ağacı ile cümle
ağacı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu Montery çam ağacı, küçük hava poşetleri polenlerin daha da uzağa gitmesini sağlıyor.Это - сосна лучистая, тут маленькие воздушные мешочки: с ними пыльца летит дальше.
Bu Montery çam ağacı, küçük hava poşetleri polenlerin daha da uzağa gitmesini sağlıyor.זהו אורן מונטריי, ויש לו שקיקי אוויר קטנים שמאפשרים לאבקה להינשא עוד יותר רחוק.
Bu Montery çam ağacı, küçük hava poşetleri polenlerin daha da uzağa gitmesini sağlıyor.وهي خاصة بصنوبر " مونتيري " ولديها مخدات هوائية لكي يسهل حملها مسافة أبعد
Bu Montery çam ağacı, küçük hava poşetleri polenlerin daha da uzağa gitmesini sağlıyor.花粉を より遠くへ散布することができます いいですか これは全てわずか30マイクロメートルの話です
Buna Ağaç Yapılı Arama (Tree Search) diyoruz, çünkü durum uzayını bir arama ağacına yerleştiriyor.C'est appelé une recherche sur arbre parce que ça demande un arbre de recherche sur l'espace des états.
Buna Ağaç Yapılı Arama (Tree Search) diyoruz, çünkü durum uzayını bir arama ağacına yerleştiriyor.Den kaldes for 'træ søgning' fordi den påfører et søge-træ oven på tilstandsrummet.
Buna Ağaç Yapılı Arama (Tree Search) diyoruz, çünkü durum uzayını bir arama ağacına yerleştiriyor.Nazýva sa vyhľadávací strom, pretože implementuje vyhľadávací strom nad stavovým priestorom.
Buna Ağaç Yapılı Arama (Tree Search) diyoruz, çünkü durum uzayını bir arama ağacına yerleştiriyor.Nazywa się Tree Search (drzewo poszukiwań) bo nakłada drzewo poszukiwań na przestrzeń stanów.
Buna Ağaç Yapılı Arama (Tree Search) diyoruz, çünkü durum uzayını bir arama ağacına yerleştiriyor.Říká se jí vyhledávání ve stromu, protože stavový prostor je překrytý hledacím stromem.
Buna Ağaç Yapılı Arama (Tree Search) diyoruz, çünkü durum uzayını bir arama ağacına yerleştiriyor.Si chiama Albero di Ricerca perchè sovrappone un albero allo spazio degli stati
Buna Ağaç Yapılı Arama (Tree Search) diyoruz, çünkü durum uzayını bir arama ağacına yerleştiriyor.Sie heißt Baumsuche, weil der Zustandsraum von einem Suchbaum überlagert wird.
Buna Ağaç Yapılı Arama (Tree Search) diyoruz, çünkü durum uzayını bir arama ağacına yerleştiriyor.この仕組みは木探索と呼ばれます この探索方法ではまず
Buna olasılık ağacı deniyor.Et juste pour que vous le savez, c'est ce qu'on appelle un arbre de probabilité.
Buna olasılık ağacı deniyor.I to nazywa się to drzewem prawdopodobieństwa.
Buna olasılık ağacı deniyor.이것을 바로 확률 수형도 (나뭇가지 그림)이라고 부릅니다.
Buna olasılık ağacı deniyor.Só para você saber, isso é chamado de árvore de probabilidades.
Buna olasılık ağacı deniyor.И имайте предвид, че това се нарича вероятностно дърво.
Buna olasılık ağacı deniyor.И чтоб вы знали, это называется деревом вероятности или деревом сценариев.
Buna olasılık ağacı deniyor.一般的に、巨大な数を扱わない限り、
Bunlar arasında, 2006 yazında farkedilen, dünyanın en uzun ağacı Hyperion da var.새로운 나무들이 발견되고 있습니다. 2006년 여름에는 세상에서 가장 키가 큰 '하이페리언'이라는 나무가 발견 되었습니다.
Bunlar arasında, 2006 yazında farkedilen, dünyanın en uzun ağacı Hyperion da var.Hyperion, cel mai înalt copac din lume.
Bunlar arasında, 2006 yazında farkedilen, dünyanın en uzun ağacı Hyperion da var.Hyperion, der größte Baum der Welt. Ich machen mit Ihnen ein kleines Gedankenexperiment.
Bunlar arasında, 2006 yazında farkedilen, dünyanın en uzun ağacı Hyperion da var.Hyperion, l'arbre le plus haut du monde. Je vais tenter une petite expérience théorique.
Bunlar arasında, 2006 yazında farkedilen, dünyanın en uzun ağacı Hyperion da var.Nawet obecnie odkrywa się drzewa, jak poznany latem 2006 roku Hyperion, najwyższe drzewo świata.
Bunlar arasında, 2006 yazında farkedilen, dünyanın en uzun ağacı Hyperion da var.שמעולם לא נצפו קודם לכן, כולל, בקייץ 2006, היפריון, העץ הגבוה ביותר בעולם.
Bunlar arasında, 2006 yazında farkedilen, dünyanın en uzun ağacı Hyperion da var.لم تتم رؤيتها من قبل، بما في ذلك، في صيف سنة 2006، "هايبيريون"، أطول شجرة في العالم.
