ağlıyor ile cümle
ağlıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
4
ORT. KELİME
Meryem ise mezarın dışında durmuş ağlıyordu. Ağlarken eğilip mezarın içine baktı.Song Ma-ri đứng bên ngoài, gần mộ, mà khóc. Người vừa khóc, vừa cúi xuống dòm trong mộ,
Meryem ise mezarın dışında durmuş ağlıyordu. Ağlarken eğilip mezarın içine baktı.Song_Ma - ri đứng bên ngoài , gần mộ , mà khóc . Người vừa khóc , vừa cúi xuống dòm trong mộ ,
Meryem ise mezarın dışında durmuş ağlıyordu. Ağlarken eğilip mezarın içine baktı.Η δε Μαρια ιστατο πλησιον του μνημειου κλαιουσα εξω. Ενω λοιπον εκλαιεν, εκυψεν εις το μνημειον
Meryem ise mezarın dışında durmuş ağlıyordu. Ağlarken eğilip mezarın içine baktı.А Мария стояла у гроба и плакала. И, когда плакала, наклонилась во гроб,
Meryem ise mezarın dışında durmuş ağlıyordu. Ağlarken eğilip mezarın içine baktı.Мария ж стояла перед гробом, плачучи, знадвору; як же плакала, нахилилась у гріб,
Meryem ise mezarın dışında durmuş ağlıyordu. Ağlarken eğilip mezarın içine baktı.Тоя е хлябът, който слиза от небето, за да яде някой от него и да не умре.
Meryem ise mezarın dışında durmuş ağlıyordu. Ağlarken eğilip mezarın içine baktı.ומרים עמדה בוכיה מחוץ לקבר ויהי בבכותה ותשקף אל תוך הקבר׃
Meryem ise mezarın dışında durmuş ağlıyordu. Ağlarken eğilip mezarın içine baktı.اما مريم فكانت واقفة عند القبر خارجا تبكي. وفيما هي تبكي انحنت الى القبر
Meryem ise mezarın dışında durmuş ağlıyordu. Ağlarken eğilip mezarın içine baktı.馬 利 亞 卻 站 在 墳 墓 外 面 哭 . 哭 的 時 候 、 低 頭 往 墳 墓 裡 看
Meryem ise mezarın dışında durmuş ağlıyordu. Ağlarken eğilip mezarın içine baktı.馬利亞 卻站 在 墳墓 外面 哭 . 哭 的 時候 、 低頭往墳 墓 裡看
Muhtemelen bir yerlerde ağlıyordur.Elle est probablement en train de pleurer quelque part.
Muhtemelen bir yerlerde ağlıyordur.Valószínűleg sír valahol.
Muhtemelen bir yerlerde ağlıyordur.Μάλλον είναι κάπου και κλαίει.
Muhtemelen bir yerlerde ağlıyordur.انها حتما تبكي في مكان ما
Ne? Ağlıyor musun şimdi? Serseri, bir bebek oldun.Kenapa kau sekarang menangis? si bangsat, punya anak..
"Neden ağlıyorsun?"De ce plângi?"
"Neden ağlıyorsun?"Dlaczego płaczesz?"
"Neden ağlıyorsun?"왜 울고 있니?" 라고 말하고 있었다는 것 입니다.
"Neden ağlıyorsun?"Mengapa kamu menangis?"
"Neden ağlıyorsun?"Miért sírsz?"
"Neden ağlıyorsun?"Perché piangi?"
"Neden ağlıyorsun?""Porque estás a chorar?"
"Neden ağlıyorsun?"¿Por qué estás llorando?"
"Neden ağlıyorsun?"Pourquoi pleures-tu?"
"Neden ağlıyorsun?"Prečo plačeš?"
"Neden ağlıyorsun?"Proč pláčeš?"
"Neden ağlıyorsun?"Tại sao con lại khóc?"
"Neden ağlıyorsun?""Varför gråter du?"
"Neden ağlıyorsun?"Waarom huil je?"
"Neden ağlıyorsun?"Warum heulst du?"
"Neden ağlıyorsun?"Γιατί κλαις;
"Neden ağlıyorsun?"Защо плачеш?"
"Neden ağlıyorsun?"Почему ты плачешь?"
"Neden ağlıyorsun?"Чому ти плачеш?"
"Neden ağlıyorsun?"למה אתה בוכה? "
"Neden ağlıyorsun?"لماذا تبكي؟ "
"Neden ağlıyorsun?"そして自分の息子を
Niçin ağlıyorsun?108. - Bine. - Hei!
Niçin ağlıyorsun?108. - Okay. - Hey!
Niçin ağlıyorsun?108. - Okay. - Hey!
Niçin ağlıyorsun?108. - Okay. - Hey!
Niçin ağlıyorsun?108. - Oké. - Hé!
Niçin ağlıyorsun?108. - Okei. - Hei!
Niçin ağlıyorsun?108. - Εντάξει. - Hey!
Niçin ağlıyorsun?108. - אוקיי. - היי! - כן?
Niçin ağlıyorsun?108 - حسناً - نعم؟
Niçin ağlıyorsun?- Certo. - Ei!
Niçin ağlıyorsun?Dlaczego placzesz?
Niçin ağlıyorsun?Dlaczego płaczesz?
Niçin ağlıyorsun?- Dobře. - Hey!
Niçin ağlıyorsun?- Dobre. - Hey!
Niçin ağlıyorsun?Kenapa air matanya?
Niçin ağlıyorsun?Kenapa kau menangis?
Niçin ağlıyorsun?Mengapa kamu menangis?
Niçin ağlıyorsun?Mengapa kamu menangis?
Niçin ağlıyorsun?Miért sírsz?
Niçin ağlıyorsun? Niçin?لماذا تبكي؟ لماذا؟
Niçin ağlıyorsun?Parancsoljon. De miért sír?
Niçin ağlıyorsun?Perché piangi?
Niçin ağlıyorsun?¿Porque estas llorando?