ağacına ile cümle
ağacına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Ιδων δε ανηρ τις, απηγγειλε προς τον Ιωαβ, και ειπεν, Ιδου, ειδον τον Αβεσσαλωμ κρεμαμενον εις δρυν.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.И един човек го видя та извести на Иоава, казвайки: Ето, видях Авесалома увиснал на дъб.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.И увидел это некто и донес Иоаву, говоря: вот, явидел Авессалома висящим на дубе.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.וירא איש אחד ויגד ליואב ויאמר הנה ראיתי את אבשלם תלוי באלה׃
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.فرأه رجل واخبر يوآب وقال اني قد رأيت ابشالوم معلقا بالبطمة.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.有 個 人 看 見 、 就 告 訴 約 押 說 、 我 看 見 押 沙 龍 掛 在 橡 樹 上 了
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.有 個人 看見 、 就 告 訴約 押說 、 我 看 見押 沙龍掛 在 橡樹 上了
Ali: Evet yani çarpan ağacına bakabiliriz.18を素因数分解する.2 かける9 です!
Ali: Evet yani çarpan ağacına bakabiliriz.Sal: 힌트를 따라 우리는 다른 소인수 분해 가지치기를 해보겠습니다
Ali: Evet yani çarpan ağacına bakabiliriz.Vores første skridt er derfor 2.
Ana projeye yerelde yapılan değişiklikleri kendi ağacına çekmesini sormak için izin hazırla.Générer une requête demandant au projet en amont d'inclure les modifications dans son arborescence.
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.Ausztráliában egy liliomból alakult ki a pálmafű,
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.Di Australia, sebuah bunga bakung berubah menjadi sebuah pohon rumput,
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.En Australia, un lirio se convertió en un árbol herbáceo,
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.En Australie, un nénuphar est devenu un xanthorrhoea
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.În Australia, un crin s-a transformat într-un arbust,
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.In Australia, un giglio divenne una xanthorrhoea,
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.In Australien verwandelte eine Lilie sich in einen Grasbaum,
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.In Australië werd een lelie een grasboom,
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.호주에서 백합은 잔디 나무가 되었습니다.
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.Na Austrália, um lírio transformou-se numa "Árvore Herbácea" ["genus Xanthorrhoea"]
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.Ở Úc, hoa huệ phát triển thành cây Thích diệp thụ,
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.V Austrálii sa ľalia zmenila na trávový strom,
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü. ve Havai'de, bir papatya bir gümüş kılıç oldu.Australiassa lilja muuttui heinäpuuksi, ja Hawajilla päivänkakkarasta tuli haleakalanlaavakalpa.
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü. ve Havai'de, bir papatya bir gümüş kılıç oldu.ハワイでは ヒナギクが ギンケンソウになりました
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.W Australii, lilia zmieniła się w trawę drzewiastą
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.Στην Αυστραλία, ένα νούφαρο μετατράπηκε σε ένα δέντρο χλόης Xanthorrhoea
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.В Австралии лилии стали травяными деревьями,
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.В Австралия една лилия се превърнала в тревно дърво,
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.באוסטרליה, חבצלת הפכה לעץ-דשא,
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.فى أستراليا، تحول الزنبق إلى شجر عنب،
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Det hendte engang at trærne vilde salve sig en konge, og de sa til oljetreet: Vær konge over oss!
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Die Bäume gingen hin, daß sie einen König über sich salbten, und sprachen zu dem Ölbaum: Sei unser König!
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Drevesa so šla, da si pomazilijo kralja, in so dejala oljki: Kraljuj nad nami!
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Engang tog Træerne sig for at salve sig en Konge. De sagde da til Olietræet: Vær du vor Konge!
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Foram uma vez as árvores a ungir para si um rei; e disseram � oliveira: Reina tu sobre nós.
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.하루는 나무들이 나가서 기름을 부어 왕을 삼으려 하여 감람나무에게 이르되 너는 우리 왕이 되라 하매
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Los árboles iban a elegir un rey sobre ellos y dijeron al olivo: "¡Reina sobre nosotros!