Bunlar arasında, 2006 yazında farkedilen, dünyanın en uzun ağacı Hyperion da var.世界で最も高い木が発見されました ちょっとした思考実験をしましょう
Bunlar doğal pamuktan yapılmadır, ve kauçuk da kauçuk ağacından.Aceste baloane sunt din bumbac natural și cauciuc din arborele de cauciuc.
Bunlar doğal pamuktan yapılmadır, ve kauçuk da kauçuk ağacından.Ces bulles sont faites de coton naturel et de caoutchouc d'hévéa.
Bunlar doğal pamuktan yapılmadır, ve kauçuk da kauçuk ağacından.Deze bellen zijn gemaakt van natuurlijk katoen en rubber van de rubberboom.
Bunlar doğal pamuktan yapılmadır, ve kauçuk da kauçuk ağacından.Diese Blasen sind aus natürlicher Baumwolle gemacht und Gummi vom Gummibaum.
Bunlar doğal pamuktan yapılmadır, ve kauçuk da kauçuk ağacından.Estas bolhas são feitas de algodão natural e borracha de seringueira.
Bunlar doğal pamuktan yapılmadır, ve kauçuk da kauçuk ağacından.Estas burbujas están hechas de algodón natural y de hule del árbol del caucho.
Bunlar doğal pamuktan yapılmadır, ve kauçuk da kauçuk ağacından.Ezek a buborékok természetes pamutból készültek, és a gumifa gumijából.
Bunlar doğal pamuktan yapılmadır, ve kauçuk da kauçuk ağacından.Gelembung ini terbuat dari kapas alami dan karet dari pohon karet.
Bunlar doğal pamuktan yapılmadır, ve kauçuk da kauçuk ağacından.이 돔은 천연 목화와 고무나무에서 나온 고무로 만들어진 돔입니다.
Bunlar doğal pamuktan yapılmadır, ve kauçuk da kauçuk ağacından.Loại bong bóng khí này được làm từ cô tông tự nhiên và cao su lấy từ cây cao su.
Bunlar doğal pamuktan yapılmadır, ve kauçuk da kauçuk ağacından.Queste bolle sono fatte di cotone naturale e gomma degli alberi della gomma.
Bunlar doğal pamuktan yapılmadır, ve kauçuk da kauçuk ağacından.Te balony są zrobione z naturalnej bawełny i gumy z drzewa kauczukowego.
Bunlar doğal pamuktan yapılmadır, ve kauçuk da kauçuk ağacından.Tieto bubliny sú vyrobené z prírodnej bavlny a guma je z gumovníka.
Bunlar doğal pamuktan yapılmadır, ve kauçuk da kauçuk ağacından.Tyto plachty jsou vytvořené z přírodní bavlny a gumy z gumovníku.
Bunlar doğal pamuktan yapılmadır, ve kauçuk da kauçuk ağacından.Φούσκες φτιαγμένες από φυσικό βαμβάκι και ελαστικό από δέντρο καουτσούκ.
Bunlar doğal pamuktan yapılmadır, ve kauçuk da kauçuk ağacından.Направени са от естествен памук и каучук от каучуково дърво.
Bunlar doğal pamuktan yapılmadır, ve kauçuk da kauçuk ağacından.Они сделаны из натурального хлопка и натурального каучука.
Bunlar doğal pamuktan yapılmadır, ve kauçuk da kauçuk ağacından.אבל לא הבועות שאתם מכירים. הבועות האלה עשוית מכותנה טבעית
Bunlar doğal pamuktan yapılmadır, ve kauçuk da kauçuk ağacından.هذه الفقاعات مصنوعة من القطن الطبيعي والمطاط من أشجار المطاط الطبيعي.
Bunlar doğal pamuktan yapılmadır, ve kauçuk da kauçuk ağacından.天然ゴムからできています 要するに風船を
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.Aceştia sînt cei doi măslini şi cele două sfeşnice, cari stau înaintea Domnului pămîntului.
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.Ce sont les deux oliviers et les deux chandeliers qui se tiennent devant le Seigneur de la terre.
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.Ci są dwie oliwy i dwa świeczniki, stojące przed obliczem Pana wszystkiej ziemi.
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.Dessa vittnen äro de två olivträd och de två ljusstakar som stå inför jordens Herre.
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.Dette er de to oljetrær og de to lysestaker som står for jordens herre.
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.Deze twee getuigen zijn de twee olijfbomen en de twee olielampen die voor de Here van de hele aarde staan.
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.Diese sind die zwei Ölbäume und die Fackeln, stehend vor dem HERRN der Erde.
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.Disse ere de tvende Olietræer og de tvende Lysestager, som stå for Jordens Herre.
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.Dua saksi itu adalah dua batang pohon zaitun dan dua buah kaki lampu yang terdapat di depan Tuhan semesta alam
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.Ellos son los dos olivos y los dos candeleros que están delante del Dios de la tierra
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.Estas são as duas oliveiras e os dois candeeiros que estão diante do Senhor da terra.
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.Ezek az a két olajfa, és a két gyertyatartó, a melyek a földnek Istene elõtt állanak.
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.Hai người làm chứng ấy tức là hai cây ô-li-ve và hai chơn đèn đứng trước mặt Chúa của thế gian.