ağlıyor ile cümle

ağlıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Birbirlerine sıkıca sarılmış kadınları gördüm, onları öldürmemeleri için ağlıyor ve yalvarıyorlardı.Ich sah Frauen, die sich aneinander klammerten, weinten und schrieen, dass man sie umbringen sollte.
Birbirlerine sıkıca sarılmış kadınları gördüm, onları öldürmemeleri için ağlıyor ve yalvarıyorlardı.I saw the women clinging to each other, crying and screaming at them not to kill them.
Birbirlerine sıkıca sarılmış kadınları gördüm, onları öldürmemeleri için ağlıyor ve yalvarıyorlardı.Jag såg kvinnor som grät och som klamrade sig fast vid varandra, de skrek åt dem att inte döda dem.
Birbirlerine sıkıca sarılmış kadınları gördüm, onları öldürmemeleri için ağlıyor ve yalvarıyorlardı.Láttam ahogy nők egymásba kapaszkodnak, sírnak és könyörögnek, hogy ne öljék meg őket.
Birbirlerine sıkıca sarılmış kadınları gördüm, onları öldürmemeleri için ağlıyor ve yalvarıyorlardı.Saya melihat para perempuan saling berpegangan menangis dan berteriak memohon agar tak dibunuh
Birbirlerine sıkıca sarılmış kadınları gördüm, onları öldürmemeleri için ağlıyor ve yalvarıyorlardı.Videla som ženy, ktoré sa chúlili k sebe, nariekali a kričali, aby ich nezabíjali.
Birbirlerine sıkıca sarılmış kadınları gördüm, onları öldürmemeleri için ağlıyor ve yalvarıyorlardı.Vidi le donne attaccate le une alle altre che piangevano e urlavano loro di non ucciderle.
Birbirlerine sıkıca sarılmış kadınları gördüm, onları öldürmemeleri için ağlıyor ve yalvarıyorlardı.Widziałam jak kobiety trzymały się bardzo blisko siebie, płakały i krzyczały do nich, aby ich nie zabijać.
Birbirlerine sıkıca sarılmış kadınları gördüm, onları öldürmemeleri için ağlıyor ve yalvarıyorlardı.Είδα γυναίκες να αγκαλιάζονται... να κλαίνε και να τους φωνάζουν να μη τις σκοτώσουν.
Birbirlerine sıkıca sarılmış kadınları gördüm, onları öldürmemeleri için ağlıyor ve yalvarıyorlardı."Видях жените, долепени една до друга, плачеха и им се молеха да не ги убиват.
Birbirlerine sıkıca sarılmış kadınları gördüm, onları öldürmemeleri için ağlıyor ve yalvarıyorlardı.ראיתי את האישה נצמדת לאחרת .בוכה וצורחת עליהם לא להרוג אותם
Birbirlerine sıkıca sarılmış kadınları gördüm, onları öldürmemeleri için ağlıyor ve yalvarıyorlardı.殺さないようにと 泣き叫んでいました 子供たちのために戦い 手放しませんでした
Biri burada tırnağı için ağlıyor vücudunu böyle ihmal mi edeceksin?Ai đó chỉ vì sứt tí móng tay đã kêu khóc ầm ĩ. Sao cô không biết bảo vệ bản thân gì cả. Này, đạo diễn Im.
Biri burada tırnağı için ağlıyor vücudunu böyle ihmal mi edeceksin?Ai đó chỉ vì sứt tí móng tay đã kêu khóc ầm ĩ. Sao cô không biết bảo vệ bản thân gì cả.
Biri burada tırnağı için ağlıyor vücudunu böyle ihmal mi edeceksin?Alguien está llorando y haciendo un escándalo acerca de una uña... ¿y vas a tratar tu cuerpo de esa manera?
Biri burada tırnağı için ağlıyor vücudunu böyle ihmal mi edeceksin?Altul face asa mare haz de o unghie rupta, iar tu iti tratezi corpul astfel?! Director Im.
Biri burada tırnağı için ağlıyor vücudunu böyle ihmal mi edeceksin?Altul face asa mare haz de o unghie rupta, iar tu iti tratezi corpul astfel?!
Biri burada tırnağı için ağlıyor vücudunu böyle ihmal mi edeceksin?Někdo tady pláče nad nehtem a ty takhle opomíjíš svoje tělo?