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Puut lähtivät voitelemaan itsellensä kuningasta. Ja he sanoivat öljypuulle: `Ole sinä meidän kuninkaamme`.
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Raz boly odišly stromy pomazať nad sebou kráľa a povedaly olive: Kraľuj nad nami!
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Sešlo se některého času dříví, aby pomazalo nad sebou krále. I řekli olivě: Kraluj nad námi.
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Si misero in cammino gli alberi per ungere un re su di essi. Dissero all'ulivo: Regna su di noi
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Zeszły się drzewa, aby pomazały nad sobą króla, i rzekły do oliwnego drzewa: Króluj nad nami.
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Υπηγον ποτε τα δενδρα να χρισωσι βασιλεα εφ' εαυτων και ειπον προς την ελαιαν, Βασιλευσον εφ' ημων.
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.еднъж дърветата отишли да помажат цар, който да ги владее, и рекли на маслината: Царувай над нас.
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Пошли некогда дерева помазать над собою царя исказали маслине: царствуй над нами.
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.הלוך הלכו העצים למשח עליהם מלך ויאמרו לזית מלוכה עלינו׃
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.مرّة ذهبت الاشجار لتمسح عليها ملكا. فقالت للزيتونة املكي علينا.
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.有 一 時 樹 木 要 膏 一 樹 為 王 、 管 理 他 們 、 就 去 對 橄 欖 樹 說 、 請 你 作 我 們 的 王
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.有 一 時樹 木 要 膏一樹為王 、 管理 他 們 、 就 去 對 橄欖樹說 、 請 你 作 我 們 的 王
Buna Ağaç Yapılı Arama (Tree Search) diyoruz, çünkü durum uzayını bir arama ağacına yerleştiriyor.C'est appelé une recherche sur arbre parce que ça demande un arbre de recherche sur l'espace des états.
Buna Ağaç Yapılı Arama (Tree Search) diyoruz, çünkü durum uzayını bir arama ağacına yerleştiriyor.Den kaldes for 'træ søgning' fordi den påfører et søge-træ oven på tilstandsrummet.
Buna Ağaç Yapılı Arama (Tree Search) diyoruz, çünkü durum uzayını bir arama ağacına yerleştiriyor.Nazýva sa vyhľadávací strom, pretože implementuje vyhľadávací strom nad stavovým priestorom.
Buna Ağaç Yapılı Arama (Tree Search) diyoruz, çünkü durum uzayını bir arama ağacına yerleştiriyor.Nazywa się Tree Search (drzewo poszukiwań) bo nakłada drzewo poszukiwań na przestrzeń stanów.
Buna Ağaç Yapılı Arama (Tree Search) diyoruz, çünkü durum uzayını bir arama ağacına yerleştiriyor.Říká se jí vyhledávání ve stromu, protože stavový prostor je překrytý hledacím stromem.
Buna Ağaç Yapılı Arama (Tree Search) diyoruz, çünkü durum uzayını bir arama ağacına yerleştiriyor.Si chiama Albero di Ricerca perchè sovrappone un albero allo spazio degli stati
Buna Ağaç Yapılı Arama (Tree Search) diyoruz, çünkü durum uzayını bir arama ağacına yerleştiriyor.Sie heißt Baumsuche, weil der Zustandsraum von einem Suchbaum überlagert wird.
Buna Ağaç Yapılı Arama (Tree Search) diyoruz, çünkü durum uzayını bir arama ağacına yerleştiriyor.この仕組みは木探索と呼ばれます この探索方法ではまず
‹‹Bunun üzerine ağaçlar incir ağacına, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.A stromy povedaly fíku: Poď ty a kraľuj nad nami!
‹‹Bunun üzerine ağaçlar incir ağacına, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.Các cây cối lại nói cùng cây vả rằng: Hãy đến cai trị chúng tôi.