعا
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,我 若 奪 取 田 地 、 這 地 向 我 喊 冤 、 犁 溝 一 同 哭 泣
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,我 若 奪取 田地 、 這地 向 我 喊冤 、 犁溝 一同 哭泣
Tuhaf bir ses gibiydi neredeyse bir yerde bir çocuk ağlıyordu.A fost un sunet curios - părea aproape la fel de în cazul în care un copil s-au plâns pe undeva.
Tuhaf bir ses gibiydi neredeyse bir yerde bir çocuk ağlıyordu.Bol to zvláštny zvuk - zdalo sa takmer Ak dieťa plače niekde bolo.
Tuhaf bir ses gibiydi neredeyse bir yerde bir çocuk ağlıyordu.Byl to zvláštní zvuk - zdálo se téměř Pokud dítě pláče někde bylo.
Tuhaf bir ses gibiydi neredeyse bir yerde bir çocuk ağlıyordu.C'était un bruit curieux - il semblait presque que si un enfant était pleurer quelque part.
Tuhaf bir ses gibiydi neredeyse bir yerde bir çocuk ağlıyordu.Det var en besynderlig lyd - det virkede næsten lige så Hvis et barn græd eller andet sted.
Tuhaf bir ses gibiydi neredeyse bir yerde bir çocuk ağlıyordu.Det var ett märkligt ljud - det verkade nästan som Om ett barn grät någonstans.
Tuhaf bir ses gibiydi neredeyse bir yerde bir çocuk ağlıyordu.Đó là một âm thanh kỳ lạ - nó có vẻ gần như là nếu một đứa trẻ đang khóc ở đâu đó.
Tuhaf bir ses gibiydi neredeyse bir yerde bir çocuk ağlıyordu.Era um som curioso - parecia quase como se uma criança estivesse chorando em algum lugar.
Tuhaf bir ses gibiydi neredeyse bir yerde bir çocuk ağlıyordu.Era un sonido curioso - que parecía casi tan si un niño llorando en algún lugar.