Biri burada tırnağı için ağlıyor vücudunu böyle ihmal mi edeceksin?Qualcuno qui sta piangendo e sta facendo storie per un'unghia, e tu stai ignorando il tuo corpo cosė?!
Biri burada tırnağı için ağlıyor vücudunu böyle ihmal mi edeceksin?Quelqu'un pleure et fait toute une histoire pour un ongle, et toi, tu vas traiter ton corps de cette façon ?!
Biri burada tırnağı için ağlıyor vücudunu böyle ihmal mi edeceksin?Seseorang disini menangis karena jarinya, dan kau mengacuhkan tubuhmu?
Biri burada tırnağı için ağlıyor vücudunu böyle ihmal mi edeceksin?Valaki itt az ujja miatt hisztizik, te meg így semmibe veszed a saját tested?
Biri burada tırnağı için ağlıyor vücudunu böyle ihmal mi edeceksin?Кто-то разревелся из-за ногтя, и ты тут же забыла о себе?
Biri burada tırnağı için ağlıyor vücudunu böyle ihmal mi edeceksin?Някои вдигат врява за едни нокът, а ти се отнасяш така с тялото си?
Biri burada tırnağı için ağlıyor vücudunu böyle ihmal mi edeceksin?هناك شخص يبكي بشأن ظفره, و أنتِ ستقومين بإهمال صحتك؟
Blubbering ve ağlıyor, ağlıyor ve blubbering .-- stand up, stand up, stand bir adam:Balbuceando y llorando, llorando y balbuceando .-- Levántate, ponte de pie, de pie, uno que ser un hombre:
Blubbering ve ağlıyor, ağlıyor ve blubbering .-- stand up, stand up, stand bir adam:Blubbering és sírt, sírt és blubbering .-- Stand up, stand up, stand, egy légy férfi:
Blubbering ve ağlıyor, ağlıyor ve blubbering .-- stand up, stand up, stand bir adam:Blubbering i płacz, płacz i blubbering .-- Stand up, stand up, stand, można być człowiekiem:
Blubbering ve ağlıyor, ağlıyor ve blubbering .-- stand up, stand up, stand bir adam:Blubbering ja itkien, itkien ja blubbering .-- Stand up, stand up, stand, voit olla mies:
Blubbering ve ağlıyor, ağlıyor ve blubbering .-- stand up, stand up, stand bir adam:Blubbering och grät, grät och blubbering .-- Stå upp, stå upp, stå, en man vara en man:
Blubbering ve ağlıyor, ağlıyor ve blubbering .-- stand up, stand up, stand bir adam:Blubbering şi plângând, plângând şi blubbering Ridică-te, ridica .--; stativ, o să fii un om:
Blubbering ve ağlıyor, ağlıyor ve blubbering .-- stand up, stand up, stand bir adam:Blubbering και κλαίει, κλαίει και blubbering .-- Stand Up, Stand Up? Στάση, μια που είναι ένας άνθρωπος:
Blubbering ve ağlıyor, ağlıyor ve blubbering .-- stand up, stand up, stand bir adam:Blubbering и плача, рыдая и blubbering .-- Встаньте, встаньте, стенд, вы человек:
Blubbering ve ağlıyor, ağlıyor ve blubbering .-- stand up, stand up, stand bir adam:Blubbering и плач, плач и blubbering .-- Изправи се, да се изправя, щанд, да бъде един мъж:
Blubbering ve ağlıyor, ağlıyor ve blubbering .-- stand up, stand up, stand bir adam:Blubbern und Weinen, weinen und heulen .-- Stand up, stand up, stand ein Sie ein Mann zu sein:
Blubbering ve ağlıyor, ağlıyor ve blubbering .-- stand up, stand up, stand bir adam:Brek a pláč, pláč a brek .-- Povstaň, povstaň, stojan, můžete být člověkem:
Blubbering ve ağlıyor, ağlıyor ve blubbering .-- stand up, stand up, stand bir adam:Chialer et pleurant, pleurant et sanglotant .-- Levez-vous, levez-vous; stand, une que vous être un homme:
Blubbering ve ağlıyor, ağlıyor ve blubbering .-- stand up, stand up, stand bir adam:Chorando e chorando, chorando e chorando .-- Stand up, stand up, stand, um você ser um homem:
Blubbering ve ağlıyor, ağlıyor ve blubbering .-- stand up, stand up, stand bir adam:Flæbende og græd, græd og flæbende .-- Stå op, stå op, stå, en du være en mand:
Blubbering ve ağlıyor, ağlıyor ve blubbering .-- stand up, stand up, stand bir adam:Jecajući in jok, jok in Jecajući .-- Stand up, stand up, stojalo, morate biti človek:
Blubbering ve ağlıyor, ağlıyor ve blubbering .-- stand up, stand up, stand bir adam:Khóc sưng vù mắt và khóc, khóc và khóc sưng vù mắt đứng lên, đứng lên .--; đứng, bạn là một người đàn ông:
Blubbering ve ağlıyor, ağlıyor ve blubbering .-- stand up, stand up, stand bir adam:질질 짜 그리고 울고, 울며 질질 짜 .-- 일어, 일어 서, 서, 당신은 남자가 :
Blubbering ve ağlıyor, ağlıyor ve blubbering .-- stand up, stand up, stand bir adam:Nangis dan menangis, menangis dan nangis Berdiri, berdiri .--, berdiri, seorang Anda menjadi seorang pria:
Blubbering ve ağlıyor, ağlıyor ve blubbering .-- stand up, stand up, stand bir adam:Plaču a plač, plač a plaču .-- Povstaň, povstaň, stojan, môžete byť človekom:
Blubbering ve ağlıyor, ağlıyor ve blubbering .-- stand up, stand up, stand bir adam:Singhiozzi e pianti, pianti e singhiozzi .-- Stand up, stand up, stand, uno è un uomo:
Blubbering ve ağlıyor, ağlıyor ve blubbering .-- stand up, stand up, stand bir adam:Snotteren en huilen, huilen en janken .-- Sta op, sta op, sta, een u een man:
Blubbering ve ağlıyor, ağlıyor ve blubbering .-- stand up, stand up, stand bir adam:מייבב ובוכה, בוכה בוכה עם דמעות .-- קום, לקום, לעמוד, לך להיות גבר:
Blubbering ve ağlıyor, ağlıyor ve blubbering .-- stand up, stand up, stand bir adam:الانتحاب والبكاء ، والبكاء والانتحاب.-- الوقوف ، والوقوف ، الوقوف ، وهو أن تكون رجلا :
Blubbering ve ağlıyor, ağlıyor ve blubbering .-- stand up, stand up, stand bir adam:ジュリエットのために、彼女のために、上昇とスタンド、どうしてそんなに深いOに分類されますか?
Bu psikoterapi. Karım gerçekten ağlıyor mu yoksa rol mü yapıyor hiç bilemiyorum.Jag kan aldrig skilja på om min hustru gråter äkta eller om hon gråter teater.
Bütün yetimler ağlıyor ve bağırıyorlardı "Baba!Alla barn som blev föräldralösa grät och skrek: "Pappa! Pappa!
Bütün yetimler ağlıyor ve bağırıyorlardı "Baba!All the orphans were crying and shouting, "Daddy! Daddy!
Bütün yetimler ağlıyor ve bağırıyorlardı "Baba! Baba! Baba!"Wszystkie sieroty krzyczały, "Tatusiu, tatusiu!"
Bütün yetimler ağlıyor ve bağırıyorlardı "Baba! Baba! Baba!",היתומים בכו וצעקו "!אבא! אבא"
Bütün yetimler ağlıyor ve bağırıyorlardı "Baba! Baba! Baba!"ラパスに数万人が流れ込み
Bütün yetimler ağlıyor ve bağırıyorlardı "Baba!E ficaram muitos órfãos, a chorar e a gritar.
Bütün yetimler ağlıyor ve bağırıyorlardı "Baba!Semua anak yatim menangis berseru "Ayah!
Bütün yetimler ağlıyor ve bağırıyorlardı "Baba!Tutti gli orfani piangevano e urlavano: Papà!
Bütün yetimler ağlıyor ve bağırıyorlardı "Baba!Všetky siroty tu revali a kričali: Oci!
Bütün yetimler ağlıyor ve bağırıyorlardı "Baba!Όλα τα ορφανά έκλαιγαν και φώναζαν: "Μπαμπά ! Μπαμπά !

İlgili Sayfalar